Ekonomi

TÜİK Aralık verileri açıklandı: İşsizlik düşerken işgücü neden azalıyor?

TÜİK Aralık 2025 işgücü verilerini paylaştı. İşsizlik oranındaki gerilemeye rağmen işgücü piyasasındaki bazı kritik değişimler kafalarda soru işareti yarattı.

Abone Ol

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 Aralık ayı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları, işsizlik oranında düşüşe işaret etse de verilerin bütünü ele alındığında işgücü piyasasındaki yapısal sorunların devam ettiği görülüyor. Resmî işsizlik oranı yüzde 7,7’ye gerilerken, işgücüne katılım ve istihdamdaki zayıflama dikkat çekiyor.

İşsizlik düşüyor ama işgücü de daralıyor

Aralık ayında işsiz sayısının 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bine düşmesi, ilk bakışta olumlu bir tablo sunuyor. Ancak aynı dönemde işgücünün 328 bin kişi azalması, işsizliğin düşmesinin önemli ölçüde iş aramaktan vazgeçenlerden kaynaklandığını gösteriyor.

İşgücüne katılım oranının yüzde 53,2’ye gerilemesi, özellikle ekonomik belirsizlik ortamında insanların işgücü piyasasının dışına itilmesini veya umutsuzluğa kapılmasını gündeme getiriyor. Bu durum, işsizliğin düşmesini tek başına sağlıklı bir iyileşme göstergesi olmaktan uzaklaştırıyor.

İstihdam geriliyor, oran yerinde sayıyor

Verilere göre istihdam edilenlerin sayısı Aralık ayında 42 bin kişi azaldı ve 32 milyon 685 bine geriledi. Buna rağmen istihdam oranının yüzde 49,1 seviyesinde kalması, nüfus artışı ve işgücündeki daralma nedeniyle ortaya çıkan istatistiksel bir dengeye işaret ediyor.

Özellikle kadınlarda istihdam oranının yüzde 31,7 gibi düşük bir seviyede kalması, istihdam politikalarının toplumsal cinsiyet boyutunda yetersiz kaldığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Kadınlar ve gençler hâlâ dezavantajlı

İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,3 iken kadınlarda yüzde 10,5 olarak ölçüldü. Bu fark, kadınların işgücü piyasasına erişimde karşılaştığı yapısal engellerin sürdüğünü gösteriyor.

Genç işsizlikte yüzde 14,1’e gerileme yaşanmasına rağmen, genç kadınlarda işsizlik oranının yüzde 18,2 seviyesinde olması dikkat çekiyor. Gençler için istihdam yaratma kapasitesinin hâlâ sınırlı olduğu görülüyor.

Çalışan daha uzun süre çalışıyor

Haftalık ortalama fiili çalışma süresinin 43,1 saate yükselmesi, istihdam edilenlerin daha uzun süre çalışmak zorunda kaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, yeni istihdam yaratmak yerine mevcut çalışanların iş yükünün artırıldığını düşündürüyor.

Uzayan çalışma süreleri, verimlilik artışından ziyade ekonomik baskıların çalışanlar üzerindeki etkisini yansıtıyor.

Atıl işgücü gerçeği işsizliği gölgede bırakıyor

Resmî işsizlik oranı yüzde 7,7 olarak açıklansa da, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizleri kapsayan atıl işgücü oranının yüzde 28,6 olması, gerçek tablonun çok daha ağır olduğunu gösteriyor.

İşsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranının yüzde 19,5 seviyesinde kalması, geniş tanımlı işsizlik sorununun devam ettiğini ortaya koyuyor.

Rakamlar iyileşme sinyali veriyor ama güven vermiyor

TÜİK verileri, teknik olarak işsizlikte düşüşe işaret etse de işgücüne katılımın azalması, istihdamın gerilemesi ve atıl işgücünün yüksek seyri, bu düşüşün kalıcı ve sağlıklı bir iyileşme olduğuna dair soru işaretlerini güçlendiriyor.

Mevcut tablo, işgücü piyasasında nicel düşüşten ziyade nitelikli, sürdürülebilir ve kapsayıcı istihdam politikalarına duyulan ihtiyacın devam ettiğini ortaya koyuyor.