Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şişli’de düzenlenen Uluslararası Aile Forumunda Türkiye’nin doğurganlık hızında tarihinin en düşük seviyesine ulaştığını açıkladı. “Doğurganlık hızı 1,48’e geriledi” diyen Göktaş, bu dramatik düşüşü dijitalleşme, bireyselleşme, modern yaşam biçimi ve “cinsiyetsizleştirme gibi küresel ideolojik akımlar” ile ilişkilendirdi.
"Aileyi kişisel tercihe indirgeyen anlayış tehlikeli"
Konuşmasında toplumsal dönüşümlere dikkat çeken Göktaş, modernleşmenin sunduğu imkanlarla birlikte aile bağlarında ciddi bir çözülme yaşandığını ifade etti:
“Dayanışmanın yerini yalnızlık, bağlılığın yerini geçicilik aldı. Aile, artık toplumsal değil bireysel bir tercih olarak algılanıyor.”
Dijitalleşmenin de yüz yüze iletişimi zayıflattığını belirten Bakan, bunun kuşaklar arası bağı da kopardığını vurguladı.
Doğurganlık hızı 1,48’e düştü: Nüfus yenilenme eşiğinin çok altında
Türkiye’nin demografik geleceği açısından kritik bir veri paylaşan Göktaş, doğurganlık hızının nüfus yenilenme eşiği olan 2,10’un çok altında kaldığını belirtti.
“Uzun yıllar doğurganlığın düşmesinin kalkınmaya katkı sağlayacağı düşünüldü. Bugün geldiğimiz noktada bu anlayışın aile yapısında aşınma yarattığını görüyoruz,” diyen Bakan, bu düşüşün sadece Türkiye’de değil, birçok gelişmiş ülkede toplumsal bir tehdit haline geldiğini söyledi.
“Aileyi korumak insanlığın ortak sorumluluğudur”
Göktaş, aile kurumunun korunmasının sadece bir sosyal politika değil, küresel bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Uluslararası dayanışmanın ve iyi uygulamaların paylaşılmasının önemine değinen Göktaş, şu vurguyu yaptı:
“Aile dostu şehir planlamasından medya içeriklerine kadar her alanda aileyi merkeze alan politikalar üretmeliyiz.”
Türkiye’nin yol haritası: Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi
Konuşmasında Türkiye’nin bu alandaki stratejik planlarını da paylaşan Göktaş, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı ile hedeflerinin dört temel başlıkta toplandığını belirtti:
-
Aile ve dinamik nüfus yapısını korumak
-
Dijital güvenliği sağlamak
-
Küresel risklere karşı aileyi dirençli kılmak
-
Kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmek
Bu hedefler doğrultusunda Aile ve Nüfus Politikaları Daire Başkanlığı'nın kurulduğunu ve kurumsal koordinasyonun artırıldığını söyledi.
"Aile Yılı" adımları: Destek, eğitim ve farkındalık
2024’ün "Aile Yılı" ilan edilmesiyle birlikte uygulamaya konulan destekler hakkında da bilgi veren Göktaş, özellikle gençleri evliliğe ve çocuk sahibi olmaya teşvik edecek politikaların devreye alındığını söyledi.
“Evlilik desteğinden kültürel etkinliklere, dijital güvenlikten aile içi eğitime kadar çok katmanlı bir hareket başlattık.”
Bu uygulamaların yalnızca sembolik değil, demografik krizle yüzleşen Türkiye'nin ulusal stratejik yanıtı olduğunu vurguladı.
Son söz: “Aileyi yaşatmak, insanlığı yaşatmaktır”
Forumun kapanışında uluslararası iş birliğinin önemine yeniden dikkat çeken Göktaş, aile kurumunun korunmasının sadece Türkiye’nin değil tüm insanlığın ortak meselesi olduğunu belirtti:
“Tıpkı çevre, iklim ya da insan hakları gibi, aile de artık küresel bir gündem maddesi haline gelmelidir.”
Bu çağrıyla birlikte Aile Forumu, küresel demografik kırılmalara karşı kolektif bilinç oluşturma açısından önemli bir platform olarak öne çıktı.