İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik operasyonun "kumpas" olduğu iddialarının merkezinde yer alan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından kamuoyuna duyurulan tartışmalı belge, eski İletişim Başkanı Fahrettin Altun tarafından doğrulandı. Altun'un avukatı Sezgin Tunç, İBB soruşturmasında "kilit isim" olarak adı geçen ve "naylon fatura" iddialarıyla gündemde olan Serdar Haydanlı için bir "işbirliği tavsiye yazısı" yazıldığını kabul etti. Bu itiraf gibi açıklama, siyasi kulisleri yeniden alevlendirirken, CHP'den "Bu belgelenmiş bir kumpastır, siyasi tetikçiliktir!" tepkisi geldi.
Gazeteci Ertuğrul Özkök'ün köşesinde yer verdiği açıklamalarda, Avukat Sezgin Tunç, söz konusu belgenin varlığını teyit etti ancak yazının sadece Haydanlı için değil, Cumhuriyet'in 100. yıl kutlamaları kapsamında çok sayıda şirket için yazılmış standart bir "görevlendirme" olduğunu savundu. Bugüne kadar neden sustukları sorusuna ise "Yürüyen bir soruşturma nedeniyle açıklama yapmamayı uygun gördük" yanıtını verdi. Hükümet kanadından 125 gündür ne yalanlanan ne de doğrulanan belge, bu açıklamayla ilk kez resmi olarak kabul edilmiş oldu.
Altun'un Avukatından İtiraf Gibi Açıklama: 'Sadece Ona Değil, Çok Sayıda Şirkete Yazıldı'
Fahrettin Altun'un avukatı Sezgin Tunç'un, gazeteci Ertuğrul Özkök'e yaptığı açıklamalar, İBB soruşturmasının seyrini etkileyecek nitelikte. Tunç, tartışmaların odağındaki o belge için net bir şekilde, "Evet, o yazı yazıldı," diyerek varlığını kabul etti. Bu, CHP'nin "kumpas" tezinin en önemli delili olarak sunduğu belgenin gerçek olduğunun ilk resmi teyidi oldu.
Ancak Avukat Tunç, yazının önemini azaltmaya yönelik bir savunma da geliştirdi. Yazının sadece İBB soruşturmasında adı geçen Serdar Haydanlı’ya özel olmadığını belirten Tunç, "Cumhuriyetin 100. yılı nedeniyle çok sayıda şirket için aynı türde ‘görevlendirme’ yazıları yazıldı. İsterseniz bu yazıların örneklerini size gönderebilirim," ifadelerini kullandı. Tunç'un bu açıklaması, olayı münferit bir olaydan çok, yaygın bir uygulama olarak sunma çabası olarak yorumlandı.
CHP'den Sert Tepki: 'Bu Belgelenmiş Bir Kumpastır, Siyasi Tetikçiliktir!'
Fahrettin Altun'un avukatı aracılığıyla gelen bu doğrulamaya CHP kanadından tepki gecikmedi. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Altun'un savunmasını "itiraf" olarak nitelendirerek çok sert ifadeler kullandı. Emir, "Ortada iddia değil, belgelenmiş bir kumpas var! Sezgin Tunç, o belgeleri siz paylaştınız, şimdi çıkıp “yargıyla ilgisi yok” diyemezsiniz!" dedi.
Emir, İBB'ye operasyon çeken iktidarın "itirafçı" olarak sahaya sürdüğü isimlerin, yıllardır AKP'den ihale alan işbirlikçiler olduğunu savundu. "Cumhurbaşkanlığı antetli, Fahrettin Altun imzalı o yazılar kamu kurumlarına ‘bu firmalara kolaylık sağlayın’ talimatıdır. Ve ihale dağıttığınız isimler bugün ‘itirafçı’ diye Ekrem İmamoğlu’na, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere kumpas kurmak için kullanılıyor," diyen Emir, olayın bir yargı süreci değil, siyasi bir operasyon olduğunun altını çizdi.
125 Günlük Sessizliğin Nedeni ve 'Çürüme' Eleştirisi
Murat Emir, Altun kanadının 125 gündür neden sessiz kaldığını da sorguladı: "Öyleyse neden 125 gün susup izlediniz?" Bu sorunun, "soruşturmanın selameti" gerekçesinin arkasına sığınılarak geçiştirilemeyeceğini belirten Emir, iktidarın süreci izleyerek bir strateji yürüttüğünü iddia etti. Serdar Haydanlı'nın bir telefonla nasıl serbest bırakıldığını Genel Başkanları Özgür Özel'in anlattığını ve hükümetin buna da sessiz kalarak iddiayı onayladığını hatırlattı.
CHP'li Emir, açıklamasının sonunda mevcut sisteme yönelik en ağır eleştirilerden birini getirdi: "388 ihalenin 300’ünü AKP’li belediyelerden alanlar sadece CHP’li başkanlara karşı konuşuyorsa, ortada hukuk değil siyasi tetikçilik vardır! Asıl soruşturulması gerekenler ödüllendirilirken, halkın seçtiği belediye başkanları tutsak ediliyorsa; bu düzene yargı değil, çürüme denir! Milletimiz, iradesine yapılan kumpası da, bu çürümüş iktidarı da tarihe gömecek!"