CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Temmuz Madımak ve Başbağlar katliamlarını anarak başladığı basın açıklamasında, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin yeni dünya düzeninde edilgen bir konumda olamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, dış politikada bağımsız, kurumsal ve uzun vadeli stratejik vizyon vurgusu yaptı.
Madımak ve Başbağlar mesajıyla başladı
Kılıçdaroğlu, açıklamasının başında 2 Temmuz’un Türkiye açısından acı bir gün olduğunu söyledi. Madımak’ta aydınların ve sanatçıların katledildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu acının unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Açıklamasında Başbağlar Katliamı’na da değinen Kılıçdaroğlu, 33 yurttaşın terör örgütü tarafından katledildiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, Madımak ve Başbağlar’ın Türkiye’nin derin acıları arasında yer aldığını dile getirdi.
Genel Merkezimizde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyorum. https://t.co/pYXRc4ZfjI
— Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) July 2, 2026
Türkiye yeni dünya düzeninde edilgen olmayacak
Kılıçdaroğlu, dünya dengelerinin değiştiğini belirterek teknoloji, enerji, ticaret ve güvenlik anlayışının yeniden şekillendiğini söyledi. Bu dönüşüm sürecinde Türkiye’nin nasıl bir yerde duracağının temel soru olduğunu vurguladı.
CHP’nin bu soruya yanıtının açık olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacağını ifade etti. Türkiye’nin hiçbir gücün ileri karakolu ya da stratejik taşeronu olamayacağını söyledi.
Dış politikada ulusal çıkar vurgusu yaptı
Kılıçdaroğlu, CHP’nin dış politika anlayışının merkezinde ideolojiler değil ulusal çıkarların bulunduğunu belirtti. Hamasi söylemler yerine devlet aklının, günlük hesaplar yerine uzun vadeli stratejik vizyonun esas alınması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin sıradan bir coğrafyada bulunmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Karadeniz, Akdeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu’nun kesişim noktasında yer aldığına dikkat çekti. Bu nedenle Türkiye’yi yalnızca bölgesel güç değil, stratejik merkez ülke olarak gördüklerini söyledi.
NATO üyeliği ileri karakol anlamına gelmez
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin NATO’nun güçlü ve güvenilir bir müttefiki olduğunu belirtti. Ancak Türkiye’nin NATO üyesi olmasının, ittifakın ileri karakolu gibi hareket edeceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa güvenliğinin parçası olduğunu ancak Avrupa’nın çevresinde bekletilecek bir ülke olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, ABD ile kurumsal müttefiklik ilişkisinin sürdürülebileceğini ancak hiçbir büyük gücün stratejik taşeronu olunamayacağını ifade etti.
Rusya ve Çin’le ilişkilere denge mesajı
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Rusya ve Çin’le de konuşması gerektiğini ancak hiçbir gücün yörüngesine girmemesi gerektiğini söyledi. CHP’nin bu vizyonu “bağımsız, kurumsal ve üretken bölgesel güç Türkiye” olarak tanımladığını belirtti.
Türkiye’nin otomatik olarak hizalanmayan, dış politikasını kişisel lider ilişkileriyle değil kurumlarıyla şekillendiren bir ülke olması gerektiğini ifade etti. Teknoloji, savunma, enerji, lojistik, yapay zekâ, siber güvenlik ve toplumsal dayanıklılık kapasitesinin de dış politikanın parçası olduğunu vurguladı.
Güvenlik bölünemez çıkışı
Kılıçdaroğlu, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin ittifaka hatırlatması gereken temel gerçeğin “güvenlik bölünemez” ilkesi olduğunu söyledi. NATO güvenliğinin yalnızca Baltıklar ve Doğu Avrupa’dan ibaret olmadığını belirtti.
Türkiye açısından Suriye, Irak, İran, Doğu Akdeniz, Kafkasya, terör örgütleri, göç, enerji hatları, gıda güvenliği ve su güvenliğinin de güvenlik mimarisinin parçası olduğunu dile getirdi. Ancak bu başlıkların dar bir şikâyet diliyle değil, NATO’nun stratejik bütünlüğünü hatırlatan kurucu bir dille gündeme getirilmesi gerektiğini söyledi.
İttifak bağımlılık değildir
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ABD ve NATO ile ittifak ilişkisi bulunduğunu ancak ittifakın kayıtsız şartsız eklemlenme anlamına gelmediğini belirtti. İttifakın ortak akıl, karşılıklı saygı, ortak güvenlik ve eşit egemenlik temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bir müttefikin yanlış bölge politikalarına, rejim mühendisliklerine veya başka ülkelerin iç yapılarını parçalayacak projelerine destek vermenin ittifak olarak görülemeyeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu’na göre bunun adı stratejik bağımlılık olur.
Dış politika içerideki devlet kapasitesiyle kurulur
Kılıçdaroğlu, dış politikanın yalnızca sınır ötesinde şekillenmediğini, içerideki devlet kapasitesiyle de doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Hukuk devleti zayıfsa, kurumlar aşınmışsa, ekonomi öngörülemezse Türkiye’nin dışarıdaki sözünün de zayıflayacağını ifade etti.
Parlamentonun etkisizleşmesi, yargı bağımsızlığının tartışmalı hale gelmesi ve basın özgürlüğünün güvence altında olmaması durumunda dış politikanın güç kaybedeceğini söyledi. Bu gerçekleri hatırlatmanın yalnızca CHP’nin değil, her yurtseverin görevi olduğunu dile getirdi.
Türkiye masada tarihsel hakkıyla yer almalı
Kılıçdaroğlu, Ankara Zirvesi’nde Türkiye’nin dünyaya vereceği mesajın net olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu ancak kimsenin ileri karakolu ya da taşeronu olmadığını vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa güvenliğinin parçası olduğunu ancak Avrupa’nın çevre ülkesi değil, Avrupa’nın kendisi olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin masada kendisine yer açıldığı için değil; tarihsel hakkı, stratejik ağırlığı ve cumhuriyetin bağımsızlık iradesiyle bulunduğu mesajını vermesi gerektiğini söyledi.