Ekonomi

Zirai Don Vurdu, Yaz Meyveleri Cep Yaktı: Kiraz Kilosu 400 TL!

Kış aylarında meydana gelen zirai don, kiraz başta olmak üzere 16 üründe büyük kayıplara neden oldu. İstanbul’da kirazın kilosu 400 TL’ye, tanesi 10 TL’ye ulaştı. Sosyal medyada fiyatlar “lüks meyve dönemi” yorumlarına yol açtı.

Abone Ol

Kış aylarında Türkiye’nin tarım bölgelerini etkisi altına alan zirai don felaketi, yaz meyvelerinde tarihi fiyat artışlarına neden oldu. İstanbul Avrupa Yakası Hal Müdürlüğü verilerine göre, geçtiğimiz yıl 80 TL olan kirazın kilosu bu yıl 400 TL’ye ulaştı.

Kiraz neden bu kadar pahalandı?

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıklamasına göre, zirai don 16 temel ürünü etkiledi. Bu ürünler arasında kirazın yanı sıra elma, kayısı, fındık, badem, üzüm ve şeftali gibi birçok meyve yer alıyor. Özellikle çiçeklenme döneminde gerçekleşen don olayları, bu ürünlerde ciddi verim kayıplarına yol açtı.

Orta gelirli için yaz meyvesi lüks oldu mu?

Geçen yılın fiyatlarıyla kıyaslandığında kirazdaki artış %400'ü buluyor. Bu artış, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların sofralarında yaz meyvelerine yer vermesini zorlaştırıyor. Gıda fiyatlarının genel seyriyle birleşince, meyve tüketimi adeta “lüks” sınıfına giriyor.

Sosyal medyada gündem: Tanesi 10 TL!

Fiyat artışı sadece İstanbul’la sınırlı değil. Eskişehir’de satışa sunulan Napolyon kirazının tanesi 10 liradan tezgaha çıkması, sosyal medyada büyük tepki çekti. Paylaşılan görseller “kirazın taneyle satıldığı günler” yorumlarıyla gündem oldu.

Zirai don başka hangi ürünleri etkiledi?

Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgiye göre, etkilenen ürünler şunlar:

Armut

Ayva

Badem

Ceviz

Elma

Erik

Fındık

Kayısı

Kiraz

Limon

Mandalina

Nektarin

Portakal

Şeftali

Üzüm

Fıstık

Bu ürünlerde de ilerleyen haftalarda fiyat artışlarının sürmesi bekleniyor.

Ne yapılabilir?

Tarım uzmanları, iklim krizine bağlı olarak sıklaşan don ve kuraklık gibi olaylara karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, sera yatırımlarının teşviki ve ürün sigortalarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde hem çiftçiler hem tüketiciler benzer krizlerle daha sık karşı karşıya kalabilir.