Doğanay Vural, Kapadokya bölgesinin bilinmeyen yaban hayatını görüntüleyerek belgesele taşıdı. Veteriner hekim ve belgesel yapımcısı olan Vural, aylar süren takip ve gözlemler sonucunda bölgedeki birçok yabani canlıyı doğal yaşam alanlarında kayıt altına aldı.
Kapadokya’nın yalnızca peri bacaları ve balon turlarıyla tanınmaması gerektiğini belirten Vural, bölgedeki vahşi yaşamın da önemli bir doğal zenginlik olduğunu söyledi.
Balonlardan yaban hayatını görüntülediler
Doğanay Vural, Kapadokya’daki çekimlerde farklı yöntemler kullandıklarını anlattı. Bölgedeki hayvanları görüntüleyebilmek için balonlara bindiklerini belirten Vural, havadan kınalı keklikleri, tilkileri ve kuş türlerini kayıt altına aldıklarını ifade etti.
Balon çekimlerinin ardından ATV araçlarıyla bölgedeki fotokapanları kontrol ettiklerini söyleyen Vural, kurt sürüleri, tilkiler, Anadolu yer sincabı ve çeşitli yırtıcı kuş türleriyle karşılaştıklarını belirtti.
Kapadokya’da aktif bir yaban hayatı bulunduğunu göstermeyi amaçladıklarını kaydeden Vural, bölgenin doğal yaşam açısından da dikkat çekici bir yapıya sahip olduğunu dile getirdi.
Kurtlarıyla birlikte iz sürdü
Doğanay Vural, evinin bahçesinde baktığı kurtları da çekim sürecine dahil ettiğini söyledi.
“Börü” ve “Gökbörü” isimli kurtların yaklaşık 6 ay boyunca çekimlerde kendilerine eşlik ettiğini belirten Vural, atlarla yapılan iz takipleri sayesinde Kapadokya’da hangi hayvanların yaşadığını daha yakından gözlemleme fırsatı bulduklarını ifade etti.
Bölgedeki yaban hayatının insanlardan uzak ve gizli şekilde sürdüğünü belirten Vural, doğadaki izlerin dikkatli takip edilmesiyle önemli kayıtlar elde ettiklerini söyledi.
“Kapadokya ekoturizm açısından büyük potansiyele sahip”
Doğanay Vural, Kapadokya’daki vahşi yaşamın bölge turizmi açısından bir tehdit değil, yeni bir fırsat olduğunu savundu.
Bölgedeki ATV ve atlı safari turlarının ekoturizm anlayışıyla desteklenebileceğini belirten Vural, ziyaretçilere yalnızca doğal manzaraların değil, bölgede yaşayan hayvanların da tanıtılabileceğini söyledi.
Tilki, kurt, keklik ve Anadolu yer sincabı gibi türlerin Kapadokya’nın doğal kimliğinin bir parçası olduğunu ifade eden Vural, bu canlıların korunmasının hem doğaya hem de bölge ekonomisine katkı sağlayacağını dile getirdi.
Hedefinde Türkiye’nin 81 ili var
Doğanay Vural, Türkiye’nin farklı şehirlerinde bilinmeyen yaban hayatını tanıtmaya devam edeceklerini açıkladı.
Bir sonraki duraklarından birinin İstanbul olacağını belirten Vural, metropol olarak bilinen şehirde de kurt sürüleri ve geyik gibi türlerin izini süreceklerini söyledi.
Çocuklara doğayı ve yaban hayvanlarını sevdirmeyi amaçladıklarını ifade eden Vural, gençlerin yalnızca dijital dünyada değil, doğada da heyecan ve keşif yaşayabileceğini göstermek istediklerini belirtti.
Kar leoparı için 16 gün iz sürdü
Daha önce Anadolu parsı ve kar leoparı gibi görüntülenmesi zor türleri de kayıt altına aldığını söyleyen Doğanay Vural, Himalayalar’da kar leoparı görüntülemek için 16 gün boyunca zorlu şartlarda çalıştıklarını anlattı.
Eksi 35 derece soğukta ve ölüm riski taşıyan bölgelerde yapılan çekimlerin büyük zorluk içerdiğini belirten Vural, tüm bu sürecin sonunda hayvanı görüntülemenin yaşattığı heyecanın her şeye değdiğini söyledi.
Vural ayrıca ilerleyen dönemde yalnızca belgesel değil, doğa temalı dizi ve film projeleri de hazırlamak istediğini ifade etti.