Sağlık

Sağlıkta yeni devrim: Kişiye özel probiyotik dönemi başladı

SBÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Alp Avcı, 23 Şubat 2026’da yaptığı açıklamada bireyin florasına özel probiyotik tasarımının başladığını duyurdu.

Abone Ol

23 Şubat 2026 tarihinde yapılan açıklamada, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında bireyin bağırsak florasına göre tasarlanan kişiye özel probiyotiklerin geliştirildiği bildirildi. Çalışmaların, mikrobiyota analizi ve moleküler incelemelerle desteklendiği belirtildi.

SBÜ Gülhane Temel Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Tıbbi Mikrobiyoloji Biyoteknoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Alp Avcı, probiyotiklerin canlı mikroorganizmalar olduğunu vurgulayarak, doğru ürün seçiminin kritik önemde olduğunu ifade etti. Gereksiz ve bilinçsiz probiyotik kullanımının vücutta istenmeyen tepkilere yol açabileceğini kaydetti.

Mikrobiyota analiziyle kişiye özgü tasarım

Merkezde başvuru yapan bireylerden gaita analizi alındığını ve sürecin yaklaşık üç hafta sürdüğünü belirten Avcı, canlı flora ve moleküler çalışmalarla kişiye özgü mikrobiyal profil çıkarıldığını aktardı. Klinik bulgular, şikâyetler ve hekimin değerlendirmesi doğrultusunda uygun mikroorganizma türü ve oranı belirlendiği ifade edildi.

Avcı, özellikle son dönemde sıkça gündeme gelen SİBO (ince bağırsakta bakteriyel aşırı çoğalma) gibi durumlarda bilinçsiz probiyotik kullanımının tabloyu ağırlaştırabileceğini söyledi. Bu nedenle her birey için özel seçilmiş probiyotiklerin tercih edilmesinin önemine dikkat çekti.

Bağırsak-beyin ekseni vurgusu

Bağırsakların “ikinci beyin” olarak tanımlandığını hatırlatan Avcı, bağırsak sağlığının nörolojik fonksiyonlar üzerinde etkili olduğunu dile getirdi. Serotonin ve melatonin gibi hormonların üretim süreçlerinde bağırsak florasının rol oynadığını belirtti.

Bağırsak florasının dengeli çalışmasının bağışıklık sistemi üzerinde de düzenleyici etkisi bulunduğunu ifade eden Avcı, besinlerin sağlıklı ayrıştırılmasının tüm vücut sistemleri için temel oluşturduğunu kaydetti. Bu çerçevede probiyotik desteğinin yalnızca hastalık durumunda değil, sağlıklı yaşlanma sürecinde de değerlendirilebileceğini söyledi.

Her yaş grubuna uygulanabiliyor

Kişiye özel probiyotiklerin her yaş grubunda kullanılabildiğini belirten Avcı, gebelerde kullanım kararının hekime bırakıldığını, yenidoğanlarda ise anne sütü üzerinden destek sağlanabildiğini aktardı. İleri yaş grubundaki bireylerde de kişiye özgü flora düzenlemeleri yapılabildiği ifade edildi.

Probiyotiklerin en az altı ay süreyle kullanılması gerektiğini vurgulayan Avcı, canlı mikroorganizmaların bağırsakta yerleşmesi ve adaptasyonu için zamana ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Özellikle ikinci aydan itibaren olumlu geri bildirimler alındığını kaydetti.

Uzman kontrolü uyarısı

Avcı, probiyotiklerin mutlaka uzman görüşü dahilinde kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Antibiyotiklerle eş zamanlı kullanımda doğru kombinasyonun belirlenmesinin önemine dikkat çekti.

Antibiyotiklerin bakterileri yok etmeyi hedeflediğini, probiyotiklerin ise büyük oranda bakteri içerdiğini hatırlatan Avcı, bilinçsiz kullanımın bağırsak florasındaki dengeyi bozabileceğini söyledi. Bu nedenle hekim veya alanında uzman kişilerin yönlendirmesi olmadan probiyotik tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı.