Bilim insanlarının yürüttüğü araştırma, karın bölgesinde yağlanma ile kas kütlesi kaybının birlikte görülmesinin ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu ortaya koydu. Çalışmaya göre bu iki durumun aynı anda görüldüğü bireylerde ölüm riski yüzde 83 daha yüksek.
Araştırma, Brezilya’daki Federal University of Sao Carlos ile İngiltere’deki University College London iş birliğinde gerçekleştirildi.
“Sarkopenik obezite” olarak tanımlanıyor
Uzmanlar, kas kaybı ile yağlanmanın birlikte görüldüğü bu durumu “sarkopenik obezite” olarak tanımlıyor. Bu durumun çoğu zaman fark edilmesinin zor olduğu ve sinsi ilerlediği belirtiliyor.
Özellikle ileri yaş grubunda daha sık görülen bu tablo; hareket kabiliyetinde azalma, düşme riskinde artış ve genel yaşam kalitesinde düşüşle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle erken tanının kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.
Basit ölçümlerle erken tespit mümkün
Araştırmada, pahalı ve karmaşık testlere gerek kalmadan bazı temel ölçümlerle riskin belirlenebileceği ortaya kondu. Bel çevresi ölçümü ve basit sağlık verileriyle risk grubundaki bireylerin tespit edilebildiği ifade edildi.
Bu yaklaşımın, daha fazla kişinin erken müdahale şansı yakalamasını sağlayabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, erken teşhis sayesinde beslenme düzeni ve egzersizle riskin azaltılabileceğine dikkat çekiyor.
Vücutta iltihaplanmayı artırıyor
Bilim insanları, kas kaybı ile yağ artışının birlikte görülmesinin vücutta iltihaplanmayı artırdığını ve metabolizmayı olumsuz etkilediğini belirtiyor. Yağ dokusunun kas içine yerleşerek kasın işlevini bozduğu ifade ediliyor.
Ayrıca yalnızca kas kaybı olan bireylerde riskin daha düşük olduğu, ancak bu iki durumun birlikte görülmesinin çok daha tehlikeli sonuçlara yol açtığı vurgulanıyor.
Yaşam tarzı değişiklikleri kritik rol oynuyor
Uzmanlar, sarkopenik obezite riskine karşı düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Kas kütlesini korumaya yönelik egzersizlerin ve protein ağırlıklı beslenmenin bu süreçte etkili olduğu ifade ediliyor.
Erken fark edilen vakalarda yaşam tarzı değişiklikleriyle sağlık risklerinin önemli ölçüde azaltılabileceği belirtilirken, özellikle ileri yaş grubunun düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiği vurgulanıyor.