Güncel

Yargıtaydan milyonlarca stajyer ve çırağı ilgilendiren karar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, çıraklık döneminin emeklilik hesabına katılması için fiilî çalışma koşullarının ayrıntılı incelenmesini istedi.

Abone Ol

Sabah gazetesinden Önder Yılmaz’ın köşe yazısına göre, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, çıraklık dönemindeki çalışmaların doğrudan emeklilik hesabına katılmasına karar veren yerel mahkeme hükmünü eksik inceleme nedeniyle bozdu. Yüksek Mahkeme, buna karşılık çıraklık eğitimi yerine iş yerindeki üretime normal çalışan gibi fiilen katıldığını kanıtlayan kişiler bakımından hizmet tespiti yapılabileceğine işaret etti.

Karar, bütün stajyer ve çırakların sigorta başlangıçlarının otomatik olarak geriye çekileceği anlamına gelmiyor. Çıraklık adı altında geçen dönemin gerçekte hizmet sözleşmesine dayalı normal çalışma olduğunun iş yeri kayıtları, ücret belgeleri ve tanık anlatımlarıyla kanıtlanması gerekiyor.

Yerel mahkemenin kararı bozuldu

Davacı, çırak olarak gösterildiği dönemde eğitim görmediğini, iş yerinde diğer çalışanlarla birlikte üretim faaliyetlerine katıldığını ileri sürdü. Bu dönemin uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışma olarak kabul edilmesini ve emeklilik hesabına eklenmesini talep etti.

İş mahkemesi davacının talebini kabul ederek çıraklık dönemindeki çalışmaların sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine hükmetti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise gerekli araştırmalar tamamlanmadan karar verildiği gerekçesiyle hükmü bozdu.

Çıraklıkta temel amaç meslek öğrenmek

Yargıtay, gerçek bir çıraklık ilişkisinin temel amacının ücret karşılığında üretim yapmak değil, bir meslek veya sanat öğrenmek olduğunu vurguladı. Çırağın iş yerindeki faaliyetlerinin de mesleki eğitimin bir parçası olması gerektiği belirtildi.

Buna karşılık teorik ve uygulamalı eğitimin geri planda kaldığı, kişinin işverenin emir ve talimatıyla devamlı biçimde üretime katıldığı durumlarda ilişkinin hukuki niteliği değişebiliyor. Böyle bir çalışma, yalnızca adına çıraklık sözleşmesi düzenlendiği için otomatik olarak çıraklık kabul edilmiyor.

Fiilî çalışmanın ayrıntılı araştırılması gerekiyor

Yüksek Mahkeme, davacının iş yerinde hangi işi yaptığı, kimden talimat aldığı ve üretime ne ölçüde katıldığı gibi hususların araştırılmasını istedi. Çalışmanın eğitim ağırlıklı mı yoksa iş gücü sağlamaya yönelik mi olduğunun somut delillerle belirlenmesi gerekiyor.

İş yerinin bordro, puantaj, ücret ve personel kayıtlarının incelenmesi; aynı dönemde çalışan kişiler ile usta öğreticilerin tanık olarak dinlenmesi önem taşıyor. Mahkemenin bütün delilleri birlikte değerlendirerek gerçek çalışma biçimini ortaya çıkarması gerekiyor.

Her çırak için sigorta başlangıcı değişmeyecek

Mevcut sosyal güvenlik mevzuatına göre aday çıraklar, çıraklar ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası hükümleri uygulanıyor. Bu kişiler için yaşlılık, malullük ve ölüm sigortası olarak adlandırılan uzun vadeli sigorta primleri yatırılmıyor.

Bu nedenle normal çıraklık ve staj kayıtları emeklilik bakımından sigorta başlangıcı kabul edilmiyor. E-Devlet hizmet dökümünde bir sigorta sicil numarasının veya staj girişinin görünmesi de tek başına emeklilik başlangıç tarihini geriye çekmiyor.

Mahkemeye başvurmak tek başına yeterli değil

Karardan yararlanmak isteyen kişinin, çıraklık adı altında gerçekte normal çalışan gibi hizmet verdiğini kanıtlaması gerekiyor. Sadece iş yerinde bulunmak, üretimi gözlemlemek veya mesleki eğitim kapsamında uygulama yapmak hizmet tespiti için yeterli sayılmıyor.

Ücret ödemeleri, banka kayıtları, bordrolar, puantaj çizelgeleri, iş yeri giriş kayıtları, görev belgeleri ve aynı dönemde çalışan tanıkların anlatımları davada önem taşıyabiliyor. Geçmiş yıllara ilişkin kayıtların bulunmaması ise fiilî çalışmanın kanıtlanmasını zorlaştırabiliyor.

Staj sigortası da emeklilik başlangıcı sayılmıyor

Meslek lisesi veya yükseköğrenim sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler için esas olarak iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi ödeniyor. Uzun vadeli sigorta primi bulunmadığından bu süreler mevcut düzenlemede emeklilik prim gününe eklenmiyor.

Örneğin staj kaydı 1 Ocak 2010’da başlatılan, ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışması ise 1 Mart 2012’de başlayan kişinin emeklilik hesabında genel olarak 1 Mart 2012 tarihi esas alınıyor. Staj döneminin başlangıç kabul edilmesi için yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekiyor.

Bazı mesleklerde borçlanma istisnası bulunuyor

Sosyal güvenlik mevzuatında bütün staj ve çıraklık sürelerini kapsayan genel bir borçlanma hakkı bulunmuyor. Ancak sigortalı olmadan yapılan avukatlık stajı ile doktora veya tıpta uzmanlıkta geçen normal öğrenim süreleri belirli şartlarla borçlanılabiliyor.

Bu istisnalar meslek lisesi, üniversite veya çıraklık eğitimi kapsamındaki bütün stajları kapsamıyor. Genel bir borçlanma imkânı ancak Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilecek kanuni düzenlemeyle getirilebiliyor.

Karar emsal olabilir ancak otomatik hak doğurmuyor

Yargıtayın bozma kararı, benzer durumda bulunan kişilerin kendi çalışma koşullarını yargıya taşımasına imkân verebilecek bir ölçüt ortaya koyuyor. Buna rağmen her dosya, kişinin yaptığı iş, eğitim programı, ücret ilişkisi ve mevcut deliller esas alınarak ayrı ayrı değerlendirilecek.

Karar, çıraklık sigortasının genel olarak emeklilik başlangıcı kabul edildiği şeklinde yorumlanmamalı. Hukuki imkân yalnızca çırak olarak bildirilen kişinin gerçekte iş sözleşmesiyle çalışan bir işçi olduğunu ispatlayabildiği istisnai durumlar bakımından gündeme geliyor.