Türk siyasetinde dikkat çeken bir gelişme yaşanıyor. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, Millî Görüş geleneğinin iki temsilcisi Saadet Partisi (SP) ile Yeniden Refah Partisi (YRP) uzun süredir yürüttükleri temaslarda sona yaklaştı. İki partinin, “Millî Görüş İttifakı” çatısı altında birleşmeye hazırlandığı öne sürülüyor.
Parti kaynaklarından sızan bilgilere göre, müzakerelerde önemli ilerleme kaydedildi. Görüşmelerin olumlu seyrettiği, birleşmenin ise Yeniden Refah Partisi çatısı altında gerçekleşmesinin planlandığı iddia edildi. İttifakın, 2028 seçimlerine tek listeyle girmesi gündemde.
Baraj rahat geçilir görüşü hâkim
Her iki partinin kurmay kadrolarının da, birleşme halinde ittifakın yüzde 7’lik seçim barajını rahatlıkla aşabileceği görüşünü paylaştığı ifade ediliyor. Bu hamlenin, hem tabanda güç birliği oluşturmak hem de Millî Görüş çizgisini yeniden siyasetin merkezine taşımak amacı taşıdığı belirtiliyor.
Siyasi kulislerde, bu birleşmenin AK Parti ve MHP eksenindeki Cumhur İttifakı dengelerini de etkileyebileceği konuşuluyor. Özellikle son dönemde Yeniden Refah Partisi’nin hükümet politikalarına yönelik eleştirileri, bu yeni ittifak ihtimalini daha da dikkat çekici hale getirdi.
DEVA ve Gelecek masada yok
Haberde, ittifak görüşmelerine DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin davet edilmediği de yer aldı. Bu durum, yeni oluşumun yalnızca Millî Görüş çizgisindeki partileri kapsayacağı yorumlarını güçlendirdi. Siyasi analistler, bu kararın ittifakın ideolojik tutarlılığını korumaya yönelik bir strateji olduğunu değerlendiriyor.
Siyasette yeni bir sayfa mı açılıyor?
Geçmişte zaman zaman sert söylemlerle karşı karşıya gelen Saadet ve Yeniden Refah’ın aynı masa etrafında buluşması, siyasette “yeni bir sayfa” olarak yorumlanıyor. Her iki partinin de tabanında benzer değerleri paylaşan seçmen profili, birleşmenin gerçekleşmesi halinde Millî Görüş’ün uzun bir aradan sonra yeniden güçlü bir siyasal kimlik kazanabileceğini gösteriyor.
Kulislerde, AK Parti’nin de bu süreci yakından izlediği konuşuluyor. Millî Görüş kökenli partiler arasındaki bu yakınlaşmanın, 2028 seçimleri öncesi ittifak dengelerini yeniden şekillendirebileceği belirtiliyor.