Ankara’da 25 yıllık bir avukatın savunma dilekçesini güçlendirmek için yapay zekadan yararlanması, hukuk dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Kısa Dalga’da yer alan habere göre, dilekçeye eklenen Yargıtay kararlarının esas ve karar numaralarının hatalı çıkması üzerine avukat hakkında savcılık ve baro soruşturması başlatıldı.
Dilekçedeki karar künyeleri hatalı çıktı
Olay, Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde görülen bir dava sırasında ortaya çıktı. Avukat E.Ç.’nin savunma dilekçesinde yer verdiği Yargıtay kararlarının, duruşma sırasında karşı taraf avukatı tarafından incelenmesiyle hatalı olduğu fark edildi.
Mahkemece UYAP üzerinden yapılan incelemede, dilekçede belirtilen kararların verilen esas ve karar numaralarıyla bulunamadığı değerlendirildi. Bunun üzerine mahkeme, avukat hakkında Ankara Barosu’na ve savcılığa bildirimde bulundu.
Avukat yapay zekadan yararlandığını söyledi
Avukat E.Ç., savunma dilekçesinin içeriğini değiştirmediğini, yalnızca hukuki dayanakları güçlendirmek amacıyla içtihat eklemek için yapay zekadan faydalandığını belirtti. E.Ç., yapay zekanın eklediği karar bilgilerinde teknik hata oluştuğunu savundu.
Avukat, kararların tamamen uydurma olmadığını, içeriklerinin mevcut Yargıtay kararlarına dayandığını ancak daire numaraları ile esas ve karar künyelerinin yanlış yazıldığını ifade etti. E.Ç., sorunun karar içeriklerinde değil, karar numaralarında olduğunu söyledi.
Aynı karar farklı künyelerle sunuldu
Habere göre, yapay zekanın üç farklı karar gibi sunduğu bilgilerin yapılan incelemede aynı kararın farklı ve hatalı künyelerle aktarılmış hali olduğu öne sürüldü. Bu durum, yapay zekanın hukuk metinlerinde doğrulanmadan kullanılmasının risklerini yeniden gündeme taşıdı.
Duruşmada hatanın fark edilmesinin ardından avukat E.Ç., mahkemeye inceleme yaparak açıklama sunacağını belirtti. Ancak aynı gün mahkemenin savcılığa ve Ankara Barosu’na yazı gönderdiği aktarıldı.
Kasıt yok, teknik hata oluştu dedi
Hakkında başlatılan soruşturmanın hangi suç isnadıyla yürütüldüğünün açık olmadığını savunan E.Ç., yaşananları yapay zekanın yanlış yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan sehven yapılmış bir hata olarak değerlendirdi. Avukat, olayda kasıt bulunmadığını dile getirdi.
E.Ç., 25 yıllık meslek hayatında ilk kez böyle bir süreçle karşı karşıya kaldığını belirterek, yapay zekâ kullanımına ilişkin pişmanlığını ifade etti. “Keşke bu kolaylıktan yararlanmasaydım” diyen avukat, hukuki sürecin sonucunu beklediğini söyledi.
Savunma faaliyetleri tartışması başladı
Avukat Hakları Grubu Ankara Genel Koordinatörü Emrah Altunoğlu ise olayın yalnızca yapay zekâ hatası olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Altunoğlu, avukatların savunma faaliyetleri nedeniyle baskı altında bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Altunoğlu, hukuki hataların doğrudan ceza soruşturmasının konusu yapılmasının savunma hakkı üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini ifade etti. Yapay zekâ kullanımının hukuk alanında yaygınlaşacağını belirten Altunoğlu, bu teknolojilerin kullanımına ilişkin sınırların ve denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Yapay zekâ hukukta doğrulama zorunluluğunu gündeme taşıdı
Yaşanan olay, yapay zekânın hukuk alanında kullanımında doğrulama sorumluluğunu yeniden tartışmaya açtı. Hukuki metinlerde kullanılan içtihatların yalnızca yapay zekâ çıktısına dayanılarak değil, resmi veri tabanları ve güvenilir kaynaklar üzerinden kontrol edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlara göre yapay zekâ, hukuki araştırmalarda yardımcı araç olarak kullanılabilir ancak nihai sorumluluk metni hazırlayan hukukçuda kalıyor. Ankara’daki olay, özellikle mahkemeye sunulan dilekçelerde içtihat künyelerinin doğruluğunun hayati önem taşıdığını bir kez daha gösterdi.