Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı, okullardaki güvenlik ihtiyaçlarını ayrı ayrı belirlemek amacıyla kapsamlı bir risk değerlendirmesi yürütüyor. Meclis Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonunda paylaşılan bilgilere göre çalışmaların yüzde 75’i tamamlandı; hedef, yeni eğitim yılına güncellenmiş okul güvenliği analizleriyle başlamak.
Okullar fiziki ve çevresel özelliklerine göre inceleniyor
Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Hüseyin Kurtoğlu, her okulun kendine özgü koşullarının dikkate alındığını açıkladı. Çalışma kapsamında okul binalarının fiziki yapısı, öğrenci ve öğretmen sayısı, giriş-çıkış noktaları ile güvenlik ihtiyaçları değerlendiriliyor.
Okulların bulunduğu çevredeki risk unsurları da analizlere dahil ediliyor. Böylece tüm okullar için tek tip önlem yerine, kurumun bulunduğu bölgeye ve öğrenci profiline uygun güvenlik planlarının hazırlanması amaçlanıyor.
Risk analizlerinin yüzde 75’i tamamlandı
Kurtoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının ortak yürüttüğü çalışmaların dörtte üçünün tamamlandığını belirtti. Kalan okullara ilişkin incelemelerin de yeni eğitim ve öğretim yılı başlamadan önce sonuçlandırılması hedefleniyor.
Hazırlanan risk haritalarının güvenlik personeli görevlendirmesi, okul çevresindeki denetimler ve alınacak fiziki önlemlere yön vermesi bekleniyor. Analizlerin değişen şartlara göre belirli aralıklarla güncellenmesi de planlanıyor.
Bireysel silahlanmaya yönelik yeni düzenlemeler gündemde
Komisyon toplantısında bireysel silahlanma konusu da ele alındı. Orgeneral Kurtoğlu, silah edinimine ilişkin yeni sınırlamalar ve denetim mekanizmaları üzerinde çalışma yapıldığını söyledi.
Jandarma personelinin sahip olabileceği silah sayısının üçle sınırlandırıldığını belirten Kurtoğlu, benzer düzenlemelerin sivil vatandaşlar için de değerlendirildiğini aktardı. Yeni uygulamaların silah ediniminin daha sıkı kurallara bağlanmasını hedeflediği ifade edildi.
Öğretmenler için gizli bildirim sistemi önerildi
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı Şube Müdürü Cemal Baybars Düzdemir, çocuklar ve gençler arasındaki radikalleşme riskine dikkat çekti. Öğretmenlerin bazı riskli davranışları fark etmelerine rağmen çeşitli kaygılar nedeniyle kolluk birimlerine bildirimde bulunmadığını söyledi.
Düzdemir, öğretmenin kimliğini koruyacak güvenli bir ihbar ve bildirim sisteminin oluşturulmasını önerdi. Böyle bir sistemle riskli davranışların erken aşamada belirlenmesi ve olayların gerçekleşmeden önlenmesi amaçlanıyor.
Riskli öğrenciler için rehberlik ve rehabilitasyon planı
Komisyonda yalnızca güvenlik tedbirlerinin yeterli olmayacağı, önleyici eğitim ve psikososyal desteğin de güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Riskli görülen öğrencilerin doğrudan cezalandırılması yerine rehberlik, psikolojik destek ve rehabilitasyon programlarına yönlendirilmesi önerildi.
Bu süreçte okul yönetimleri, rehber öğretmenler, aileler ve ilgili kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiği belirtildi. Öğrencinin davranış değişikliklerinin erken fark edilmesinin hem okul güvenliği hem de çocuğun korunması açısından önem taşıdığı kaydedildi.
Çocuklara özel telefon hattı gündeme geldi
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkan Yardımcısı Abdülkerim Evren ise çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik yeni bir model önerdi. Evren, GSM operatörleri üzerinden SIM kart ve IMEI numarasıyla çalışacak özel bir “çocuk hattı” oluşturulabileceğini söyledi.
Uygulamanın çocukların yaşlarına uygun olmayan içeriklere erişimini sınırlandırması ve dijital risklere karşı ek koruma sağlaması hedefleniyor. Sistemin teknik altyapısı, kapsamı ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin ayrıntıların yapılacak çalışmalarla netleşmesi bekleniyor.