Her bahar Çorum’un köylerinde, çeltik tarlalarının çevresinde, elektrik direklerinde, yüksek ağaçlarda ve yapıların üzerinde yeniden görünen leylekler, aslında binlerce kilometrelik bir göçün ardından kente ulaşıyor. Çorum’da yuva kuran, yumurtlayan ve yavrularını büyüten leylekler, yaz sonuna doğru yeniden Afrika’ya uzanan uzun yolculuğa hazırlanıyor.
Çorum’da leyleklerle ilgili geçmişte yürütülen gözlem ve sayım çalışmalarında özellikle Osmancık, Dodurga, Oğuzlar, İskilip ve Uğurludağ çevresindeki yuvalar kayıt altına alındı. Kızılırmak ve Yeşilırmak havzalarında gerçekleştirilen çalışmalarda yuva, yavru ve erişkin leylekler gözlenirken, türün tarım alanlarıyla kurduğu ilişkiye de dikkat çekildi.
Çorum’a gelen leylekler nereden geliyor
Türkiye, Avrupa ile Afrika arasında göç eden leyleklerin doğu göç yolunun önemli geçiş noktalarından biri. Avrupa’nın doğu kesimlerinde üreyen ak leyleklerin önemli bölümü sonbaharda Türkiye üzerinden güneye ilerliyor; İstanbul Boğazı ve Anadolu üzerinden Doğu Akdeniz’e, oradan Levant hattına ve Afrika’ya ulaşıyor. Bilimsel çalışmalar, İstanbul Boğazı’nın bu göç için önemli bir darboğaz olduğunu ortaya koyuyor.
Afrika’da kışlayan leyleklerin ilkbaharda kuzeye dönüşüyle Türkiye yeniden göç rotasının parçası oluyor. İstanbul Boğazı’nda yapılan bilimsel sayımlarda yalnızca bir ilkbahar göç döneminde 119 bin 381’e kadar ak leylek kaydedildiği, ilkbahar geçişinin yoğunlaştığı tarihin ise nisan ayının ilk günleri olduğu belirlendi.
Afrika’dan Anadolu’ya uzanan dev rota
Leyleklerin göç yolu tek bir ülkeden ibaret değil. Doğu rotasını kullanan kuşlar Afrika’dan kuzeye ilerleyerek Ortadoğu üzerinden Anadolu’ya ulaşıyor; sonbaharda ise aynı genel koridoru ters yönde kullanıyor. Araştırmalar, Avrupa’dan çıkan leyleklerin İstanbul Boğazı’nı geçtikten sonra Anadolu boyunca güneydoğuya yöneldiğini ve İskenderun Körfezi civarından güneye döndüğünü gösteriyor.
Uyduyla takip edilen bir ak leyleğin yuvasından Afrika’daki kışlama alanlarına gidip yeniden yuvasına dönmesini kapsayan yıllık göç döngüsünde toplam rota 16 bin kilometrenin üzerine çıktı. Aynı çalışmada bir leyleğin bir günde yaklaşık 350 kilometreye kadar ilerleyebildiği kaydedildi. Bu rakam her Çorum leyleğinin aynı mesafeyi katettiği anlamına gelmiyor ancak türün göç kapasitesinin boyutunu ortaya koyuyor.
Neden denizin üzerinden dümdüz gitmiyorlar
Leylekler uzun mesafeli yolculuklarında büyük ölçüde yükselen sıcak hava akımlarından yararlanarak süzülüyor. Bu nedenle geniş deniz yüzeylerinde yeterli termal oluşmadığından Akdeniz’i doğrudan geçmek yerine kara parçalarını ve dar boğazları takip ediyorlar.
Bu özellik, İstanbul Boğazı’nı leylek göçü açısından son derece önemli hale getiriyor. Doğu Avrupa popülasyonunun büyük bölümü Anadolu üzerinden geçerken batıdaki leyleklerin bir kısmı ise İspanya ve Cebelitarık üzerinden Afrika’ya ulaşıyor.
Çorum’da en çok hangi bölgelerde görülüyorlar
Çorum’da leyleklerin yaşam alanlarına ilişkin en dikkat çekici kayıtlar Kızılırmak Havzası çevresinde bulunuyor. Çorum Kuş Gözlem Topluluğu tarafından gerçekleştirilen geçmiş dönem çalışmalarında Osmancık’a bağlı Girinoğlan köyü, Dodurga, Oğuzlar’ın Ağaççamı köyü, İskilip ve çevresindeki çeltik tarlaları leylek gözlemlerinin yapıldığı alanlar arasında yer aldı.
Aynı çalışmalarda Osmancık, Dodurga, Oğuzlar, İskilip ve Uğurludağ’ın ilçe ve köylerinde bulunan yuvaların yöre halkı tarafından korunduğu bildirildi. Çorum’daki Kızılırmak Havzası’nın sulanabilir tarım arazileri ve özellikle çeltik üretim alanlarıyla öne çıkması da leyleklerin beslenebileceği açık arazilerin bulunmasına katkı sağlıyor.
Çorum’da leylekler için yıllar önce özel sayım yapıldı
Çorum’un leyleklerle ilişkisi yalnızca günümüzde çekilen fotoğraflardan ibaret değil. Çorum Kuş Gözlem Topluluğu tarafından “Çorum ve Çevresi Leylek Gözlem-Sayım Projesi” adıyla çalışma yürütüldü.
Projenin amacı, kentteki leylek nüfusunu ortaya çıkarmak ve özellikle kırsal bölgelerde leyleklerin doğal yaşama ve sürdürülebilir tarıma katkıları konusunda halkı bilgilendirmekti. 2004-2006 döneminde Kızılırmak Havzası’nda, 2006’da ise Alaca Babaoğlu köyünün de içinde bulunduğu Yeşilırmak Havzası’nda gözlem ve sayımlar gerçekleştirildi.
Yuvalarını neden yüksek yerlere yapıyorlar
Ak leylekler yuvalarını yüksek ve çevresi açık noktalara kurmayı tercih ediyor. Ağaçlar, çatılar, direkler ve çeşitli insan yapıları bu nedenle yuva alanı haline gelebiliyor. Türkiye’deki yuvalar çoğunlukla tek tek veya küçük gruplar halinde görülürken, besinin bol olduğu bölgelerde daha büyük kolonilere de rastlanabiliyor.
Yeni bir yuva dallar ve çalı parçalarıyla oluşturuluyor. İç kısmında ot, saman ve çeşitli yumuşak materyaller bulunabiliyor. Ancak leylekler aynı yuvayı yıllarca onarıp büyütebildikleri için yuvalar zaman içerisinde olağanüstü boyutlara ulaşabiliyor.
Bir leylek yuvası yüzlerce kilo ağırlığa ulaşabiliyor
Leyleklerin her yıl yuvalarına yeni malzeme eklemesi nedeniyle yuvalar giderek ağırlaşıyor. TRAKUS’ta yer alan tür bilgilerinde bir leylek yuvasının ortalama ağırlığının yaklaşık 500 kilogram olabildiği, bazı yuvaların ise 2 tona kadar ulaşabildiği belirtiliyor.
Yuva yüksekliği çoğunlukla 50-150 santimetre arasında değişirken, yıllarca kullanılan bazı yuvaların birkaç metreye ulaşabildiği aktarılıyor. Bu nedenle elektrik direkleri ve benzeri yapılardaki eski leylek yuvaları hem kuşlar hem de altyapı açısından özel koruma ve takip gerektirebiliyor.
Aynı yuvaya yeniden dönebiliyorlar
Leyleklerde dikkat çeken davranışlardan biri de uygun yuvaların yıllar boyunca yeniden kullanılabilmesi. Üreme alanına çoğunlukla önce erkek birey geliyor, kısa süre sonra dişi de bölgeye ulaşıyor. Önceki yıldan kalan uygun bir yuva varsa leylekler bu yapıyı onararak yeniden kullanabiliyor.
Bu nedenle köylerde yıllardır aynı noktada görülen büyük yuvaların her bahar tekrar hareketlenmesi tesadüf değil. Ancak her yıl aynı bireylerin mutlaka aynı yuvaya döndüğünü yalnızca gözle bakarak söylemek mümkün değil; bunun kesin olarak belirlenebilmesi için halkalama veya uydu takibi gibi yöntemler gerekiyor.
Bir seferde kaç yumurta bırakıyorlar
Türkiye’de ak leyleklerin üreme dönemi çoğunlukla mart ayının sonlarına doğru başlıyor. Dişiler genellikle yaklaşık iki günlük aralıklarla yumurtluyor ve bir kuluçkada çoğunlukla 2 ila 5 yumurta bulunuyor.
Kuluçka yaklaşık 33-34 gün sürüyor. Üstelik yalnızca dişi değil, anne ve baba leylek kuluçka görevini paylaşarak yumurtaların korunmasına katkı sağlıyor.
Beş yavrulu yuvalar da görülebiliyor
Her yuvada beş yavru bulunması beklenmese de beş yumurtalı ve beş yavrulu yuvalar Türkiye’de kayıtlara geçebiliyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri, Haziran 2026’da İstanbul Çatalca’da yere düşen bir yuvada 5 leylek yavrusunu kurtararak yeniden ebeveynlerinin bulunduğu yuvaya yerleştirdi.
Tekirdağ’da izlenen başka bir leylek yuvasında da 2024 yılında beş yumurta bulunduğu resmi olarak duyuruldu. Bu örnekler, 2-5 yumurtalık kuluçka büyüklüğü bilgisinin sahadaki gözlemlerle de örtüştüğünü gösteriyor.
Yavruları anne ve baba birlikte büyütüyor
Leyleklerde yavru bakımında her iki ebeveyn de görev alıyor. Yumurtadan çıkan yavrular ilk dönemde tamamen anne ve babalarına bağımlı şekilde yuvada büyüyor. Ebeveynler çevredeki tarım alanları, çayırlar ve sulak bölgelerde besin arayarak yavrularını besliyor.
Çorum’daki gözlem çalışmalarında leyleklerin danaburnu böceği, tarla faresi, yılan ve kurbağa gibi canlılarla beslendiğine dikkat çekilmişti. Bu yönüyle leylekler yalnızca görsel açıdan değil, tarımsal ekosistem içindeki besin zinciri açısından da önem taşıyor.
Leylek yuvasının altında başka bir hayat var
Leylek yuvaları yalnızca leyleklerin kullandığı yapılar değil. Büyük yuvalardaki dalların arasındaki boşluklar küçük kuşlar için de korunaklı bir yuvalama alanı oluşturabiliyor.
TRAKUS’un ak leylek tür bilgisinde, leylek yuvalarının alt bölümlerindeki en yaygın “komşular” arasında ev serçelerinin bulunduğu belirtiliyor. Hatta tek bir büyük leylek yuvasının alt dallarında bir düzineden fazla serçe yuvasının bulunabildiği aktarılıyor.
Bu bilgi, Çorum’da görüntülenen ve büyük ilgi gören “Leylek yuvasının altından bakın ne çıktı” haberindeki görüntünün de biyolojik açıdan açıklamasını oluşturuyor. Büyük leylek yuvası, aslında farklı kuşların birlikte kullandığı küçük bir yaşam alanına dönüşebiliyor.
Yaz sonunda neden Çorum’dan ayrılıyorlar
Üreme dönemi tamamlanıp yavrular uçabilecek seviyeye geldiğinde leyleklerin sonbahar göçü başlıyor. Avrupa ve Anadolu’daki popülasyonların büyük bölümü ağustos ve eylül döneminde güneye hareket ederek Afrika’daki kışlama alanlarına yöneliyor.
Türkiye’de sonbahar göçünün önemli geçiş noktalarından biri yine İstanbul Boğazı. Buradan geçen sürüler Anadolu’yu aşarak Doğu Akdeniz ve Ortadoğu güzergâhından Afrika’ya ulaşıyor. İstanbul Üniversitesi araştırmacılarının çalışmaları da Boğaz’ın sonbahar göçünde ak ve kara leylekler açısından temel rotalardan biri olduğunu gösteriyor.
Yavruların yolculuğu da bilim insanları tarafından takip ediliyor
Leyleklerin göç güzergâhları yalnızca gözlemlerle belirlenmiyor. Günümüzde yavrulara takılan halkalar ve bazı araştırmalarda kullanılan uydu takip cihazları sayesinde kuşların hangi rotaları kullandıkları, ne kadar yaşadıkları ve sonraki yıllarda nereye döndükleri izlenebiliyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar tarafından 2026 yılında yürütülen çalışmalarda da leylek yavrularının halkalandığı; bu yöntemle göç yolları, yaşam süreleri, üreme başarıları ve popülasyon eğilimlerinin takip edildiği açıklandı.
Çorum’da leylekler için en önemli alanlar tarım ve sulak alanlar
Çorum’daki geçmiş saha çalışmalarının Kızılırmak Havzası, çeltik tarlaları ve köy çevrelerinde yoğunlaşması tesadüf değil. Leylekler açık tarım alanlarında ve suya yakın bölgelerde kolayca besin bulabiliyor.
Osmancık, Dodurga, Oğuzlar, İskilip ve Uğurludağ çevresinde yıllar önce kayıt altına alınan yuvalar, Çorum’un leylek yaşamı açısından önemli bir yerel hafızaya sahip olduğunu gösteriyor. Ancak kent genelinde 2026 yılına ait güncel ve kapsamlı bir yuva sayımı kamuya açık kaynaklarda bulunmuyor; bu nedenle bugün Çorum’da tam olarak kaç leylek yuvası veya kaç üreyen çift bulunduğuna ilişkin kesin bir sayı vermek mümkün değil.
Çorum’un leylek haritası yeniden çıkarılabilir
Çorum’da 2000’li yıllarda gerçekleştirilen sayımların bugün yeniden yapılması halinde, kentteki leylek nüfusunun yaklaşık 20 yıldaki değişimi de ortaya konulabilir. Aynı yuvaların kullanılıp kullanılmadığı, yeni yuvaların hangi ilçelerde oluştuğu ve yavru sayılarındaki değişim gözlenebilir.
Özellikle Osmancık-Dodurga-Oğuzlar-İskilip-Uğurludağ hattı ile Kızılırmak Havzası bu çalışma için güçlü başlangıç noktaları oluşturuyor. Güncel bir envanter, yalnızca kuş gözlemcileri açısından değil kırsal turizm, biyolojik çeşitlilik ve tarımsal ekosistemin izlenmesi bakımından da değer taşıyabilir.