Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten ayrılırken istifa dilekçesine "kişisel sebepler" yazan bir çalışanın kıdem tazminatı talebine ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, işçinin istifa dilekçesinde işverenden kaynaklanan herhangi bir gerekçe belirtmemesi halinde kıdem tazminatı talebinin kabul edilemeyeceğine hükmetti.
Kararda, kişisel nedenlerle yapılan ayrılışın haklı fesih kapsamında değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
Uyuşmazlık yurt dışı şantiyesinde çalışan işçiyle başladı
Dosyaya göre bir inşaat şirketinin yurt dışındaki şantiyesinde görev yapan işçi, işverene sunduğu el yazılı dilekçede "kişisel sebepler" nedeniyle işten ayrılmak istediğini belirterek istifa etti.
Türkiye'ye döndükten sonra dava açan işçi, çalışma süresi boyunca ücretlerinin eksik ve düzensiz ödendiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı başta olmak üzere çeşitli işçilik alacaklarının tahsilini talep etti.
İlk derece mahkemesi tazminat talebini reddetti
Davaya bakan İş Mahkemesi, işçinin kendi el yazısıyla hazırladığı istifa dilekçesinde açık şekilde "kişisel sebepler" ifadesinin yer aldığına dikkat çekti.
Mahkeme, iş sözleşmesinin işçi tarafından sona erdirildiğini değerlendirerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetti. Ancak dosyanın istinafa taşınmasıyla süreç farklı bir aşamaya geçti.
İstinaf mahkemesi farklı karar verdi
Bölge Adliye Mahkemesi, istifa dilekçesinde kişisel sebepler ifadesi bulunmasına rağmen, işçinin ücretlerinin düzenli ödenmediği yönündeki iddialarını dikkate aldı.
Bu nedenle işten ayrılışın haklı fesih kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmeden mahkeme, işçiye kıdem tazminatı ödenmesine karar verdi.
Yargıtay kararı bozdu
İşverenin temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.
Yargıtay, işçinin istifa dilekçesinde ücretlerin ödenmediğine ilişkin herhangi bir ifadeye yer vermediğini, işverence baskı altında bırakıldığı veya zorla istifa ettirildiği yönündeki iddialarını da ispatlayamadığını belirtti.
"Kişisel sebepler" haklı fesih nedeni sayılmadı
Kararın gerekçesinde, istifa dilekçesinde yer alan "kişisel sebepler" ifadesinin işçiye ait özel durumları ifade ettiği ve işverenden ya da işyerinden kaynaklanan bir neden olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
Yargıtay, bu nedenle kişisel gerekçelerle işten ayrılan işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağını belirterek, söz konusu talebin reddedilmesi gerektiğine hükmetti.
İş hukukunda emsal olacak
Kararın, özellikle istifa dilekçelerinin içeriği ve haklı fesih iddialarının değerlendirilmesi bakımından iş hukukunda emsal niteliği taşıdığı değerlendiriliyor.
Uzmanlar, işçilerin haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiklerini ileri sürmeleri halinde, bu gerekçeleri açık şekilde ortaya koymalarının ve gerektiğinde ispatlayabilmelerinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.