Açıklamada sendikalaşmanın anayasal bir hak olduğuna dikkat çekilerek, “Yatırımlarıyla ve karlılıkları ile öğünenler öncelikle çalışan işçilerinin Anayasal hakları olan sendikalaşmaya saygı duymalı, üyesi oldukları Dev. Maden Sen’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından aldığı yetkiyi tanıyarak işçilerinin haklarını toplu sözleşme masasına oturarak tanımalıdır” denildi.
İşçilerin ilkel ve zor koşullar altında çalışmaya zorlandığının ifade edildiği açıklamada, sendikanın kanunsuzluğa ve zorbalığa geçit vermeyeceği vurgulandı.

Çorum polisi, aranan şahıslara göz açtırmıyor Çorum polisi, aranan şahıslara göz açtırmıyor

“YAPILANLAR, KANUNA AYKIRI”
Sendikanın açıklamasında şu görüşlere yer verildi:
“Yel Enerji, Odaş şirketi bünyesinde ortaklıkla çalıştırılan bir şirkettir. Odaş grup şirketi bünyesindeki tüm çalışanlar için ücret ve yan haklar politikasını, “Ücret çalışmalarında, farklı iş kollarına ait pozisyonları değerlendirirken, alanında uzman bağımsız danışmanlık şirketlerinin araştırma ve çalışmalarından yararlanmaktayız. Bu doğrultuda yapılan düzenli piyasa analizlerini kullanarak adil ve piyasayla rekabet edebilir bir ücret ve yan haklar politikası uygulamaktayız.” şeklinde açıklamaktadır.
Bugün burada yaşananlar ise bu ücret ve yan haklar konusunda bahsedilene aykırı olarak sınıfta kalındığının, işçisine yemek vermeyen, işçilerini işyerine onlarca kilometre öteden kendi olanaklarıyla gelmek ve gitmek zorunluluğunda bırakan çalışma koşullarının ilkel ve bir o kadar da acımasızlığına tüm Türkiye tanıklık etmektedir.
Yel Enerji şirketi çalışanı 150’yi aşkın işçi bu kötü çalışma koşullarına, düşük ücret ve verilmeyen sosyal haklara isyan ederek Anayasal hakları gereği sendikamıza üye olmuş, Sendikamız Dev. Maden-Sen ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurarak işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmak için yetki belgesi almış ardından işvereni toplu iş sözleşmesi görüşmelerine çağırmıştır.
Yel Enerji işvereni kanunda emredici niteliği olan yetki belgemize yetkisiz mahkemeye itiraz etmiştir. Bu süre zarfında da üyelerimize istifa etmeleri için baskı yapmıştır. Baskı yapan işveren vekillerine sendikamız tarafından TCK’nın 118. Maddesi gereği suç duyurusunda bulunulmuştur.
Üyelerimizi istifa ettirmeyi başaramayan işveren çeşitli bahaneler üretmeye başlamıştır. Son olarak Hacettepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Merkezine yaptırdıkları bir çalışmayı gerekçe göstererek tamamına yakını sendika üyemiz olan 88 arkadaşımızı 6 aylığına ücretsiz izne çıkarmak istemektedir.
İşveren işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları kötüye kullanılarak tasman adı verilen; yer üstünde meydana gelen çöküntü ve çatlama bahanesiyle, Çalışma Bakanlığı tarafından verilmiş bir durdurma kararı olmamasına rağmen işyeri 6 aylığına kapatılmaya, işçileri de ücretsiz izne çıkarmaya çalışmaktadır. Bu yapılan kanuna aykırıdır. İşçinin sendikalaşma hakkını engellemek için muvazaalı işlerle kamu malına zarar vermek ve rödevans gelirlerini engelleyerek TKİ ile imzalanmış rödavans sözleşmesi ihlali yapılmaktadır. Çalışma Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ve TKİ’yi göreve çağırıyoruz.

“ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK İSTİYORLAR”
Kanunlarımızca bir maden işletmesinin hangi koşullarda üretime ara vereceği açıkken, işveren bunu tehdit olarak kullanmakta beis görmemekte, işçileri sendikadan baskıyla istifa ettirerek eskisi gibi kölelik koşullarını aratmayan çalışmaya zorlamaktadır.
İşçilere 6 aylık ücretsiz izne çıkmaları için belge imzalamayı dayatmakta, sendikadan istifa ederlerse işyeri tekrar açılana kadar diğer işletmelerde geçici olarak çalışabileceğini, istifa etmeyenleri ise işsizlikle terbiye etmeye çalışmaktadır. Bu koşulları kabul etmeyenlere ise, ölümü gösterip sıtmaya razı olma misali, yalnızca kıdem tazminatlarını 12 ay taksitle ödemeyle tüm haklarından vazgeçmelerini içeren belgeyi imzalamaları teklifiyle tehdit etmektedir.  
Bu kanunsuzluk ve zorbalıktır. Sendikamız Dev. Maden-Sen buna izin vermeyecektir. Üyelerimiz bu kanunsuzluğa karşı işyerlerini terk etmemiş, işlerinin başında kendilerine reva görülen bu kanunsuz uygulamaya karşı, işleri, aşları ve gelecekleri için direnmeye başlamışlardır.

“İŞÇİLERİN EKMEĞİYLE OYNANMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”
İşçiler, işyerinin 6 ay kapatılmasına ve ücretsiz izne ayrılmalarına ilişkin kanunlarımıza uygun belgelerin ibrazını dilekçeyle istemelerine rağmen verilmemiş, dilekçeleri dahi alınmayarak yapılan kanunsuzluklara bir yenisi daha eklenmiştir.
Şirketin web sitelerinde, “Elektrik üretiminden doğal gaz ticaretine, maden üretim ve satışından turizme kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren ODAŞ, 2015’ten itibaren Borsa İstanbul’da işlem görüyor. 2023 yılının başından itibaren de BIST 30 endeksinde işlem” gördükleriyle öğünenlerin işçinin işi aşı ve gelecekleri ile oynamalarına izin vermeyeceğiz.
Sendikalaşma Anayasamızca işçilere tanınan bir hak olduğu gibi bu hakkın kullanılmasını engelleyenlere verilecek cezalar da bellidir. Yatırımlarıyla ve karlılıkları ile öğünenler öncelikle çalışan işçilerinin Anayasal hakları olan sendikalaşmaya saygı duymalı, üyesi oldukları Dev. Maden Sen’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından aldığı yetkiyi tanıyarak işçilerinin haklarını toplu sözleşme masasına oturarak tanımalıdır.
Bir kere daha işverence bu kanunsuz uygulamaya son verilerek, işçi tarafı ve işveren tarafının görüşmelere başlayarak, yöre içinde istihdam sağlayan yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan işletmenin yaşamasının sağlanması için gerekli adımların atılmasını bir kez daha talep ediyoruz.
Üyelerimizin kanuni hakları tanınıp, kanunlarımızca da ifade olunan toplu iş sözleşmesine oturuluncaya kadar üyelerimizin haklarını tüm kararlılığımızla savunmaya devam edeceğiz.
Direne direne kazanacağız!
Yaşasın haklı mücadelemiz!”

Editör: Kubilay Olcan