Güncel

"Seçilmiş son başbakan" kavgası büyüyor: Mehmet Uçum’un o sözleri ortalığı karıştıracak!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, hakkında yürütülen adli soruşturma sürecinde Ahmet Davutoğlu için kullanılan "Seçilmiş Son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı" nitelemesine sert bir dille karşı çıktı.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla soruşturma başlatılan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun avukatı Hasan Seymen’in müvekkili için kullandığı “Seçilmiş Son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” ifadesine karşı çıktı. Uçum, parlamenter sistem döneminde başbakanların halk tarafından doğrudan seçilmediğini, Cumhurbaşkanı tarafından milletvekilleri arasından atandığını belirterek söz konusu tanımlamanın anayasal açıdan doğru olmadığını savundu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada yeniden dolaşıma giren 2021 tarihli ifadeleri nedeniyle Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesi kapsamında soruşturma başlattı. Davutoğlu’nun avukatı Hasan Seymen ise soruşturmaya ilişkin açıklamasında müvekkilini “Gelecek Partisi Genel Başkanı ve Seçilmiş Son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” olarak nitelendirdi.

Uçum, Binali Yıldırım’ı hatırlattı

Hasan Seymen’in açıklamasının ardından sosyal medya hesabından “Geçmişte Anayasa gereği seçilmiş başbakan veya bakan var mıydı?” başlıklı bir değerlendirme yayımlayan Mehmet Uçum, Türkiye Cumhuriyeti’nde son başbakanlık görevini Binali Yıldırım’ın yaptığını hatırlattı.

Uçum, eğer parlamenter sistemde başbakanların milletvekili olmaları nedeniyle “seçilmiş” kabul edilmesi gerektiği ileri sürülecekse, bu durumda “seçilmiş son başbakan” tanımının Binali Yıldırım için kullanılması gerektiğini savundu.

Genel seçimlerden sonra başbakan olanlara ilişkin ayrımın sorunlu olduğunu söyledi

Uçum, “seçilmiş başbakan” ifadesinin yalnızca genel seçimlerden hemen sonra göreve gelen parti genel başkanları için kullanılmasının da tutarsız sonuçlar doğuracağını belirtti. Böyle bir yaklaşımda seçimlerin hemen ardından başbakan olan kişilerin “seçilmiş”, görev süresi içinde başbakanlığa gelenlerin ise “seçilmemiş” kabul edilmesi gibi bir ayrım ortaya çıkacağını ifade etti.

Aynı mantığın bakanlar için de uygulanabileceğini belirten Uçum, genel seçimlerden hemen sonra göreve gelen bakanlarla daha sonra atanan bakanların farklı kategorilere ayrılmasının hukuken anlamlı olmadığını savundu.

Bu bakışı sorunlu ve absürt olarak nitelendirdi

Uçum, söz konusu yaklaşımın milletvekili olan ve olmayan bakanlar bakımından da yeni çelişkiler doğuracağını belirtti. Milletvekili olup genel seçimlerden hemen sonra bakan olanların “seçilmiş”, daha sonra göreve gelenlerin ise “seçilmemiş” sayılmasının mümkün olmadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, bu değerlendirme biçimini “son derece sorunlu ve absürt” olarak nitelendirdi. Parlamenter sistem döneminde halkın doğrudan başbakan veya bakan seçmediğini, yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçimle belirlendiğini vurguladı.

Başbakanların halk tarafından doğrudan seçilmediğini vurguladı

Uçum, parlamenter sistemde genel seçimleri kazanmanın anayasal olarak doğrudan başbakan seçilme sonucu doğurmadığını ifade etti. Başbakanlık görevinin seçim sonucundan sonra anayasal atama mekanizmasıyla şekillendiğini belirtti.

Bu nedenle “seçilmiş başbakan” kavramının anayasal sistemde karşılığının bulunmadığını savunan Uçum, milletvekili seçilmiş olmakla başbakanlığa atanmış olmanın birbirinden farklı hukuki statüler olduğunu dile getirdi.

Anayasanın eski 109’uncu maddesine atıf yaptı

Uçum, görüşünü 1982 Anayasası’nın daha sonra yürürlükten kaldırılan 109’uncu maddesine dayandırdı. Söz konusu maddeye göre başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanıyordu.

Bakanlar ise başbakan tarafından milletvekilleri arasından veya milletvekili seçilme yeterliliğine sahip kişiler arasından belirleniyor ve Cumhurbaşkanı tarafından atanıyordu. Uçum, bu anayasal düzenleme nedeniyle başbakan ve bakanların doğrudan halk tarafından seçilmiş kabul edilemeyeceğini savundu.

Seçilmiş son başbakan sıfatını uydurma olarak değerlendirdi

Uçum, Hasan Seymen’in Davutoğlu için kullandığı “Seçilmiş Son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” ifadesinin anayasal dayanağı bulunmadığını ileri sürdü. Bu tanımın ne mantıksal tutarlılığa ne de dönemin anayasal hükümlerine dayandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, söz konusu ifadeyi “deyim uygun düşerse uydurma bir sıfat” olarak nitelendirdi. Tartışmanın, Davutoğlu hakkında yürütülen soruşturmanın ardından avukatının yaptığı açıklamada kullandığı bu unvan nedeniyle gündeme geldi.

Davutoğlu 7 Eylül’de ifade verecek

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Davutoğlu hakkında sosyal medya platformlarında dolaşıma giren ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadeler nedeniyle resen inceleme başlattı. İnceleme sonucunda TCK’nın 299/1. maddesi kapsamında soruşturma açıldı.

Soruşturmaya konu ifadelerin Davutoğlu’nun Eylül 2021’de Bingöl’ün Genç ilçesinde yaptığı bir konuşmaya ait olduğu belirtildi. Davutoğlu’nun 7 Eylül 2026 Pazartesi günü Ankara Adliyesi’nde şüpheli sıfatıyla ifade vermesi bekleniyor.