Evde yemek yaparken en büyük sorunlardan biri, soğan doğrarken gözlerin yanması ve yaşarmasıdır. Oysa en lezzetli yemeklerin temelini oluşturan bu faydalı sebzeyi tek bir damla gözyaşı dökmeden doğramanın basit bir sırrı var! Yılların aşçıları, bu işin püf noktasının soğanın kimyasını anlamakta ve ona göre bir strateji uygulamakta saklı olduğunu söylüyor.
GÖZ YAŞARTAN SOĞANIN SIRRI: KİMYASAL KALKAN
Bir soğanı kestiğinizde, hücrelerin içindeki sülfürlü bileşikler ve "alliinaz" adlı bir enzim birleşir. Bu birleşme, havaya karışan ve gözümüzdeki nemle birleşince sülfürik asit oluşturan "propanetial S-oksit" gazını ortaya çıkarır. Gözlerimizi yakan ve bizi ağlatan işte bu kimyasal reaksiyondur. Bu durumu engellemenin en etkili yolu ise ya bu reaksiyonu yavaşlatmak ya da çıkan gaza gözümüzden önce daha cazip bir hedef sunmaktır.
"SOĞUK ŞOK" YÖNTEMİ NASIL UYGULANIR?
Soğanları doğramadan yaklaşık 15-30 dakika önce buzdolabında ya da aceleniz varsa 10 dakika derin dondurucuda bekletmek, bu işin en etkili sırrıdır. "Soğuk şok" adı verilen bu yöntem, soğanın içindeki enzimin aktivitesini ciddi oranda yavaşlatır. Böylece siz soğanı doğrarken göz yaşartıcı gaz çok daha yavaş ve az salınacağı için gözlerinize etki edecek zamanı bulamaz.
PİŞİRME DEĞİL DOĞRAMA TEKNİĞİ DE ÖNEMLİ!
Gözyaşlarını engellemek için yalnızca soğutma yeterli değil, doğru doğrama teknikleri de büyük önem taşıyor.
Su Tuzağı: Soğanı, altında bir miktar su olan bir kapta doğramak veya musluğu çok hafif açık bırakmak, havaya yayılan gazın gözünüze değil, suya gitmesini sağlar.
Keskin Bıçak: Her zaman çok keskin bir bıçak kullanmak, soğanın hücrelerini ezmek yerine pürüzsüzce kestiği için daha az kimyasalın açığa çıkmasını sağlar.