25 Şubat 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan verilere göre Türkiye’de kırsal kesimde yaşayan nüfus 5,66 milyona gerilerken ilçe ve il merkezlerinde yaşayanların sayısı 80 milyona ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu verileri, belde ve köylerde yaşayanların oranının yüzde 6,6’ya düştüğünü ortaya koydu. Kırsalda 25–35 yaş arası nüfusun yalnızca 644 bin kişi olması ise üretimin sürdürülebilirliği açısından dikkat çekici bir tablo oluşturdu.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği verileri, demografik değişimin tarımsal üretim kapasitesi üzerindeki etkisini daha görünür hale getirdi. Kayıtlı çiftçilerin yaş ortalamasının 58,1’e yükselmesi, tarım sektöründe kuşak yenilenmesinin zayıfladığını gösteriyor.
Kırsalda demografik kırılma derinleşiyor
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre köy ve kasabalardaki nüfus oranı son yıllarda istikrarlı biçimde geriledi. İl ve ilçe merkezlerinde yoğunlaşan nüfus yapısı, kırsal yerleşimlerin sosyal ve ekonomik canlılığını zayıflatıyor. Özellikle genç yaş grubunun kırsaldan kopması, üretim zincirinde sürdürülebilirlik riskini artırıyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Ziraat Odaları Bilgi Sistemi verileri ise kayıtlı çiftçilerin ortalama yaşının 58,1 olduğunu ortaya koydu. TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, son 30 yıldır doğum gerçekleşmeyen köyler bulunduğunu ve kış aylarında tamamen boşalan yerleşim sayısının arttığını belirterek, bu sürecin yalnızca demografik değil aynı zamanda üretim kapasitesini doğrudan etkileyen bir kırılma olduğunu vurguladı.
Büyükşehir yasası sonrası imar yükü arttı
2014 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile büyükşehir sınırları içindeki köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle statüsüne dönüştürülmesi, kırsal yerleşimlerde imar rejimini köklü biçimde değiştirdi. Daha önce köy yerleşik alanı kapsamında ruhsatsız yapılabilen konut ve tarımsal yapılar için imar planı, zemin etüdü, mimari proje ve yapı ruhsatı zorunluluğu devreye girdi.
Bu değişiklik, köyde arazisi bulunan ve yeniden yerleşmek isteyen vatandaşlar açısından maliyetleri önemli ölçüde artırdı. İnşaat harçları ve proje giderleri, köye dönüş kararını ekonomik açıdan zorlaştıran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Köye dönüş için ayrı bir kırsal rejim önerisi
Uzmanlar ve sektör temsilcileri, kırsal mahalleler için ayrı bir imar ve destek rejimi oluşturulması gerektiğini savunuyor. Köyden mahalleye dönüşen yerleşimlerde konut yapımının kolaylaştırılması, belediyelerin tip konut ve ahır projelerini ücretsiz sunması ve ruhsat harçlarında indirim sağlanması öneriler arasında bulunuyor.
Ayrıca hazine arazilerinden üretilen imarlı arsaların köyüne dönmek isteyenlere uygun bedellerle tahsis edilmesi, sulama suyu maliyetlerinin kısmen devlet tarafından karşılanması ve belediyelerin yerel üretimi doğrudan satın alması gibi modeller de çözüm başlıkları arasında sıralanıyor.
Kırsal kalkınmada yüzde 70’e varan hibe desteği
Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsal kalkınma destekleri kapsamında hibe oranlarını yüzde 70’e kadar çıkarırken, bütçenin en az yüzde 20’sini kadın ve genç girişimcilere ayırıyor. Destek programları yalnızca geleneksel üretimi değil, akıllı tarım sistemleri ve dijital uygulamaları da kapsıyor.
Küçük aile işletmelerine yönelik küçükbaş hayvan destekleri ve modern üretim altyapı yatırımları, kırsalda üretimi sürdürmeyi amaçlıyor. Ancak demografik yapıdaki hızlı değişim dikkate alındığında, mali desteklerin yanı sıra yapısal ve mevzuata dayalı düzenlemelerin de eş zamanlı olarak ele alınması gerektiği değerlendiriliyor.