Küresel finans piyasaları 5 Haziran 2026 tarihinde sert satış dalgasının etkisi altına girdi. ABD borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan düşüşler, altın ve kripto para piyasalarına da yansıdı. Nasdaq endeksi tarihinin en sert günlük kayıplarından birini yaşarken, altın son 10 haftanın en düşük seviyelerine geriledi, Bitcoin ise 60 bin dolar sınırının altını test etti.
Piyasalarda yaşanan bu sert hareketlerin arkasında güçlü ABD istihdam verileri, teknoloji sektöründeki satışlar ve yatırımcıların büyük halka arz öncesi nakde yönelmesi olmak üzere üç temel faktörün öne çıktığı değerlendiriliyor.
Güçlü istihdam verileri faiz beklentilerini değiştirdi
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre mayıs ayında tarım dışı istihdam 172 bin kişi arttı. Bu rakam piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşti ve ABD ekonomisinin güçlü seyrini sürdürdüğüne işaret etti.
Beklentilerin üzerinde gelen istihdam verileri, ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin öngörüleri de etkiledi. Yatırımcılar, güçlü ekonomik görünüm nedeniyle Fed'in faiz indirimlerini öteleyeceği ya da yeniden faiz artırımı gündeminin oluşabileceği ihtimalini fiyatlamaya başladı. Bunun ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,5'in üzerine çıkarken, 30 yıllık tahvil faizleri yüzde 5 seviyesini aştı.
Teknoloji hisselerindeki satışlar Nasdaq'ı vurdu
Günün ikinci önemli gelişmesi teknoloji sektöründe yaşanan sert satışlar oldu. Özellikle yarı iletken sektöründe görülen değer kayıpları teknoloji endeksleri üzerinde ciddi baskı oluşturdu.
Dow Jones endeksi günü yüzde 1,35 düşüşle tamamlarken, S&P 500 yüzde 2,64 değer kaybetti. Teknoloji hisselerinin yoğunlukta bulunduğu Nasdaq endeksi ise yüzde 4,18 gerileyerek bin puanın üzerinde kayıp yaşadı. Çip üreticisi Broadcom'un bilançosunun ardından başlayan satışlar, Nvidia ve AMD başta olmak üzere yapay zeka yatırımlarının öncüsü konumundaki şirket hisselerine de yayıldı.
SpaceX halka arzı nakit talebini artırdı
Piyasalardaki satış baskısını artıran bir diğer unsur ise yatırımcıların nakde yönelmesi oldu. Finans çevrelerinde, 12 Haziran'da gerçekleştirilmesi planlanan büyük halka arz öncesinde yatırımcıların portföylerini yeniden düzenlediği değerlendirmesi yapılıyor.
Tarihin en büyük halka arzları arasında gösterilen sürece katılmak isteyen bazı yatırımcıların hisse senedi, altın ve kripto para pozisyonlarını azaltarak nakit oluşturduğu belirtiliyor. Bu durumun farklı varlık sınıflarında aynı anda satış baskısı oluşturduğu ifade ediliyor.
Altın ve Bitcoin de satışlardan etkilendi
Küresel satış dalgası güvenli liman olarak görülen altını da etkiledi. Ons altın gün içerisinde yüzde 3'ün üzerinde değer kaybederek son 10 haftanın en düşük seviyelerine geriledi.
Yurt içi piyasalarda gram altın 6 bin 409 liraya kadar düşerken, çeyrek altın da 10 bin 626 lira seviyelerinde işlem gördü. Kripto para piyasasında ise Bitcoin 60 bin doların altını test ederek son ayların en düşük seviyelerinden birini gördü. Gün içinde 59 bin 200 dolara kadar gerileyen Bitcoin'de satış baskısı dikkat çekti.
Piyasaların yönünü iki kritik gelişme belirleyecek
Uzmanlar, küresel piyasalarda yaşanan sert satışların kalıcı olup olmayacağının önümüzdeki dönemde açıklanacak ekonomik veriler ve jeopolitik gelişmelere bağlı olacağını belirtiyor.
Özellikle Fed'in faiz politikasına ilişkin mesajları ile Orta Doğu'daki gelişmelerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek yeni yükselişlerin enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceği, bunun da merkez bankalarının para politikalarını doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Belirsizlikler yatırımcıların odağında
Brent petrolün varil fiyatının yüksek seviyelerde seyretmesi ve küresel jeopolitik risklerin devam etmesi, yatırımcıların temkinli hareket etmesine neden oluyor. Piyasalarda risk iştahının yeniden güçlenebilmesi için hem enflasyon görünümünde hem de küresel siyasi gelişmelerde daha net bir tablo oluşması gerektiği ifade ediliyor.
Bu nedenle önümüzdeki günlerde açıklanacak ekonomik veriler, merkez bankalarının kararları ve uluslararası gelişmeler, küresel piyasalardaki hareketliliğin seyrini belirleyen temel unsurlar olmaya devam edecek.