İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara’da düzenlenen İl Kongresi’nde hükümet politikalarına yönelik çarpıcı mesajlar verdi. Ülkenin ekonomik sıkışmışlığına dikkat çekerken, “Türkiye bir askeri vesayetten kurtuldu ama bu hükümet yüzünden asgari bir vesayete mahkum edildi” sözleri salonda büyük yankı uyandırdı.
Kongrenin ilerleyen anlarında ton daha da sertleşti. Dervişoğlu, orta direğin çöküşünden deprem bölgelerindeki tabloya kadar birçok konuda iktidarı hedef aldı. Salondaki sessizlik, sözlerin ağırlığını neredeyse elle tutulur hale getirdi.
Kongrede yükselen tepki: “Anadolu’da memnun olan bir kişi bulamıyoruz”
Konuşmanın ana omurgasını, milletvekillerinin Anadolu gezilerinde karşılaştığı tablo oluşturdu. Dervişoğlu, gittikleri hiçbir yerde umutlu bir vatandaş bulamadıklarını söylerken, çiftçiden esnafa kadar herkesin geçim derdine sıkıştığını vurguladı.
Özellikle sanayicinin finansmana erişememesi nedeniyle üretimi kısmak zorunda kaldığını anlattı. Ticaret ve sanayi odalarıyla yapılan görüşmelerde “iflasların her geçen gün arttığı” gerçeğinin artık saklanamaz hale geldiğini belirtti.
Deprem bölgesindeki tablo: “Rakamlar ekranda güzel, hayat sahada acı”
Dervişoğlu’nun en sert eleştirilerinden biri deprem bölgesine yönelikti. Televizyonlarda her gün binlerce konutun teslim edildiğine dair açıklamalar yapılmasına rağmen, sahada insanların hâlâ barınma ve temel ihtiyaçlarla mücadele ettiğini söyledi.
Depremden aylar geçmesine rağmen süren yoksulluğun, iktidarın toplumla olan bağını kopardığını savundu. Bu sözler salonda buruk bir sessizlik yarattı; deprem gerçeğinin yarattığı duygusal yük yeniden hissedildi.
Asgari ücret ve ekonomik çıkmaz: “Bir avuç mutlu azınlık ülkenin kaynaklarını sömürüyor”
Ekonomiye dair değerlendirmelerinde, asgari ücret tartışmalarını “ülkenin içinde bulunduğu çöküşün sembolü” olarak tanımladı.
Hükümetin masaya getireceği rakamların 30 bin liranın altına düşeceğini söyleyerek, “Oysa bizim bir yıl önce önerdiğimiz model hayata geçseydi bugün asgari ücret en az 45 bin lira olurdu” dedi.
Emeklinin tenceresini kaynatamadığını, gençlerin umudunu kaybettiğini, ülkenin tüm yükünü geniş toplum kesimlerinin omuzladığını aktardı.
Parti içi tartışmalar için yanıt: “Bunlar maksatlı ortaya çıkarılan gündemler”
Konuşmanın bir bölümünde, son dönemde sıkça tartışılan parti içi iddialara karşı da mesaj verdi. Bu tartışmaları “dışarıdan üretilen mesnetsiz gündemler” olarak nitelendirdi.
“18 aydır İYİ Parti lehine tek bir söz söylemeyenlerin kurultay döneminde sahneye çıkması bilinçli bir hamledir” diyen Dervişoğlu, delegelere birlik çağrısı yaptı. Parti içi çekişmelerle değil, ülkenin sorunlarıyla meşgul olduklarını vurguladı.
Türkiye’yi bekleyen yük: “Bu ülke önümüzdeki bir yılda 2,7 trilyon lira faiz ödeyecek”
Dervişoğlu, Türkiye’nin bütçe açığının büyüklüğüne de dikkat çekti. Meclis’e gelen bütçede 2,7 trilyon liralık açık bulunduğunu, aynı miktarda faizin de önümüzdeki yıl ödeneceğini söyledi.
Kamu-özel iş birliği projeleri için 2028’e kadar 45 milyar dolar daha ödeneceğini hatırlattı. Bu yükün, toplumun en kırılgan kesimlerini daha da zora sokacağını belirtti.
“Orta direk çöktü”: Türkiye’nin en geniş toplumsal kesimi sahipsiz kaldı
Dervişoğlu’nun konuşmasındaki en çarpıcı tespitlerden biri, “orta direğin çöküşü” oldu. Bir zamanlar ülkenin ekonomik ve sosyal omurgasını oluşturan bu kesimin artık varlığını sürdüremediğini söyledi.
Elektrik faturasını aksatmayan, vergi borcunu geciktirmeyen, çocuğunun masraflarını dişinden tırnağından artırarak karşılayan kesimin artık kendini çaresiz hissettiğini ifade etti. Bu duygunun, siyasete olan güveni zayıflattığını belirtti.
Sözlerin ağırlığı salonda yankılandı
Konuşma boyunca hem ekonomik tabloyu hem de toplumdaki kırılmayı anlatan ifadeler, salondaki topluluğun yüzüne yansıdı. Dervişoğlu’nun cümleleri zaman zaman bir eleştiriden çok, toplumun ortak bir hayal kırıklığının ifadesi gibi durdu.
Türkiye’nin geleceğine yönelik belirsizlik hissi, konuşmanın sonunda dağılmadı; aksine daha görünür hale geldi.