Dr. Kulaoğlu, hastalığın erken tanısının eklem hasarını önlemede büyük önem taşıdığını vurgulayarak, artrit belirtilerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
200’DEN FAZLA ARTRİT TÜRÜ VAR
Dr. Kulaoğlu, artritin genel olarak eklemleri etkileyen ağrılı rahatsızlıkların tanımlandığı bir terim olduğunu belirtti.
“Artrit aslında tek bir hastalık değildir. 200’ü aşkın tipi vardır. En yaygın olanları osteoartrit ve romatoid artrittir. Artrit, genellikle yaşlı bireylerde görülse de gençleri ve hatta çocukları da etkileyebilmektedir. Yaklaşık 1000 çocuktan biri artrit hastasıdır.”
Kulaoğlu, artritin tüm türlerinde görülebilen temel belirtilerin eklem ağrısı, tutukluk, şişlik ve hareket kısıtlılığı olduğunu ifade etti.
ROMATOİD ARTRİT: VÜCUDUN KENDİNE SALDIRDIĞI BİR HASTALIK
Romatoid artriti, mikropsuz iltihaplı romatizma olarak tanımlayan Dr. Kulaoğlu, hastalığın nedeni tam olarak bilinmese de bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücut dokularına saldırması sonucu ortaya çıktığını söyledi.
“Romatoid artrit kronik, sistemik ve enflamatuar bir hastalıktır. En çok eklemleri tutar; eklem zarında (sinovyum) iltihap oluşur. Bu dokular zamanla çoğalarak kemiğe ve kıkırdağa zarar verir, şekil bozukluklarına (deformitelere) yol açar.”
Kulaoğlu, hastalığın genellikle simetrik şekilde ilerlediğini, yani vücudun her iki tarafındaki eklemlerde benzer etkiler görüldüğünü belirtti.
BELİRTİLER YAVAŞ VE SİNSİ BAŞLAYABİLİR
Romatoid artritin başlangıcında, hastalarda eklem ağrısı, şişlik ve tutukluk gibi belirtiler oluştuğunu kaydeden Kulaoğlu, şu bilgileri paylaştı:
“Hastalık genellikle sinsi başlar. İlk olarak eller, bilekler ve dizler etkilenir. Birkaç hafta veya ay içinde vücudun her iki tarafındaki eklemler tutulur. Sabahları eklemlerde belirgin tutukluk olur ve bu, artritin en karakteristik bulgularından biridir.”
TANIDA KAN TETKİKLERİ ÖNEMLİ
Romatoid artrit tanısında Romatoid Faktör (RF) ve Anti-CCP antikoru testlerinin önemli olduğunu vurgulayan Dr. Kulaoğlu,
“Anti-CCP antikoru, romatoid artrit için yüzde 98 oranında özgüldür. Ayrıca ESR (eritrosit sedimantasyon hızı) ve CRP (C-reaktif protein) gibi iltihap belirteçleri de genellikle yüksek çıkar” dedi.
EKLEM DIŞI BELİRTİLER DE GÖRÜLEBİLİR
Kulaoğlu, romatoid artritin yalnızca eklemleri değil, tüm vücudu etkileyen sistemik bir hastalık olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:
“Bazı hastalarda ateş, halsizlik, kilo kaybı, lenf bezi büyümesi, cilt lezyonları, göz iltihabı, kalp, akciğer ve sinir sistemi tutulumu görülebilir. Bu tür durumlarda multidisipliner takip gerekir.”
TEDAVİDE AMAÇ HASTALIĞI KONTROL ALTINA ALMAK
Romatoid artritin tamamen iyileştirilemediğini ancak uygun tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini vurgulayan Dr. Kulaoğlu,
“Tedavide amaç, eklem hasarını durdurmak ve iltihabı azaltmaktır. Bunun için uzun etkili ilaçlar ve son yıllarda geliştirilen biyolojik tedaviler kullanılmaktadır. Tüm bu ilaçların düzenli doktor takibiyle kullanılması gerekir” dedi.
Hastaların alevli dönemlerde istirahat etmesi, diğer dönemlerde ise düzenli egzersiz yapması gerektiğini belirtti.
GÜNLÜK YAŞAMDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Uzm. Dr. Oğuz Kulaoğlu, eklemlerde deformiteyi önlemek için hastaların bazı davranışlara dikkat etmesi gerektiğini ifade etti:
Küçük eklemler yerine büyük eklemleri kullanın (Kapıyı elinizle değil kolunuzla itin).
Yükü tek ekleme değil, birkaç ekleme dağıtın.
Eklemlerinizi doğal pozisyonlarda kullanın, aşırı bükme ve zorlamalardan kaçının.
Gerekli durumlarda “splint” adı verilen atel ve destek cihazlarından faydalanın.
Bazı ileri vakalarda cerrahi müdahaleler gerekebileceğini de hatırlatan Kulaoğlu, “Tedavinin her aşamasında hekim ve hasta arasında güçlü bir iş birliği çok önemlidir” dedi.
DÜZENLİ TAKİP, SAĞLIKLI YAŞAMIN ANAHTARI
Romatoid artritin yaşam boyu takip gerektiren bir hastalık olduğunu belirten Kulaoğlu, düzenli kontrollerin, sağlıklı beslenmenin ve hareketli yaşamın tedavinin başarısında belirleyici rol oynadığını söyledi.
Bu bilgilendirme kapsamında Çorum Özel Hastanesi, 12 Ekim Dünya Artrit Günü vesilesiyle vatandaşlara erken tanı, düzenli tedavi ve egzersizin önemini bir kez daha hatırlattı.
Uzm. Dr. Oğuz Kulaoğlu, “Her eklem ağrısı geçicidir diye düşünülmemeli. Erken başvuru, hayat boyu hareket kabiliyetini korumanın en güçlü yoludur.” ifadelerini kullandı.