Ekonomi

Artan savaş riski bu hisselere yaradı: Aselsan borsada rekor kırıyor

Artan jeopolitik gerilimler ve NATO'nun yeni savunma harcama hedefleri, savunma sanayi şirketlerini borsanın yeni yıldızı yaptı. Bu küresel dalgadan en kârlı çıkanlardan biri de Türk şirketleri oldu. Yılın ilk yarısında Borsa İstanbul'da işlem gören Papilon Savunma yatırımcısına yüzde 138 kazandırırken, sektörün amiral gemisi ASELSAN da yüzde 100'ü aşan getirisiyle dikkat çekti. Peki, bu rekor yükselişin arkasında hangi küresel ve yerel dinamikler var?

Abone Ol

Küresel güvenlik ortamında artan belirsizlikler ve tırmanan jeopolitik gerilimler, savunma sanayi şirketlerini borsaların yeni yıldızı haline getirdi. Özellikle NATO'nun, üye ülkelerin savunma harcamalarını 2035 yılına kadar Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) %5'ine çıkarma hedefi, sektörde tarihi bir rallinin fitilini ateşledi. Bu küresel dalgadan en olumlu etkilenen ülkelerden biri de Türkiye oldu. Yılın ilk yarısında Borsa İstanbul'da işlem gören ASELSAN yatırımcısına %100,8 kazandırırken, Papilon Savunma ise %138,6'lık olağanüstü bir getiriyle zirveye oturdu. Bu rakamlar, Türk savunma sanayisinin sadece üretim kapasitesiyle değil, finansal performansıyla da dünya devleriyle yarıştığını gözler önüne serdi.

Rusya-Ukrayna Savaşı ile başlayan ve son dönemde ABD'nin yeni dış politika hamleleriyle derinleşen güvenlik arayışı, Avrupa ülkelerini savunma stratejilerini yeniden gözden geçirmeye itti. Bu süreçte Türkiye, coğrafi konumu ve son yıllarda geliştirdiği yüksek teknolojili savunma ürünleriyle Avrupa için vazgeçilmez bir "stratejik ortak" konumuna yükseldi. Artık sadece bir tedarikçi olarak değil, Avrupa'nın savunma mimarisinin yeniden inşasında kilit bir oyuncu olarak görülen Türk şirketlerine yönelik artan ilgi, hisse senedi piyasalarına da güçlü alımlar olarak yansıdı.

Yükselişin Arkasındaki Küresel Dinamikler Neler?

Savunma hisselerindeki bu yükselişin temelinde, değişen dünya düzeni ve güvenlik paradigmaları yatıyor. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa'nın kapısına dayanması, kıta ülkelerinin yıllardır ertelediği savunma yatırımlarını bir anda hızlandırmasına neden oldu. Almanya'dan Fransa'ya birçok ülke, savunma bütçelerinde tarihi artışlar açıkladı. Bu durum, küresel savunma ve havacılık şirketlerinin hisselerinde sert yükselişleri beraberinde getirdi. Almanya merkezli tank üreticisi Rheinmetall'in %183,4, Güney Koreli Hanwha Aerospace'in %159,7 ve İsveçli Saab'ın %125,8 gibi rekor artışlar kaydetmesi, bu trendin en somut göstergeleri oldu.

Bu süreci tetikleyen bir diğer önemli faktör ise ABD'de Donald Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturması ve transatlantik ilişkilerde yarattığı belirsizlik oldu. Trump yönetiminin Ukrayna'ya yapılan yardımları durdurması ve Avrupa'yı dışlayan diplomatik hamleleri, AB ülkelerinin kendi başlarının çaresine bakmaları gerektiği gerçeğini yüzlerine vurdu. Bağımsız savunma stratejilerine ve ortak askeri projelere yönelen Avrupa, bu noktada Türkiye'nin hem üretim gücünden hem de maliyet etkinliğinden faydalanma yolunu seçti. Asya'da Hindistan ve Pakistan arasında artan gerilim de bölgedeki savunma harcamalarını ve dolayısıyla şirketlerin değerini yukarı taşıyan bir diğer unsur olarak öne çıktı.

Borsa İstanbul'un Savunma Yıldızları: ASELSAN ve Papilon Savunma

Bu küresel konjonktürde, Borsa İstanbul'da işlem gören Türk savunma şirketleri de yatırımcılarının yüzünü güldürdü. Sektörün amiral gemisi olan ASELSAN, geliştirdiği yüksek teknolojili radar, elektronik harp ve haberleşme sistemleriyle hem yurt içinde hem de yurt dışında imzaladığı dev sözleşmelerle dikkat çekti. Son olarak Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzaladığı yaklaşık 72 milyon dolarlık yeni bir sözleşme, şirketin büyüme potansiyeline olan güveni tazeledi ve hisselerine yılın ilk yarısında %100,8'lik bir prim yaptırdı. ASELSAN, Avrupa'nın yeni savunma yapısında üstlendiği kritik rolle, Türkiye'nin teknoloji ihracatındaki liderliğini pekiştiriyor.

Yılın ilk yarısının en çok konuşulan hissesi ise şüphesiz Papilon Savunma oldu. Biyometrik sistemler ve güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirket, %138,6'lık rekor bir getiriyle Borsa İstanbul'da en fazla kazandıran savunma şirketi unvanını elde etti. Papilon'un bu performansı, yatırımcıların sadece büyük ve bilinen şirketlere değil, aynı zamanda teknolojik derinliği olan niş alanlardaki firmalara da yöneldiğini gösterdi. Ancak sektördeki tüm hisseler aynı başarıyı gösteremedi. SDT Uzay ve Savunma %15,2, Otokar ise %15,4 gibi daha mütevazı artışlar kaydederken; halka yeni arz olan Altınay Savunma ve Onur Yüksek Teknoloji gibi hisselerde düşüşler yaşandı. Özellikle Onur'un yılın ilk yarısında %20,6'lık bir kayıp yaşaması, sektördeki ayrışmayı net bir şekilde ortaya koydu.