Yargı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik dosyalarda dalga dalga operasyonlar yaparken, AKP ve MHP’li isimlerin adının geçtiği VIP altın kaçakçılığı dosyası 7.5 aydır bir rafta sessizce bekliyor. Gazeteci Timur Soykan’ın hatırlattığı bu büyük skandal, Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde açılmamış bir dosya olarak kaldı.
İddiaya göre kim, nasıl altın kaçırdı?
Hikâye, geçtiğimiz yıl İstanbul Havalimanı’nın VIP salonlarından başlayan dikkat çekici bir ihbarla gündeme geldi. İddialara göre, bazı milletvekilleri defalarca yurtdışından altın getirerek Türkiye’ye soktu. Hatta bir milletvekilinin tam 128 kez Dubai-İstanbul uçuşu yaptığı ve VIP girişinden altın geçirdiği tespit edildi. İçeriden edinilen bilgiler, bu kişilerin isimlerinin Saray’a sunulan gizli bir raporda yer aldığını gösterdi.
Peki bu raporda kimler vardı?
Soykan’ın ulaştığı bilgilere göre, söz konusu raporda MHP Isparta Milletvekili Hasan Basri Sönmez, Bolu Milletvekili İsmail Akgül ve Kilis Milletvekili Mustafa Demir gibi isimler açıkça yer aldı. Mal varlıklarındaki ani artışlar da bu raporda belgelenmişti. Skandalın ardından söz konusu milletvekilleri MHP'den istifa ettirildi. Ancak ne savcılıktan bir iddianame geldi, ne de Adalet Bakanlığı soruşturma başlattı.
Yunus Emre Morkoç dosyası neden işlem görmedi?
O dönem adı geçen bir diğer önemli isim ise Fatih Metin’in eski özel kalemi Yunus Emre Morkoç oldu. Hakkında soruşturma açıldı ancak ne bir iddianame hazırlandı ne de takipsizlik kararı verildi. Dosya Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde adeta unutuldu. Soykan’a göre, Ankara’dan yapılan baskılar bu süreci durdurdu.
Siyasi baskı mı, yargıda çifte standart mı?
AKP ve MHP’li bazı isimlerin adı geçtiği halde hiçbir yargı süreci başlatılmazken, aynı dönemde İBB’ye yönelik operasyonların hız kesmeden devam etmesi, kamuoyunda çifte standart eleştirilerini artırdı. Soykan, “Yargı, suç işleyeni partisine göre ayırmamalı” diyerek sürecin siyasi etkilerle gölgelenmesine dikkat çekti.
Dosya neden sessizliğe gömüldü?
Adalet Bakanı’na yöneltilen bir soru önergesine verilen yanıt, aslında meselenin özeti gibiydi: “Soruşturma açılmadı.” Bu ifadenin, ellerinde belge ve tespit bulunan kamu görevlileri hakkında neden hiçbir adım atılmadığını açıklamadığı gibi, kamu vicdanını da rahatlatmadığı açık.
Yazının tamamını okumak için tıklayın.