İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürüttüğü soruşturmalar nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikâyet edildi. Şikâyet dilekçesini sunan Av. İsmail Sami Çakmak, Gürlek’in makamını siyasi amaçlarla kullandığını ve kamu düzenini bozduğunu savundu.
İstanbul'da 19 Mart 2025’te İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan ve dört ayrı operasyonla devam eden süreçte toplam 237 kişi gözaltına alınmıştı. CHP’nin protestolarla tepki gösterdiği bu soruşturmalar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Av. Çakmak’ın suç duyurusu dikkat çekici bir yasal karşı hamle olarak gündeme geldi.
'Adaletin gerçekleşmesi için sorumluluk aldım'
Av. Çakmak, dilekçesinde kendisini “Anayasayı koruma görevini üstlenen yurttaşlardan biri” olarak tanımlayarak, bu şikâyetin vatandaşlık sorumluluğunun gereği olduğunu belirtti. Şikâyette, Akın Gürlek’in başsavcılık makamını “iktidarın siyasi aracına dönüştürdüğü” ve Anayasa’ya açıkça aykırı davrandığı öne sürüldü.
‘Makam dalga geçilme konumuna dönüştü’
Gürlek’in emirleriyle verilen gözaltı kararlarının hukuka aykırı ve keyfi olduğu iddia edilen dilekçede, soruşturma süreçlerinde “Belediye Başkanının şoförüne ‘Niye yanındaydın?’ veya ‘Neden telefonla konuştun?’ gibi ciddi olmayan sorular sorulduğu” vurgulandı. Av. Çakmak, bu durumun yargı kurumlarının ciddiyetini zedelediğini ve adalet mekanizmasını küçülttüğünü savundu.
‘Atanması siyasi, eylemleri sistematik’
Gürlek’in daha önce Adalet Bakanlığı’nda bakan yardımcılığı yapmış olması da dilekçede eleştiri konusu oldu. Çakmak, bu geçmişin Gürlek’in siyasi bir aktör olarak hareket ettiğinin göstergesi olduğunu belirtti. “İBB Başkanlığı’nı tüm kurumlarıyla çökertmeye çalışıyor” ifadelerini kullanan Çakmak, Başsavcı’nın kamu düzenini bozduğunu ve halkın adalete güvenini sarstığını ileri sürdü.
HSK’ye mesaj: ‘Bu cesareti kimden alıyorlar?’
Dilekçenin sonunda HSK’ye yönelik sert eleştiriler de yer aldı. “Şikâyetliler bu uygulamaları yapma cesaretini nereden alıyor?” diye soran Çakmak, kamuoyunda bu cesaretin siyasi iktidar ve HSK’den geldiği yönünde bir algının oluştuğunu belirtti. “HSK bu algıyı ortadan kaldıracak mı?” sorusunu yönelten Çakmak, kurumun bu gidişatı sorgulaması gerektiğini ifade etti.
HSK’nin, dilekçeyle ilgili nasıl bir değerlendirme yapacağı merakla beklenirken, İBB soruşturmasının sadece yargı değil, siyaset ve kamuoyu açısından da yeni bir boyuta taşındığı görülüyor.