Güncel

Suriyeli kadınlardan şok iddia: “Yardım mağazasında tacize uğradık”

Ankara Altındağ’daki “Küçük Halep” bölgesinde faaliyet gösteren yardım mağazasının sahibi Sadettin Karagöz hakkında Suriyeli kadınlara yönelik cinsel istismar ve taciz iddiaları ortaya atıldı. Karagöz, tüm suçlamaları reddetti.

Abone Ol

Ankara’nın Altındağ ilçesinde, “Küçük Halep” olarak bilinen bölgede faaliyet gösteren bir yardım mağazasının sahibi Sadettin Karagöz hakkında, bazı Suriyeli kadınlara yönelik cinsel istismar ve taciz iddiaları gündeme geldi. BBC Türkçe’nin yaklaşık bir yıl süren araştırması, aralarında iki eski çalışan ve mağazadan yardım alan kadınların da bulunduğu yedi kişinin 2016–2024 dönemine ilişkin tanıklıklarına yer veriyor. Karagöz ise tüm iddiaları reddediyor.

“Kapım sana her zaman açık”tan perdenin arkası iddialarına

BBC’nin görüştüğü kadınlardan Medina (isim değiştirildi), 2016’da Halep’ten Türkiye’ye sığındığını, eşinin terk etmesi ve çocuğunun ağır hastalığı sonrası Umut Hayır Mağazasına yönlendirildiğini anlattı. İlk temasın destekleyici olduğunu söyleyen Medina, sonraki ziyaretlerde izinsiz dokunma ve perde arkasında gerçekleştiğini iddia ettiği bir saldırı girişimi yaşadığını öne sürdü. Medina, olay sonrası polise gitmediğini, “sınır dışı edilme korkusu” yaşadığını söyledi.

Nada (isim değiştirildi) ise ailesinin temel ihtiyaçları için mağazaya başvurduğunu, ilk gidişinde Karagöz’ün “Boş bir daireye gelirsen yardım ederim” dediğini iddia etti. Daha sonra dükkânda perdenin arkasında fiziksel temas ve zorlamaya maruz kaldığını ileri sürdü. Batoul adlı başka bir kadın ise yardım paketini alırken kalçasına dokunulduğunu söyleyerek mağazayı terk ettiğini aktardı.

Eski çalışanlar: “Küçük odada tacize şahit olduk”

BBC’ye konuşan iki eski çalışan, Karagöz’ün masasının arkasındaki küçük odada kadınlara uygunsuz davranışlarda bulunduğunu “görmeye alıştıklarını” iddia etti. İddialar, mağazada perdeyle ayrılmış alanlar ve düşük görünürlüklü noktalar bulunduğuna dönük anlatımlarla destekleniyor.

Karagöz: “Hepsi asılsız; böyle bir dürtüye sahip değilim”

Emekli banka çalışanı olan Sadettin Karagöz, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada iddiaları kesin bir dille reddetti. Şimdiye kadar çoğu sığınmacı 37 binden fazla kişiye yardım ettiğini belirten Karagöz, mağazanın kamera ile izlendiğini ve “orada hiçbir kadınla yalnız kalmasının mümkün olmadığını” savundu. 2016’da sol testisinin alındığını gösteren tıbbi rapor paylaştı; bu nedenle “cinsel faaliyette bulunamayacağını” öne sürdü. Ancak İstanbul Üniversitesi Androloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, tek testisin alınması halinde testosteronun çoğunlukla yeterli düzeyde kaldığını, cinsel yaşamın genellikle etkilenmediğini ifade etti.

Karagöz, kendisini suçlayan kadınların veya yakınlarının yasadışı faaliyetlere karıştığını ve kendisinin polise ihbarda bulunduğunu, bu nedenle iftiraya uğradığını iddia etti. BBC Türkçe, kadınların bu iddiasını reddettiğini ve bunu destekleyen bir kanıt bulamadığını bildirdi.

Soruşturmalar, takipsizlik kararları ve mühürleme

Resmi belgelere göre, 2019’da bir kadın Karagöz hakkında cinsel taciz ve saldırı şikâyetinde bulundu; delil yetersizliği gerekçesiyle takipsizlik verildi. 2022’de BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) iddialar hakkında bazı kadınlarla gizli mülakatlar yaptı. 2025’te polis mağazaya baskın düzenleyip dükkânı mühürledi; yeni bir iddia kapsamında Karagöz’ü sorguladı. Karagöz’ün avukatları, Haziran 2025 tarihli kararla kovuşturmaya yer olmadığına dair takipsizlik verildiğini paylaştı. Hem BM hem de polis kaynakları, iddiaları ciddiye aldıklarını, ancak mağdurların/ tanıkların şikâyetçi olmada isteksiz olduklarını kaydetti.

Mağaza “Bir Evim Aşevi Derneği”ne dönüştürüldü

Karagöz, Mart 2025’te mağazanın adını “Bir Evim Aşevi Derneği” olarak değiştirdi ve resmî hayır kurumu statüsü için başvuru yaptığını açıkladı. Karagöz, geçmişte de benzer iddiaların takipsizlikle sonuçlandığını hatırlatarak “iyi niyetle yardım yaptığını” vurguladı.

“Korku, damgalanma ve geri gönderilme endişesi”

BBC’ye konuşan kadınlar, şikâyet etmeme nedenlerinin güvenlik endişesi, damgalanma korkusu ve sınır dışı edilme riski olduğunu söyledi. Medina, yeni bir eve taşınıp numarasını değiştirdiğini, travma yaşadığını ve kabuslar gördüğünü aktardı; ağır hasta oğlunu kaybettiğini ve yakın zamanda üçüncü ülkeye yerleştirme başvurusunun onaylandığını belirtti. Yine de “Hâlâ ondan yardım isteyen arkadaşlarım var… O çok nüfuzlu biri, şikâyet etsek de bizi kim dinler?” diyerek endişesini dile getirdi.

Not: Haberde adı geçen Medina ve Nada, güvenlik gerekçesiyle takma isimlerle anılmıştır. İddialar yargı kararıyla sabit değildir; ilgili kişi iddiaları reddetmektedir.