Bilim ve Teknoloji

Çekirgeler şehre neden indi? Kıyamet senaryoları mı, doğanın oyunu mu?

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Toprak, 23 Temmuz 2026'da kentlerde artan çekirgelerin biyolojik nedenlerini açıkladı.

Abone Ol

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Toprak, İstanbul ve çevre illerde görülen çekirge sayısındaki artışın ılıman geçen kış ve bahar aylarıyla yüksek yaz sıcaklıklarından kaynaklandığını açıkladı. Toprak, sosyal medyada “çekirge istilası” olarak nitelendirilen durumun doğanın olağan döngüsü içinde gerçekleştiğini ve biyolojik açıdan anormal olmadığını söyledi.

Görülen tür beyaz yüzlü çalı çekirgesi

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerdeki türün beyaz yüzlü çalı çekirgesi olarak bilinen Decticus albifrons olduğunu belirten Toprak, bu çekirgelerin ağırlıklı olarak etçil beslendiğini ifade etti. Söz konusu türün kendisinden daha küçük böcekleri ve çekirgeleri yiyerek beslendiği aktarıldı.

Beyaz yüzlü çalı çekirgesinin aç kaldığı dönemlerde bitkilerdeki otlarla da beslenebildiğini kaydeden Toprak, buna rağmen türün tarımsal üretim açısından ekonomik öneme sahip bir zararlı olmadığını vurguladı. Çekirgelerin zararlı böcekleri tüketmeleri nedeniyle ekosisteme katkı sağlayabildiğini söyledi.

Ilıman kış yumurtaların yaşama oranını artırdı

Prof. Dr. Umut Toprak, çekirge popülasyonundaki artışta kış mevsiminin sert geçmemesinin etkili olduğunu belirtti. Çetin kış koşullarında yumurtaların önemli bir bölümü canlılığını kaybederken ılıman havalarda daha fazla yumurtanın kışı sağlıklı biçimde geçirebildiğini anlattı.

İlkbahar aylarının yağışlı ve ılıman geçmesinin de toprakta bulunan yumurtalardan nimflerin çıkış oranını yükselttiği değerlendiriliyor. Böylece hem yumurtaların hayatta kalma oranı hem de yeni bireylerin gelişimi artarak popülasyonun büyümesine yol açtı.

Yüksek sıcaklıklar gelişimi hızlandırdı

Yaz aylarında sıcaklıkların yüksek seyretmesinin çekirgelerin gelişim süresini kısalttığını belirten Toprak, sıcak havanın daha hızlı büyüme ve daha fazla üreme anlamına geldiğini söyledi. Besin miktarı ve diğer ekolojik koşulların da popülasyon üzerinde etkili olduğu bildirildi.

Mevcut artışın geçici olduğunu ifade eden Toprak, bir süre sonra doğal koşulların etkisiyle çekirge sayısında düşüş yaşanacağını kaydetti. Uzman isim, görülen tablonun doğanın kendi döngüsü içinde ortaya çıkan normal bir gelişme olduğunu dile getirdi.

Hasat sonrası daha geniş alanlara yayılıyorlar

Çekirgelerin son günlerde yerleşim yerlerinde daha fazla görülmesinde hasat sezonunun da etkili olduğu belirtildi. Tarım alanlarında hasadın tamamlanması ve besin kaynaklarının azalmasıyla birlikte çekirgelerin yeni alanlara yöneldiği ifade edildi.

Yaz sıcaklığıyla sayıları artan çekirgelerin besin bulmak ve yeni yaşam alanları keşfetmek amacıyla daha geniş bir alana yayıldığını anlatan Toprak, bu durumun evlerin çevresinde daha sık görülmelerine neden olduğunu söyledi. Bu hareketliliğin tarımsal bir istila olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Gece ışıkları çekirgeleri evlere yöneltiyor

Beyaz yüzlü çalı çekirgelerinin daha çok geceleri aktif olduğunu belirten Toprak, bu böceklerin ışığa yönelme eğiliminde bulunduğunu söyledi. Akşam saatlerinde evlerden ve sokak aydınlatmalarından yayılan ışık, çekirgelerin yerleşim alanlarına yaklaşmasına neden oluyor.

Çekirgelerin evlere girmesinin insanlara saldırma eğiliminden değil, ışığa yönelme refleksinden kaynaklandığı bildirildi. Vatandaşların pencerelerde sineklik kullanması ve gereksiz dış aydınlatmayı azaltması, böceklerin iç mekanlara girmesini önleyebilecek tedbirler arasında gösterildi.

Isırmaları sağlık açısından tehlike oluşturmuyor

Prof. Dr. Toprak, beyaz yüzlü çalı çekirgelerinin temas sırasında küçük dişleriyle ısırma refleksi gösterebileceğini ifade etti. Ancak bu durumun insan sağlığı açısından ciddi bir tehlike oluşturmadığını ve paniğe neden olacak bir durum bulunmadığını belirtti.

Vatandaşların çekirgelere doğrudan temas etmek yerine bir kap veya benzeri araç yardımıyla onları dışarı çıkarması önerildi. Çekirgelerin zehirli olmadığı ve insanlara hastalık bulaştırdığına ilişkin bir bulgu bulunmadığı vurgulandı.

Afrika ve Balkanlar’dan geldikleri iddiası doğru değil

Sosyal medyada çekirgelerin Afrika veya Balkanlar’dan geldiğine yönelik paylaşımların gerçeği yansıtmadığını belirten Toprak, bu bölgelerde görülen çekirgelerin farklı bir familyaya ait olduğunu söyledi. Tarla çekirgesi olarak adlandırılan söz konusu türlerin tarımsal alanlarda zarar oluşturabildiğini aktardı.

İstanbul ve çevresinde görülen beyaz yüzlü çalı çekirgelerinin ise bölgenin doğal türlerinden biri olduğu bildirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı ile il ve ilçe müdürlüklerinin gelişmeleri takip ettiği, Trakya’daki tarım alanlarında çekirgeler nedeniyle herhangi bir zarar tespit edilmediği kaydedildi.

Her çekirge türü tarımsal zararlı değil

Toprak, bütün çekirgelerin ve böceklerin zararlı kabul edilmesinin bilimsel açıdan doğru olmadığını söyledi. Bal arısı, uğur böceği ve peygamber devesi gibi birçok böceğin doğal denge ve tarımsal üretim açısından fayda sağladığını ifade etti.

Zararlı türlerle mücadelede tüm popülasyonu yok etmek yerine sürdürülebilir yöntemlerin kullanılması gerektiğini belirten Toprak, doğadaki bir türün tamamen ortadan kaldırılmasının onunla beslenen diğer canlıları da olumsuz etkileyeceğine dikkati çekti. Ekolojik dengenin korunmasının insan sağlığı ve gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.