İngiltere Kraliyet Çocuk ve Pediatri Sağlığı Koleji tarafından yapılan kapsamlı bilimsel inceleme, çocuklar ve gençlerde elektronik sigara kullanımının solunum sağlığı açısından önemli risklerle bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Yaklaşık 14 bin bilimsel makale ile 81 çalışmanın değerlendirildiği incelemede, elektronik sigara kullanımının öksürük, hırıltılı solunum ve bronşit belirtilerinin yanı sıra astımın kötüleşmesiyle de ilişkili olduğu bildirildi.
“Archives of Disease in Childhood” dergisinde yayımlanan çalışmada, elektronik sigaraya başlayan gençlerin ilerleyen dönemde nikotin bağımlılığı geliştirme ve geleneksel sigara kullanmaya başlama riskinin de arttığına dikkat çekildi. Uzmanlar, elektronik sigaranın çocukluk ve ergenlik döneminde zararsız bir alışkanlık olarak değerlendirilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Solunum sistemi üzerindeki etkiler öne çıktı
İncelemede değerlendirilen araştırmalarda elektronik sigara kullanan çocuk ve gençlerde öksürük, hırıltılı solunum ve bronşit benzeri belirtilerin daha sık görülebildiğine ilişkin tutarlı bulgular bulundu. Astımı bulunan gençlerde ise elektronik sigara kullanımının mevcut solunum şikayetlerinin ağırlaşmasıyla bağlantılı olabileceği belirtildi.
Çalışmanın ortak yazarlarından Prof. Will Carroll, elektronik sigara kullanımının büyüme sürecinin zararsız bir parçası gibi görülmemesi gerektiğini vurguladı. Carroll, mevcut bilimsel kanıtların elektronik sigara kullanımı ile solunum sorunları, nikotin bağımlılığı ve daha sonra sigaraya geçiş arasında belirgin bağlantılar ortaya koyduğunu ifade etti.
Gençlerde kullanım son 10 yılda hızla arttı
Elektronik sigara kullanımının özellikle gençler arasında son 10 yılda hızlı biçimde yaygınlaştığına dikkat çekildi. İngiltere’de 11-17 yaş grubundaki yaklaşık her 5 gençten birinin elektronik sigarayı en az bir kez denediği tahmin ediliyor.
Araştırmacılar, gençler arasındaki kullanım oranlarının artmasının özellikle nikotine erken yaşta maruz kalma açısından önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturduğunu değerlendiriyor. Elektronik sigaraların farklı aroma ve tasarımlarla genç kullanıcılar açısından cazip hale gelebildiği belirtilirken, uzun süreli kullanımın sonuçlarına ilişkin bilimsel takip çalışmalarının sürdüğü kaydediliyor.
Ağız ve diş sağlığı için de risk oluşturabilir
İncelemede elektronik sigara kullanımının yalnızca akciğerler ve solunum yollarıyla sınırlı olmayan sağlık etkileri bulunduğuna ilişkin veriler de değerlendirildi. Bazı araştırmalarda elektronik sigara kullananlarda ağız içinde iltihaplanma, ağız yaraları ve ağız kuruluğu gibi sorunların görülebildiği bildirildi.
Bu bulgular, elektronik sigara aerosolünde bulunan maddelerin ağız ve diş dokuları üzerindeki olası etkilerine yönelik endişeleri artırdı. Uzmanlar, çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerin daha net ortaya konulabilmesi için uzun dönemli bilimsel çalışmaların önem taşıdığına işaret etti.
Ruh sağlığıyla bağlantılı bulgular da incelendi
Çalışmada elektronik sigara kullanımı ile bazı olumsuz ruh sağlığı sonuçları arasında bağlantı bildiren araştırmalara da yer verildi. Anksiyete, depresyon ve intihar düşünceleri gibi durumlarla elektronik sigara kullanımı arasında ilişki tespit eden çalışmalar bulunduğu ancak bu ilişkinin neden-sonuç yönünün her durumda doğrudan kurulamayabileceği değerlendirildi.
Araştırmacılar ayrıca elektronik sigaranın uyku düzeni, göz sağlığı ve alerjik durumlar üzerindeki olası etkilerine ilişkin yeni bulguların ortaya çıkmaya başladığını bildirdi. Bu alanlardaki kanıtların henüz gelişmekte olduğu ve daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç bulunduğu belirtildi.
Uzun vadeli etkiler konusunda belirsizlik sürüyor
Elektronik sigaraların geleneksel tütün ürünlerine kıyasla daha yeni ürünler olması nedeniyle çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan kullanımın onlarca yıl sonrasına uzanan sonuçları henüz tam olarak bilinmiyor. Uzmanlar, mevcut araştırmaların özellikle solunum sağlığı ve nikotin bağımlılığı açısından dikkate değer risklere işaret ettiğini vurguluyor.
Çocuk doktorları, gençlerin elektronik sigaraya başlamasının önlenmesinin ve ürünlerin zararsız olduğu algısının ortadan kaldırılmasının önem taşıdığı görüşünde. Bilim insanları, kullanımın yaygınlaşmasıyla birlikte çocuklar ve gençlerde uzun vadeli sağlık etkilerinin izlenmesinin giderek daha kritik hale geldiğine dikkat çekiyor.