Ekonomi

TCMB 2025 enflasyon tahminini açıkladı: Yeni sistem nasıl işleyecek?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2025 yılının üçüncü Enflasyon Raporu’nda hem hedefleme hem de iletişim stratejisinde önemli değişikliklere gitti.

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılının üçüncü Enflasyon Raporu’nu açıklarken, para politikasında iletişim ve hedefleme açısından kritik iki yeniliği duyurdu. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın açıkladığı verilere göre yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 25 ile 29 aralığında belirlendi. Bununla birlikte Merkez Bankası, bundan sonraki dönemde “ara tahmin” açıklamaya başlayacağını ve tahmin aralığını daraltma kararı aldığını ilan etti.

Yeni düzenlemeye göre enflasyon hedefi ile enflasyon tahmini artık birbirinden ayrılacak. Böylece ara hedef, gerçekleşmelere göre güncellenebilecek; ancak tahmin, olağanüstü koşullar dışında değiştirilmeyecek. Bu yöntem, para politikasının güvenilirliğini artırmayı ve piyasalara daha net bir yol haritası sunmayı amaçlıyor.

Ekonomist Fatih Özatay: “Çok Olumlu Bir Adım”

Kararları değerlendiren ekonomist Fatih Özatay, Merkez Bankası’nın attığı adımı “çok olumlu” olarak nitelendirdi. Özatay, eski sistemde tahmin ile hedefin aynı olduğunu, tahmin değişince hedefin de değiştiğini, bunun ise fiyatlama davranışları açısından sorun yarattığını belirtti.

Yeni uygulamada ise ara hedef ile tahminin farklı tutulduğunu ifade eden Özatay, bu sayede tahminlerin gerektiğinde revize edilebileceğini ancak hedefin istikrarlı kalacağını vurguladı. Özatay, “Hedef sık sık değişirse fiyatlama davranışları açısından yol gösterici olamaz. Şimdi hedef değişmiyor, ama tahmin gerektiğinde ayarlanıyor” dedi.

Yeni Hedef ve Tahminler

Açıklanan yeni tabloya göre:

2025 yılı ara hedef: %24

2025 yılı tahmin aralığı: %25 – %29

2026 yılı ara hedef: %16

2026 yılı tahmin aralığı: %13 – %19

Özatay, 2025 tahmininin önceki tahminlere kıyasla daha gerçekçi olduğunu, ara hedefin ise eski tahminin orta noktasında korunduğunu belirtti.

Bu değişikliklerin, hem piyasa beklentilerinin yönetilmesinde hem de Merkez Bankası’nın kredibilitesinin güçlendirilmesinde önemli rol oynaması bekleniyor.