Bilim ve Teknoloji

Zamanın hızlı aktığını düşünüyorsanız haklısınız: Dünya rekor hızda dönüyor, günler kısalıyor

Zamanın her zamankinden hızlı geçtiğini mi hissediyorsunuz? Bilim insanları bu hissin sadece psikolojik olmadığını ortaya koydu. 2025 Temmuz ayında Dünya'nın dönüşü, ölçümlere göre tarihteki en kısa günleri kaydettirdi.

Abone Ol

Zamanın her zamankinden hızlı aktığını mı düşünüyorsunuz? Bilim dünyası bu algının altında yatan gerçeği ortaya koydu. Dünya'nın dönüş hızındaki artış, takvimleri bile etkileyebilecek düzeye ulaştı.

Temmuz ayında üç farklı gün, kayıtların en kısa günü olarak tarihe geçti. Ve bu değişim, 5 Ağustos'ta yeniden yaşanabilir.

Günler artık daha kısa sürüyor

Bilimsel ölçümler, 9, 10 ve 22 Temmuz 2025 tarihlerinde Dünya'nın standart gün uzunluğu olan 86 bin 400 saniyeyi yaklaşık 1.3 milisaniye ile eksik tamamladığını gösterdi. Bu fark, kulağa küçük gelse de uydular, küresel zaman sistemleri ve bilgisayar ağları için ciddi etkilere neden olabilir.

Uzmanlara göre benzer bir rekor 5 Ağustos 2025’te yeniden yaşanabilir. Bu durum, zamanın yalnızca algısal olarak değil, ölçülebilir şekilde değiştiğini gösteriyor.

Dünya neden daha hızlı dönüyor?

Bilim insanlarına göre Dünya’nın dönüş hızındaki bu artışın ardında birden fazla etken var. Atmosferdeki basınç değişimleri, Ay’ın çekim gücü, yer altı çekirdek dinamikleri bu faktörlerden sadece bazıları.

Ancak Astronomi Profesörü David Jewitt, gezegenin kütle dağılımında yaşanan değişimlerin daha belirleyici olduğunu ifade ediyor. Jewitt'e göre; buzulların erimesi, tektonik hareketler ve okyanus akıntılarındaki sapmalar, tıpkı kollarını içeri çeken bir buz patencisinin hızlanması gibi, Dünya’nın dönüşünü artırıyor.

Dönüş hızı artarsa sahiller risk altında olabilir

Gezegenin dönüş hızındaki küçük bir artış dahi deniz seviyelerini etkileyebilir. Uzmanlara göre, saatte yalnızca 1 km'lik bir hızlanma bile ekvator çevresindeki deniz seviyesini birkaç santimetre yükseltebilir. Daha büyük artışlarda, örneğin saatte 100 km gibi bir farkta, kutuplardaki su ekvatora yönelir ve bazı sahil şehirleri tamamen sular altında kalabilir.

Bu durum, iklim değişikliği tartışmalarını farklı bir boyuta taşıyor.

Gün süresi 22 saate düşebilir

Uzun vadede gezegenin dönüş hızı artarsa, gün uzunluğu da değişebilir. Bilim insanları, 24 saatlik günlerin 22 saate kadar düşebileceği bir senaryo üzerinde çalışıyor. Bu da insan biyolojisini doğrudan etkileyebilir.

Araştırmalara göre; biyolojik saatte yaşanacak 2 saatlik sapmalar, kalp krizi, felç ve trafik kazası riskini artırabilir. NASA uzmanı Dr. Sten Odenwald’a göre hızlı dönen bir gezegen, kasırga sistemlerini de güçlendirebilir.

Zaman sistemi değişebilir mi?

1972 yılından beri Dünya'nın dönüşündeki yavaşlamalar nedeniyle UTC sistemine 27 kez artı saniye eklendi. Ancak dönüş hızının artması, bu uygulamanın tersine dönmesini gündeme getirdi. Bilim insanları, 2035 yılına kadar ilk "negatif artık saniye" uygulamasının gerçekleşebileceğini ve saatlerin geriye alınabileceğini söylüyor. Bu ihtimalin gerçekleşme oranı ise yüzde 40 olarak hesaplanıyor.

Doğanın küçük hareketleri bile etkili

Jewitt’in dikkat çektiği bir başka detay ise doğadaki mikroskobik etkiler. Örneğin sonbaharda dökülen yapraklar bile, gezegenin kütlesini merkezine yaklaştırarak dönüş hızına milisaniyelik katkı sağlayabiliyor. Bu küçük değişimlerin birikimli etkisi ise büyük sonuçlara yol açabiliyor.

Saniyeler teknoloji ve ekonomi için kritik

Uyduların zamanlama sistemleri, uluslararası bankacılık işlemleri ve küresel navigasyon sistemleri saniyelik farklarla çalışıyor. Dolayısıyla Dünya’nın dönüş hızındaki bu değişim, sadece bir astronomi konusu değil, doğrudan günlük yaşamı ve teknoloji altyapılarını etkileyen kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.