Güncel

Milli parklar maden ve turizme mi açılıyor: Ormancılardan sert anayasa çıkışı

Türkiye Ormancılar Derneği, TBMM gündemindeki Milli Parklar Kanun Teklifi'nin doğayı şirketlere açacağı gerekçesiyle acil geri çekilme çağrısı yaptı.

Abone Ol

Türkiye Ormancılar Derneği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen Milli Parklar Kanun Teklifi’ne sert tepki gösterdi. Dernek, teklifin milli parkları koruma alanı olmaktan çıkararak turizm, enerji ve madencilik projelerine açacağını savundu.

Yazılı açıklamada düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek, doğal varlıkların özel şirketlere devrinin önünü açacağı ve ekosistem bütünlüğünü tehdit edeceği ifade edildi. Dernek, teklifin geri çekilmesini talep etti.

“Koruma alanı değil işletme alanı haline gelir”

Dernek, teklifin milli parkları “koruma alanı” statüsünden uzaklaştırarak “işletme alanı”na dönüştüreceğini öne sürdü. Açıklamada, milli parkların ağacı, suyu, toprağı, yaban hayatı ve kültürel mirasıyla gelecek kuşaklara devredilmesi gereken ortak yaşam alanları olduğu vurgulandı.

Teklifin 5. ve 6. maddeleriyle milli park, tabiat parkı ve tabiatı koruma alanlarında ulaşım, enerji iletim hatları ve çeşitli altyapı tesislerine izin verilebileceği; yönetimin özel şirketlere devredilebileceği belirtildi. Bu durumun anayasal koruma hükümleriyle çeliştiği savunuldu.

Planlama ve bilimsel yönetim eleştirisi

Dernek, korunan alanların sürdürülebilir yönetiminde temel araç olan uzun devreli gelişme planlarının işlevsiz hale getirileceğini ileri sürdü. “Aciliyet” gerekçesiyle plan şartının kaldırılmasının, özellikle mutlak koruma zonlarında geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabileceği ifade edildi.

Mutlak koruma alanlarında bilimsel araştırma dışında işlem yapılamayacağı ilkesinin zayıflatılmasının, korunan alan kavramını anlamsızlaştıracağı değerlendirmesi yapıldı. Yönetim süreçlerinde bilimsel denetimin ve katılımcılığın azaltılacağı görüşü dile getirildi.

Yaban hayatı ve turizm yatırımları tartışması

Teklifte av ve yaban hayatı yönetiminin özel şirketlere devredilebilmesine imkan tanındığı belirtilerek, bunun nesli tehlike altındaki türler ve ekosistem bütünlüğü açısından risk oluşturabileceği savunuldu. Açıklamada, canlı yaşamının ekonomik meta olarak değerlendirilmesinin sakıncalı olduğu ifade edildi.

Milli parklarda turistik tesislerin 49 yıl, belirli şartlarda 99 yıla kadar özel şirketlerce işletilebilmesine yönelik düzenleme de eleştirildi. Dernek, bu durumun kamu yararı yerine ticari çıkarların ön plana çıkmasına yol açabileceğini öne sürdü.

İklim krizi ve kamu yararı vurgusu

Açıklamada, iklim değişikliğinin etkilerinin arttığı bir dönemde ormanlar ve korunan alanların ülkenin doğal savunma mekanizmaları olduğu vurgulandı. Yapılaşmanın su rejimlerini bozabileceği, karbon yutak alanlarını zayıflatabileceği ve ekosistem sürekliliğini kırılgan hale getirebileceği belirtildi.

Dernek, teklifin geri çekilmesi, koruma statülerinin güçlendirilmesi, uzun devreli gelişme planlarının korunması ve karar süreçlerine bilim insanları ile sivil toplumun dahil edilmesi çağrısında bulundu. Kaçak avcılık ve habitat tahribatına karşı daha etkin denetim ve caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiği ifade edildi.