Ekonomi

Hükümetten konkordato hamlesi: Kapılar kapanıyor, şartlar ağırlaşıyor

2025 yılında 2 binin üzerine çıkarak tarihi zirvesini gören konkordato başvuruları için hükümet düğmeye bastı; sistemin bir kaçış mekanizması olarak kullanılmasını engelleyecek yasal paket yolda.

Abone Ol

Bloomberg’in haberine göre hükümet, son yıllarda hızla artan ve 2025’te 2 binin üzerine çıkarak rekor kıran konkordato başvurularının sistematik biçimde istismar edilmesini önlemek amacıyla kapsamlı bir yasal düzenleme hazırlıyor. Taslak çalışmada, konkordato mekanizmasının daha sıkı kurallara bağlanması ve suistimallerin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Başvurular rekor kırdı, kabul oranı düştü

Adalet Bakanlığı’nın Bloomberg’e verdiği bilgilere göre, Türkiye’de konkordato başvurularında son yıllarda dalgalı ancak genel olarak yükselen bir seyir izlendi.

2021 yılında 875 firma konkordato başvurusunda bulunurken, bu sayı 2022 ve 2023’te gerileyerek 2023’te 516’ya düştü. Ancak 2024’ten itibaren tablo tersine döndü. 2024’te 1.208 olan başvuru sayısı, 2025’te 2.008’e yükselerek tarihi zirveye ulaştı.

Buna karşın kabul edilen konkordato taleplerinin sayısı aynı oranda artmadı. 2021’de 223 başvuru kabul edilirken, bu sayı 2024’te 100, 2025’te ise 164 olarak kayıtlara geçti. Bu durum, konkordato taleplerinin önemli bir bölümünün mahkemeler tarafından reddedildiğini ortaya koydu.

Geçici mühlet kısaltılacak, tekrar başvuruya sınır gelecek

Bloomberg’in incelediği taslak düzenlemeye göre, konkordato süreçlerinde mahkemeler tarafından verilen geçici mühlet süreleri kısaltılacak. Mevcut uygulamada 5 aya kadar çıkabilen toplam geçici mühlet süresinin 4 aya indirilmesi planlanıyor.

Ayrıca, konkordato komiserinin hazırladığı ön raporun 3 hafta içinde tamamlanması zorunlu hale getirilecek. Bu sayede sürecin daha hızlı ve etkin yürütülmesi amaçlanıyor.

Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri ise tekrar başvurulara getirilecek kısıtlama. Buna göre, bir şirketin konkordato talebi reddedildiyse, mali yapısında somut ve belgelenmiş bir değişiklik olmadığı sürece yeniden başvuru yapması mümkün olmayacak.

Kurtarılması mümkün olmayan şirketler için iflas yolu

Taslakta yer alan bir diğer önemli düzenleme, konkordatonun başarıya ulaşmasının açıkça mümkün görülmediği durumları kapsıyor. Bu çerçevede mahkemeler, kurtarılması mümkün olmayan şirketler için doğrudan konkordato talebinin reddine karar verebilecek.

Borçlunun, borca batık durumda bulunan bir sermaye şirketi ya da kooperatif olması halinde ise mahkeme resen iflas kararı verebilecek. Böylece konkordato yoluyla sürecin uzatılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Hükümet: “İstismar şikayetleri geliyor”

Muhalefet, konkordato başvurularındaki artışı ekonomideki bozulmanın göstergesi olarak yorumlarken, hükümet mekanizmanın kötüye kullanılmaya başlandığını savunuyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İstismar eden firmalar olduğuna dair şikayetler geliyor. Adalet Bakanlığımızla konuştuk, ortak bir çalışma grubu üzerinden değerlendiriyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Şimşek’in işaret ettiği yasal düzenleme çalışmalarının, Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğü ve önümüzdeki günlerde TBMM’ye sunulmasının planlandığı belirtiliyor.

Denetim mekanizması da sertleşiyor

Konkordato süreçlerine paralel olarak denetim tarafında da ciddi adımlar atıldı. Kamu Gözetimi Kurumu (KGK), konkordatoyu suistimal edecek şekilde rapor düzenlediği tespit edilen 10 denetim kuruluşunun faaliyet iznini iptal etti.

Ayrıca 14 denetim kuruluşuna toplam 82,1 milyon lira idari para cezası uygulandı. KGK’nın 7 denetim kuruluşu hakkında incelemelerinin ise halen sürdüğü bildirildi.

Hükümet cephesi, hem yasal düzenleme hem de denetim adımlarıyla konkordatonun gerçekten zor durumdaki firmalar için bir kurtarma mekanizması olarak kalmasını, sistemin kötüye kullanılmasının ise engellenmesini amaçlıyor.