Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), marketlerde Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) geçmiş ürünlerin özel reyonlarda satışına imkan tanıyan düzenlemeye tepki gösterdi. Dernek tarafından yapılan açıklamada, uygulamanın gıda israfını önleme gerekçesiyle savunulmasına rağmen, gerçekte derinleşen yoksulluğun üzerini örtmeye yönelik olduğu ifade edildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle birlikte un, makarna, çay, kahve ve bakliyat gibi bazı ürünlerin TETT tarihinin geçmesinin ardından özel reyonlarda satışının önü açılmıştı.
“TETT ürünün en kaliteli dönemini gösterir”
TÜKODER açıklamasında, Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) kavramları arasındaki farkın kamuoyunda tartışıldığı belirtildi.
Açıklamada, TETT geçmiş ürünlerin akut sağlık riski taşımadığı yönündeki değerlendirmelerin tek başına yeterli olmadığı savunularak, bu tarihin ürünün üretici tarafından garanti edilen en kaliteli, en besleyici ve en taze dönemini ifade ettiği vurgulandı.
Dernek, TETT süresinin aşılmasıyla birlikte ürünlerde besin değeri, aroma, tazelik ve tat açısından kayıplar yaşanabileceğini ifade etti.
“Gıda israfı değil, yoksulluk tartışılıyor”
TÜKODER, uygulamanın temel sorununun gıda israfı değil, vatandaşların giderek düşen alım gücü olduğunu savundu.
Açıklamada, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı altında yaşayan milyonlarca kişinin temel gıdaya erişimde zorlandığı belirtilerek, “Halkın ucuz gıdaya ulaşabilmesinin yolu tarihi geçmiş veya kalitesi düşmüş ürünleri reyonlara dizmek değildir” ifadelerine yer verildi.
Dernek, devletin temel görevinin yurttaşların taze, güvenli ve kaliteli gıdaya uygun fiyatlarla erişimini sağlamak olduğunu vurguladı.
“Toplumda sınıfsal ayrışma yaratır”
Açıklamada marketlerde kurulacak özel reyonların toplumsal açıdan tehlikeli bir ayrışmaya yol açabileceği savunuldu.
Parası olan tüketicilerin taze ve kaliteli ürünlere ulaşabildiği, dar gelirli vatandaşların ise TETT’si geçmiş ürünlere yönlendirildiği bir yapının insan onuruyla bağdaşmayacağı ifade edildi.
TÜKODER, bu uygulamanın yoksulluğu çözmek yerine normalleştirdiğini ve kalıcı hale getirdiğini öne sürdü.
“Denetim marketlerin insafına bırakılamaz”
Dernek açıklamasında, TETT geçmiş ürünlerin insan tüketimine uygun olup olmadığının büyük ölçüde marketlerin ve satıcı işletmelerin kontrolüne bırakıldığına dikkat çekildi.
Kamusal denetimlerin yetersiz kaldığı bir ortamda tüketici sağlığının ticari işletmelerin inisiyatifine bırakılamayacağı belirtilirken, etiket oyunları ve hileli ürünlere yönelik endişeler de dile getirildi.
TÜKODER, tüketici sağlığının yalnızca piyasa koşullarına göre değerlendirilmesinin ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti.
“Genelge geri çekilmeli”
TÜKODER, söz konusu uygulamanın iptal edilmesi çağrısında bulundu.
Dernek açıklamasında, gıda israfının gerçekten önlenmek istenmesi halinde TETT yaklaşan ürünlerin ihtiyaç sahiplerine, aşevlerine ve sosyal yardım ağlarına ücretsiz veya sembolik bedellerle ulaştırılması gerektiği savunuldu.
Ayrıca gıda enflasyonu ve yüksek fiyat sorununun tarihi geçmiş ürünlerin satışını yaygınlaştırarak değil, üretimin desteklenmesi ve aracılık sisteminin denetlenmesiyle çözülebileceği belirtildi.
“Taze gıdaya eşit erişim hakkı istiyoruz”
Açıklamanın sonunda tüketicilerin “bayat ve kalitesi düşmüş ürün reyonlarını değil”, insanca yaşam koşulları ile taze gıdaya eşit erişim hakkını talep ettiği ifade edildi.
TÜKODER, tüm tüketicilere haklarına sahip çıkmaları ve ayrımcı olduğunu savunduğu uygulamaya karşı tepki göstermeleri çağrısında bulundu.