Sağlık Bakanlığı, yenidoğan yoğun bakım servislerinde standartları yükseltmeye hazırlanıyor. Hazırlanan yeni protokole göre, prematüre ya da özel bakım gereksinimi olan bebekler, belirlenen sağlık kriterleri sağlanmadan taburcu edilemeyecek. Uygulama, hem bebek güvenliğini artırmayı hem de aileleri bilinçlendirmeyi hedefliyor.
Bakanlık tarafından oluşturulan “Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Hasta Kabul ve Taburculuk Kriterleri Protokolü”, yenidoğan servislerinden taburcu süreçlerini yeniden tanımlıyor. NTV’nin aktardığına göre, bu protokol kapsamında bebeklerin taburcu edilmeden önce belirli sağlık göstergelerine ulaşması şart koşulacak. En dikkat çeken düzenlemelerden biri ise araba koltuğu zorunluluğu oldu.
Bebeğin güvenliği ön planda
Yeni uygulamaya göre, otomobili olan aileler, bebeklerini hastaneden araba koltuğu olmadan çıkaramayacak. Sadece koltuğa sahip olmak da yeterli değil. Ailelerin, bebeği doğru şekilde koltuğa nasıl yerleştireceğini öğrenmesi ve uygulamalı testten geçmesi istenecek.
Taburculuk için aranan şartlar
Bebeklerin hastaneden çıkarılabilmesi için yalnızca araba koltuğu zorunluluğu değil, tıbbi bazı gereklilikler de aranacak. İşte protokolde yer alan bazı temel kriterler:
-
Bebek, en az 36-37 haftalık gebelik süresine ulaşmış olacak.
-
Akut yaşamsal sorunları çözülmüş olacak.
-
Günlük kilo alımı yeterli seviyeye gelmiş olacak.
-
Vücut ısısı dış destek olmadan sabitlenmiş olacak.
-
Topuk kanı testi ve diğer taramalar eksiksiz tamamlanacak.
Aileye eğitim de verilecek
Protokole göre sadece bebeklerin değil, ailelerin de taburculuk sürecine hazırlanması sağlanacak. Yeni doğan bakımı, beslenme ve acil durumlarda yapılması gerekenler gibi başlıklar altında aileye temel eğitimler verilecek.
Amaç: Taburcu Sonrası Riskleri Azaltmak
Bakanlık, bu adımla hastaneden taburcu edilen bebeklerin ev ortamında karşılaşabileceği sağlık risklerini en aza indirmeyi hedefliyor. Özellikle prematüre doğumların arttığı ve bebek bakımının daha fazla dikkat gerektirdiği günümüzde, bu tür düzenlemelerin yaygınlaşması bekleniyor.
Bu protokolün ilerleyen dönemde tüm Türkiye’de standart uygulamaya dönüşmesi ve özel hastaneleri de kapsaması öngörülüyor.