Türk Ceza Kanunu’nun kamu görevlisine hakaret suçuna ilişkin iki temel hükmünün iptali için yapılan başvurunun Anayasa Mahkemesi gündemindeki görüşmesi, son anda yaşanan bir gelişmeyle ertelendi. Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin taşıdığı dosya, AYM Genel Kurulu’nun bir üyesinin izinli olması nedeniyle ele alınamadı. Bu erteleme, hem mevcut davanın hem de Türkiye’nin yakından takip ettiği bazı siyasi dosyaların akıbetiyle ilgili beklentileri daha da artırdı.
Kamu görevlisine yönelik hakarette ceza alt sınırını yükselten TCK 125/3-a maddesi ile hakaret suçlarında şikâyete bağlılığı ortadan kaldıran TCK 131/1’deki istisna hükmü, AYM’de yapılacak değerlendirme için hazırdı. Ancak toplantı yeter sayısı sağlanamadığı için karar bir sonraki Genel Kurul gündemine bırakıldı.
Üye Eksikliği Kararı Öteledi: Gözler Bir Sonraki Toplantıya Çevrildi
AYM’de bir üyenin izinli olması, kritik madde incelemesini doğrudan etkiledi. Genel Kurul’un bu düzenlemeyi eksik üyeyle ele almamak yönündeki iç işleyişi, sürecin otomatik olarak ertelenmesine yol açtı. AYM kaynakları, dosyanın bir sonraki gündem toplantısında yeniden ele alınacağını ancak bu toplantının tarihine ilişkin net bir açıklama yapılmadığını aktardı.
Erteleme kararı, yalnızca teknik bir süreç gibi görünse de yargı çevrelerinde “beklenen kararın birkaç gün daha ötelenmesi bile önemli sonuçlar doğurabilir” yorumlarına neden oldu. Çünkü söz konusu maddeler yalnızca bir hakaret davasını değil, Türkiye’nin güncel siyasi atmosferinde öne çıkan bazı davaları da yakından ilgilendiriyor.
Çorum 3. Asliye’nin Başvurusu AYM’de Tam Karar Aşamasına Gelmişti
Başvurunun kaynağı, Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi Halil Güner’in bir hakaret davasında yaptığı Anayasa’ya aykırılık değerlendirmesi. Hâkim, kamu görevlisine hakarette ceza alt sınırının bir yıl olması ve bu suçların şikâyete bağlı olmaması nedeniyle TCK 125/3-a ve 131/1’in Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek dosyayı AYM'ye gönderdi.
Güner, düzenlemelerin ifade özgürlüğünü daralttığını, kamu görevlilerinin AİHM içtihatlarına göre daha geniş eleştiri toleransı göstermek zorunda olduğunu, cezanın ağırlaştırılmasının demokratik tartışma ortamını zayıflattığını ifade etti. AYM’nin bu itirazı görüşmesi beklenirken sürecin ertelenmesi de belirsizliği uzatmış oldu.
Ertelemenin Siyasi Dosyalara Etkisi: İmamoğlu Davaları Beklemede
AYM’nin bu dosyada vereceği karar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen iki önemli davanın doğrudan seyrini etkileyebilecek nitelikte. Her iki dosyada da suç vasfı “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” olarak belirlenmiş durumda:
-
“Ahmak” davasında 2 yıl 7 ay 15 gün,
-
Başsavcı Akın Gürlek’e yönelik sözlerle ilgili dosyada 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası verilmişti.
TCK 125/3-a’nin iptali halinde ceza alt sınırı kalkabilir, davaların yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Ancak AYM görüşmesinin ertelenmesi nedeniyle bu ihtimal şimdilik rafa kalkmış durumda.
Bekleyiş Uzadı: Kararın Gecikmesi Hukuki ve Siyasi Tartışmayı Derinleştiriyor
Hakaret suçunun yapısına ilişkin tartışmalar yıllardır devam ediyor. Kamu görevlisine özel koruma getiren ceza alt sınırının demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmadığına yönelik eleştiriler, bu dosyanın AYM gündemine gelmesiyle daha görünür hale gelmişti. Kararın ertelenmesi, tartışmayı askıya almadı; aksine bekleyişin yarattığı belirsizlik nedeniyle dosyaya yönelik ilgiyi artırdı.
Hukukçular, “AYM’nin vereceği karar hem ceza hukukunda hem de ifade özgürlüğü alanında yön belirleyici olacak” değerlendirmesinde bulunuyor. Ancak bu kararın ne zaman verileceği, Genel Kurul’da tam katılım sağlanana kadar netleşmeyecek gibi görünüyor.
Sonraki Adım: Gözler AYM’nin Yeni Toplantı Tarihinde
AYM’nin dosyayı görüşeceği yeni tarih henüz açıklanmadı. Bu durum, hem Çorum’daki yargılamanın taraflarını hem de İmamoğlu dosyalarının seyrini izleyen kamuoyunu ortak bir belirsizliğe sürüklüyor. Beklenen kararın ertelenmesi, hukuki zeminde küçük bir teknik işlem gibi görünse de geniş siyasi etkileri nedeniyle Türkiye gündeminde yankı bulmaya devam edecek.