Türkiye’de nüfusun büyük bölümünün muhalefet belediyeleri tarafından yönetildiği bir dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “yeni bir sistem hayata geçirmeliyiz” yönündeki açıklaması siyasetin ana gündem maddelerinden biri hâline geldi. Kulislerde konuşulan düzenleme taslağı; belediye bütçelerinden imar yetkilerine, sosyal hizmetlerden mali denetime kadar birçok alanda merkezi idarenin rolünü artırmayı hedefleyen kapsamlı değişiklikler içeriyor. Muhalefet ise bu hazırlıkları, “seçilmişlerin yetkisinin atanmışlara devri” ve “yeni bir kayyum modeli” olarak değerlendiriyor.
Belediye harcamalarına valilik onayı gündemde
DW Türkçe’nin aktardığına göre, kulislerde konuşulan düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri belediye bütçelerine yönelik yeni denetim mekanizması. Taslağa göre, özellikle konser ve benzeri yüksek maliyetli harcamalar için valiliklerden ön onay alınması şartının getirilmesi planlanıyor.
Hükümet kaynakları bu adımı “kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve fahiş harcamaların önlenmesi” gerekçesiyle savunurken, muhalefet kanadı söz konusu düzenlemeyi belediyelerin mali özerkliğine doğrudan müdahale olarak nitelendiriyor.
Sosyal yardımlar ve kreşler için bakanlık izni
Yeni sistem taslağında, belediyelerin sosyal belediyecilik faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar da öne çıkıyor. Buna göre belediyelerin sosyal yardım projeleri yürütmesi ve yeni kreşler açabilmesi için ilgili bakanlıklardan onay alma zorunluluğu getirilmesi üzerinde duruluyor.
Bu düzenleme hayata geçerse, yerel yönetimlerin toplumla en doğrudan temas kurduğu sosyal politika alanlarının merkezi yönetimin iznine bağlanması söz konusu olacak.
İmar yetkilerinde merkezileşme ve kurul modeli
Taslağın en kritik maddelerinden biri ise imar yetkilerine ilişkin düzenleme olarak öne çıkıyor. Kulis bilgilerine göre; içinde kaymakam, vali ve bakanlık temsilcilerinin yer alacağı özel bir kurulun oluşturulması planlanıyor. Bu modelle birlikte belediyelerin, en küçük imar değişikliği için dahi söz konusu kuruldan onay alması gerekecek.
Muhalefet, bu adımın yerel yönetimlerin hem gelir kaynaklarını hem de şehir planlama yetkilerini ciddi biçimde sınırlayacağını savunuyor.
Muhalefetten “yeni kayyum modeli” tepkisi
İktidar cephesi, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) temsilcileri aracılığıyla belediyelerin ağırlıklı olarak altyapı, ulaşım, su ve temizlik gibi temel hizmetlere odaklanması gerektiğini dile getiriyor.
Muhalefet ise, seçimle kazanılamayan belediyelerde seçilmiş başkanların yetkilerinin atanmış kurullara devredilmek istendiğini savunarak bu düzenlemeyi “yeni bir kayyum modeli” ve halk iradesine müdahale olarak tanımlıyor.
Kulislerdeki taslağın yasalaşıp yasalaşmayacağı ve içeriğinin ne ölçüde değişeceği belirsizliğini korurken, olası düzenlemenin Türkiye’de yerel yönetim–merkez ilişkilerini köklü biçimde etkileyecek bir adım olacağı yorumları yapılıyor.