Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Ümit Savaşçı, mevsimsel gribin her yıl dünya genelinde 1 milyar kişiyi etkilediğini, yaklaşık 5 milyon vakada hastalığın ağır seyrettiğini ve gribe bağlı komplikasyonlar nedeniyle her yıl yaklaşık 500 bin kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Özellikle zatürre gibi komplikasyonların risk gruplarında ölümcül seyredebileceğini vurgulayan Savaşçı, gripten korunmanın en etkili yolunun aşı olduğunu söyledi.
Uzman, grip aşısının 6 aydan büyük herkese önerilebileceğini belirtti. Risk grubundaki kişilerin, kendileriyle yakın temaslıların ve sağlık çalışanlarının aşıda öncelik taşıdığını, böylece hem bireysel koruma hem de toplumdaki bulaş zincirinin kırılmasına katkı sağlandığını ifade etti.
Aşı zamanı: En uygun dönem ne, geç kalanlar ne yapmalı?
Grip salgınları her yıl eylül–ekim döneminde başlıyor, aralık–ocak aylarında zirveye çıkıyor ve etkinlik nisan–mayıs aylarına kadar sürüyor. Prof. Dr. Savaşçı, risk grubundaki kişilerin eylül–ekim aylarından itibaren güncel aşılarla aşılanması gerektiğini, aşılanmamış olanların ise mart ayı sonuna kadar aşı olabileceğini belirtti.
Aşının koruyuculuğu ortalama 6–8 ay sürüyor. Bu nedenle aşıyı grip sezonu başlamadan yaptırmak, zirve dönemde en yüksek antikor düzeyine sahip olmayı sağlıyor; ancak sezon içinde gecikmiş uygulamalar da hastalığın ağır seyretmesini ve komplikasyonları azaltma açısından anlamlı fayda sunuyor.
Neden her yıl aşı olmak gerekiyor?
Grip virüsü her sezon küçük yapısal değişiklikler geçiriyor. Bu değişimler, geçirilmiş hastalığın veya önceki aşıların sağladığı bağışıklığın bir sonraki sezon için yeterli olmamasına yol açıyor. Prof. Dr. Savaşçı, bu nedenle mevsimsel gribe karşı etkin korunma için her yıl aşı yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Aşı içerikleri, Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel izleme verileri doğrultusunda her yıl güncelleniyor. Böylece dolaşımda olması beklenen suşlara karşı en yüksek koruma hedefleniyor ve toplumsal bağışıklık düzeyi güçlendiriliyor.
Kimler yüksek risk altında ve mutlaka aşılanmalı?
Uzman, 50 yaş üstü yetişkinler ve 5 yaş altı çocukların gribin ağır seyredebileceği grupların başında geldiğini belirtti. Akciğer ve kalp hastalıkları, diyabet, böbrek veya karaciğer yetmezliği gibi kronik hastalıkları olanlar ile bağışıklık sistemi zayıf kişiler (doğumsal nedenler, AIDS, kanser veya immünsüpresif ilaç kullanımı) için aşı özellikle önem taşıyor.
Gebeler, 6–59 ay arası çocuklar, 6 ay–18 yaş aralığında uzun süreli aspirin kullananlar, obezitesi olanlar, sağlık personeli ve 6 aydan küçük bebeklerle yakın teması olanlar da öncelikli grupta yer alıyor. Ayrıca 5 yaş altı ve 50 yaş üstü kişilerin ev temaslıları ile bakım verenlerin aşılanması, kırılgan bireylerin korunmasına doğrudan katkı sağlıyor.
Zatürre riski ve kombinasyon stratejisi: Grip ve pnömokok aşısı
Gribin en ciddi komplikasyonlarından biri zatürre. Prof. Dr. Savaşçı, risk gruplarında pnömokok kaynaklı zatürreye karşı uygun kişilere pnömokok aşısının da önerildiğini hatırlattı. Uygun aralıklarla yapılan pnömokok aşısı ile grip aşısının birlikte planlanması, özellikle ileri yaş ve kronik hastalığı olan bireylerde hastane yatışlarını ve ölüm riskini azaltabiliyor.
Aşıların birlikte uygulanması, hekimin planladığı takvim çerçevesinde güvenle yapılabiliyor. Böylece hem viral enfeksiyonun tetiklediği bakteriyel zatürre riski düşüyor hem de sağlık sistemine binen yük azaltılıyor.
Toplum sağlığı açısından neden kritik?
Grip; işe devamsızlık, sağlık hizmeti kullanımı ve komplikasyonların yol açtığı maliyetlerle ciddi ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğuruyor. Her yıl tekrarlanan aşılamayla vakaların ve ağır seyir olasılığının azaltılması, yoğun bakım ihtiyacını ve ölümleri belirgin biçimde düşürmeye yardımcı oluyor.
Risk gruplarının yanı sıra, bu kişilerle aynı ortamı paylaşanların da aşılanması zincir koruması sağlıyor. Bu “çevresel bağışıklık” yaklaşımı, bebekler ve bağışıklığı baskılanmış bireyler gibi aşı etkinliği sınırlı olabilecek gruplarda ek bir güvenlik katmanı oluşturuyor.