Altın fiyatlarındaki dalgalı seyir sürerken, Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş küresel gelişmelere dikkat çekerek piyasalarda yeni bir dönemin başlayabileceğini ifade etti. Memiş, ABD, Rusya ve Hindistan’dan gelen açıklamaların altın piyasasında önemli değişimlerin habercisi olabileceğini belirtti.
Rusya, ABD ve Hindistan kaynaklı gelişmeler dikkat çekiyor
Memiş’in değerlendirmesine göre, Rusya’nın 100 gram üzeri altının ülkeden çıkarılmasına yönelik kısıtlama getirmesi, fiziki altın üzerindeki kontrolün artırıldığına işaret ediyor. Bu tür adımların, küresel altın akışını ve fiyatlamayı etkileyebileceği ifade ediliyor.
ABD tarafında ise eski ABD Başkanı Donald Trump’ın altın benzeri yeni finansal araçlara yönelik açıklamalarının dikkatle izlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Hindistan’ın kendi altın piyasasını oluşturma yönündeki mesajları da mevcut sistemin sorgulandığını gösteren gelişmeler arasında yer alıyor.
“Altında yeni bir süreç başlayabilir” değerlendirmesi
Uzmanlara göre bu tür açıklamalar, altın piyasasında “yeni denge arayışı”nın işareti olabilir. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve ülkelerin rezerv politikalarındaki değişim, altın fiyatlarında sert hareketlere zemin hazırlıyor.
Memiş, piyasada günlük fiyat hareketlerinin artabileceğini belirterek, özellikle ons altın tarafında dalgalanmanın sürebileceğini ifade etti. Bu durumun yatırımcı davranışlarını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Evde altın saklayanlara güvenlik uyarısı
Memiş, fiziki altın yatırımı yapan vatandaşlara da önemli uyarılarda bulundu. Evde altın saklayanların sigorta konusunu göz ardı etmemesi gerektiğini belirten Memiş, olası hırsızlık durumlarında sigortasız altınların kaybının telafi edilemeyeceğini ifade etti.
Alternatif olarak banka kasalarının tercih edilebileceğini belirten Memiş, güvenlik açısından bu yöntemin daha korunaklı olduğunu vurguladı. Ancak bu tercihin maliyet ve güvenlik dengesi gözetilerek yapılması gerektiği kaydedildi.
Altın piyasasında “milliyetçilik” vurgusu öne çıkıyor
Uzman değerlendirmelerinde, ülkelerin altın rezervleri ve piyasaları üzerindeki kontrolünü artırmaya yönelik adımların artabileceği ifade ediliyor. Bu durum, küresel ölçekte “altın milliyetçiliği” olarak tanımlanan yeni bir yaklaşımın güçlenebileceğine işaret ediyor.
Önümüzdeki süreçte Çin ve Avrupa başta olmak üzere farklı aktörlerden de benzer adımların gelebileceği belirtilirken, altın piyasasında dalgalı ve belirsiz bir dönemin devam edebileceği öngörülüyor.