ABD’de yürütülen uzun soluklu bir bilimsel çalışma, erkeklerde kalp krizi riskinin 30’lu yaşların ortasından itibaren belirgin biçimde artmaya başladığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, kadınlarda kalp krizi ve kalp-damar hastalıkları riski daha ileri yaşlarda görülüyor. Uzmanlar, erken yaşta yapılacak taramaların hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
34 yıl süren takip çalışması dikkat çekti
Araştırma, 1980’li yılların ortasında başlatıldı ve başlangıçta 18–30 yaş aralığında, sağlıklı olduğu belirlenen 5 bin 112 kişi çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların sağlık verileri ortalama 34 yıl boyunca düzenli olarak takip edildi.
Bu süreçte yalnızca kalp krizi değil, kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili inme ve kalp yetmezliği vakaları da ayrıntılı biçimde incelendi. Uzun süreli takip, hastalık risklerinin yaşa ve cinsiyete göre nasıl değiştiğini net biçimde ortaya koydu.
Erkeklerde kritik eşik: 35 yaş
Çalışmanın bulgularına göre, erkeklerde kalp-damar hastalıklarına bağlı risk artışı 35 yaşından itibaren hız kazanıyor. Bu artışın önemli bir bölümünün, kalp krizinin en yaygın nedeni olan koroner kalp hastalığından kaynaklandığı ifade edildi.
Koroner kalp hastalığında, damar duvarlarında biriken yağ plakları kan akışını zorlaştırıyor ve bu durum kalp krizi riskini ciddi şekilde yükseltiyor. Araştırmacılar, bu sürecin uzun yıllar içinde sessizce ilerleyebildiğine dikkat çekiyor.
“Kalp hastalığı genç yaşlarda başlar” uyarısı
Araştırmayı değerlendiren Northwestern Üniversitesi’nden epidemiyolog Alexa Freedman, kalp hastalıklarının ani değil, yıllara yayılan bir süreçle geliştiğini vurguladı.
Freedman, “Kalp hastalığı onlarca yıl içinde oluşur ve erken belirtiler genç yetişkinlik döneminde tespit edilebilir” ifadelerini kullandı. Bu nedenle risk faktörlerinin erken yaşta belirlenmesinin önleyici tedbirler açısından kritik olduğu belirtildi.
Erkekler risk seviyesine daha erken ulaşıyor
Araştırma sonuçlarına göre, erkekler kardiyovasküler hastalıklarda yüzde 5’lik görülme oranına kadınlardan ortalama 7 yıl daha erken ulaşıyor. Bu fark, özellikle orta yaş grubunda erkeklerin neden daha yüksek risk altında olduğunu ortaya koyuyor.
Bilim insanları, bu durumun biyolojik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı, sigara kullanımı, beslenme alışkanlıkları ve stres gibi unsurlarla da ilişkili olabileceğini değerlendiriyor.
İnme riskinde cinsiyet farkı görülmedi
Çalışmada, inme riskinde kadınlar ve erkekler arasında anlamlı bir fark tespit edilmedi. Kalp yetmezliği riskinin ise ilerleyen yaşlarda daha belirgin hale geldiği aktarıldı.
Araştırmacılar, katılımcıların son takip aşamasında 65 yaşın altında olduğunu hatırlatarak, felç ve kalp yetmezliği gibi hastalıkların genellikle daha ileri yaşlarda ortaya çıktığını vurguladı.
Söz konusu bilimsel çalışma, Amerikan Kalp Derneği’nin bilimsel yayını olan Amerikan Kalp Derneği Dergisi’nde yayımlandı.