Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 23 Ocak tarihli Cuma hutbesinde, sevgi ve saygının bireysel ve toplumsal hayattaki vazgeçilmez rolüne dikkat çekilirken, özellikle akran zorbalığı ve gençler arasında artan şiddet eğilimlerine karşı güçlü mesajlar verildi.
Sevgi ve saygı toplumsal huzurun temeli
Hutbede, insanlar arasındaki sağlıklı iletişimin temelinin sevgi ve saygı olduğuna vurgu yapıldı. Kalplerin sevgiyle yumuşadığı, saygıyla huzura erdiği belirtilirken; dostlukların sevgiyle kurulduğu, saygıyla sürdürüldüğü ifade edildi. Ailede güvenin, toplumda muhabbetin ancak bu iki değerle mümkün olduğu dile getirildi.
Sevgi ve saygının yokluğunda huzursuzluk, baskı ve dışlanmanın kaçınılmaz hale geldiği hatırlatılan hutbede, küçük anlaşmazlıkların büyük tartışmalara dönüştüğü, sabır ve tahammülün zayıfladığı, merhametin yerini şiddetin aldığına dikkat çekildi.
Akran zorbalığına karşı uyarı
Hutbenin önemli bir bölümünde, çağın ciddi sorunlarından biri olan akran zorbalığı ele alındı. Sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin, birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tutumlar sergilediği vurgulandı. Bu davranışların yalnızca alay ve kırıcı sözlerle sınırlı kalmadığı; fiziksel şiddete ve hatta cana kıymaya kadar vardığı ifade edildi.
Tek tip giyinmeyi, suça bulaşmayı, uyuşturucu madde kullanımını ve cezaevine girip çıkmayı bir başarı gibi gören anlayışın gençler arasında daha görünür hale geldiği belirtilirken, şiddet içerikli dizi, film, oyun ve dijital mecraların bu süreci körüklediği kaydedildi. Hutbede, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) “Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu ve malı haramdır” hadis-i şerifi hatırlatıldı.
Gençlere çağrı: Nezaket ve zarafet
Hutbede gençlere hitap edilerek, duygularını istismar etmek isteyenlere karşı dikkatli olmaları istendi. Allah’a kulluk, aileye hürmet ve insanlığa faydalı olmanın hayatın temel gayesi olması gerektiği vurgulandı. Korku, baskı ve şiddetle sağlıklı bir gelecek inşa edilemeyeceği ifade edildi.
Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.s) “Mümin cana yakındır” hadis-i şerifine yer verilen hutbede, zorbalığın güç değil acizlik olduğu, alay etmenin eğlence değil hayâsızlık olduğu, cana kast etmenin ise saygınlık değil ağır bir vebal olduğu açık ifadelerle dile getirildi.
Ailelere ve topluma ortak sorumluluk çağrısı
Hutbenin son bölümünde anne-babalara, eğitimcilere ve toplumun tüm kesimlerine önemli sorumluluklar hatırlatıldı. Allah Resûlü’nün (s.a.s) “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi kişiye günah olarak yeter” hadisi anımsatılarak, gençlerin ihmal edilmemesi gerektiği vurgulandı.
Aileler, okullar, camiler, kurumlar, medya ve toplumun bütün kesimlerinin el ele vererek zorbalığa karşı birlikte hareket etmesi gerektiği ifade edildi. İnsanın canına ve nesline zarar veren her türlü şiddet ve zorbalığa karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.
Hutbe ayetle tamamlandı
23 Ocak Cuma hutbesi, Kur’an-ı Kerim’den şu ayetle sona erdi:
“Allah’ın, korunmasını emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygıda kusur etmeyen ve ahiret hesabının kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir.” (Ra’d, 13/21)
Diyanet’in bu haftaki hutbesi, özellikle gençler arasındaki zorbalık ve şiddet sorununa karşı toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçladı.