Ekonomi

Araç sahiplerine büyük fırsat: Kasko trafikten daha ucuza geldi.

Yılın son ayında sigorta şirketlerinin kasko tarafında hızlanan rekabeti dikkat çekiyor. Fiyatların trafik sigortasının altına kadar gerilemesi, sektörün yıllardır görülmeyen seviyelere indiğini gösteriyor. Şirketlerin artırdığı kampanyalar, araç yaş sınırını genişleten ürünler ve düşük primler yeni bir dönemin işaretini veriyor.

Abone Ol

Yılın son ayına girilirken sigorta şirketleri kasko tarafında adeta rekabete hız verdi. Sigortalı sayısını artırmak ve prim üretimini güçlendirmek isteyen şirketler hem fiyat düşürdü hem de araç yaş sınırını genişletti. Bazı şirketler 12 aya varan taksit seçenekleri sunarken, bazıları 15 yaş üstü araçları da yeniden sigortalamaya başladı. Bugün kasko fiyatlarının trafik sigortasının altına inmesi, sektörün yıllardır görülmeyen bir fiyat seviyesine gerilediğini gösteriyor.

Sigortacılar, kaskonun son on yılın en düşük prim aralığında olduğunu belirtiyor. Şirketler, “Kasko yaptırmanın tam zamanı” uyarısını yaparken bu seviyenin uzun süre korunamayacağını da vurguluyor. Yeni yılın ilk çeyreği itibarıyla kasko fiyatlarında yükseliş beklentisi öne çıkıyor.

Kampanyalar arttı: Her yaş araca, her profilde sürücüye özel ürünler

Sene sonu yaklaşırken şirketler kampanya sayısını artırdı. Üst segment araçlara özel ürün çıkaran şirketler olduğu gibi, kasko poliçesinde araç yaş sınırını tamamen kaldıran firmalar da bulunuyor. Bazı şirketler 12 taksite varan ödeme imkanı sunarken, bazıları ise “her yaş araç, her sürücü profili” politikasına geçti.

Bu kampanyalar sonucunda kasko primi birçok durumda trafik sigortasının altına düştü. Birkaç yıl önce trafik sigortası ucuz, kasko pahalı iken tablo tamamen tersine dönmüş durumda. Sektör, fiyatların bu seviyede kalmasının zor olduğunu ancak kısa vadede tüketicinin avantajlı olduğunu söylüyor.

Kasko fiyatları: Sedanda 20-23 bin TL, popüler modellerde daha da düşük

Türkiye’de en çok satılan modeller üzerinden yapılan güncel hesaplamalarda fiyatlar ciddi şekilde gerilemiş durumda. Satış fiyatı 2.1 milyon TL olan bir sedan aracın kaskosu 20 ila 23 bin TL arasında değişiyor. 1.5 milyon TL’lik hatchback modellerde ise kasko 11-13 bin TL seviyesinde. Yabancı ve orta sınıf, fiyatı 2.8 milyon TL olan araçların kaskosu ise 30 bin TL’den başlıyor.

Bu tabloda ilginç bir karşılaştırma da trafik sigortası tarafında ortaya çıkıyor. İstanbul’da 4. basamakta trafik sigortası primi 14.900 TL. Üçüncü basamaktaki sürücüler için bu prim 21.621 TL’ye çıkıyor. Hasarlı sürücüde ise trafik sigortası 44.733 TL’ye kadar yükseliyor. Bu fark, kaskonun neden daha cazip hale geldiğini açıkça gösteriyor.

“Sektör para kazanmamayı göze aldı”

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektördeki fiyat davranışını şu sözlerle özetliyor: “Kaskoda neredeyse yüzde 100 birleşik rasyoyla iş yazılır durumda. Sektör şunu söylüyor: Ben kaskodan para kazanmasam da olur. Bu bir tercih.” Ölken’e göre fiyatların düşmesinde hasar frekansının normalleşmesi ve segmentasyon çalışmalarının etkisi bulunuyor.

Buna rağmen sigortalanan araç sayısının yüzde 5-6 bandını aşamadığını belirten Ölken, sektörel büyümenin sınırlı ilerlediğini ifade ediyor. Yeni müşteri girişinin az olması da şirketlerin agresif fiyat stratejisine yöneldiğini gösteriyor.

Yaş sınırı kalktı: 6.400 TL’ye kasko dönemi başladı

Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, 15 yaş ve üzeri araçların yıllardır pek çok şirket tarafından sigortalanmadığını hatırlatarak pazara giren yeni ürünlerin bu boşluğu doldurduğunu söylüyor. Şirketin sunduğu KaskonomiQ ürünü ile araç yaş sınırı tamamen kaldırıldı.

Yeni üründe ortalama prim 6.400 TL seviyesinde. Yaşar, primin düşüklüğünü şöyle açıklıyor: “Teminatlarda daralma yok. Tek fark, hasarın bir kısmına sigortalının katılması. Araç sahibi riskin yüzde 25’ini üstleniyor, kalan yüzde 75’i biz karşılıyoruz. Bu araçlar normalde sigortalanamıyor, yani araç sahibi tüm riski üstleniyordu. Şimdi en azından teminatın büyük kısmı güvence altına alınmış durumda.”

“Kasko yaptırmanın tam zamanı” uyarısı

Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, düşük fiyat seviyesinin sürdürülebilir olmadığını söylüyor. Her poliçede yaklaşık 20 dolar zarar edildiğini, bu zararın mevcut karlılıktan karşılandığını belirterek, “Bu seviyeler uzun sürmez. Önümüzdeki yılın üçüncü ayından sonra fiyat artışları görebiliriz. Şu an kasko yaptırmanın tam zamanı gibi gözüküyor.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Sektöre göre bu fiyat aralığı hem tüketici için fırsat yaratıyor hem de 2026 öncesinde kasko poliçelerini önemli ölçüde cazip hale getiriyor. Kampanya yoğunluğu yıl bitene kadar da artarak devam edecek gibi görünüyor.