Fransa son haftalarda, ülkenin kültürel mirasını hedef alan ardı ardına müze soygunlarıyla gündeme geldi. Binlerce turistin ziyaret ettiği dünyaca ünlü Louvre Müzesi’nden çalınan paha biçilemez tarihi eserler, ülke genelinde güvenlik sistemlerinin yetersizliğini tartışmaya açtı.
Paris’te yaşanan olayların ardından uzmanlar, Fransa’daki müzelerin güvenlik protokollerinin güncellenmesi gerektiğini vurgularken kamuoyunda “ülke tarihine sahip çıkılamıyor” eleştirileri yükseldi. Kültürel değerleri tehdit eden bu olaylar, hem maddi hem manevi büyük bir kaybı beraberinde getiriyor.
Louvre Müzesi Soygunu: 7 Dakikada 88 Milyon Avroluk Kayıp
19 Ekim sabahı Paris’teki dünyaca ünlü Louvre Müzesi’nde gerçekleşen büyük soygun, film sahnelerini aratmadı. Sen Nehri kıyısında yer alan Kraliyet mücevherlerinin sergilendiği Apollo Galerisi’ne sabah 09.00 civarında giren dört kişilik çete, yalnızca yedi dakikada dokuz tarihi eseri çaldı.
Mekanik merdivenli bir kamyonet yardımıyla müze balkonuna çıkan hırsızlar, camları keserek içeri girdi. Kaçış sırasında 3. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugenie’ye ait taç düşerek hasar aldı. Çalınan eserlerin toplam değerinin 88 milyon avro olduğu tahmin ediliyor. Sayıştay’ın raporuna göre müzede güvenlik standartlarının sağlanmasında ciddi gecikmeler yaşanması, olayın kolaylaşmasına neden oldu.
Cognacq-Jay Müzesi Soygunu: Aydınlanma Dönemi Eserleri Hedefte
Paris’in 3. bölgesindeki Cognacq-Jay Müzesi de soygun dalgasından nasibini aldı. 20 Kasım 2024 sabahı gerçekleşen olayda, Aydınlanma dönemine ait altın ve değerli taşlarla süslü yedi tütün kutusu çalındı. Eldivenli ve kapüşonlu dört hırsızın sopa ve baltalarla camları kırarak sergiye girdiği belirlendi.
Paris Müzeleri yönetimi, güvenlik ekiplerinin çabaları sonucunda çalınan yedi kutudan beşinin bulunduğunu, ancak ikisinin hâlâ kayıp olduğunu açıkladı. Olay, Fransa’da müzelerin güvenlik kameraları ve alarm sistemlerinin yetersizliğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Doğa Tarihi Müzesi’nden 6 Kilo Altın Çalındı
Paris’teki Doğa Tarihi Müzesi’nde 16 Eylül’de yaşanan hırsızlık, ülkede büyük yankı uyandırdı. Yaklaşık 6 kilogram külçe altının sergilendiği bölümden değerli parçalar gece yarısı çalındı. Müzede görevli bir temizlikçinin ihbarı üzerine güvenlik ekipleri devreye girdi.
Soruşturma kapsamında 2001 doğumlu Çinli bir kadın Barselona’da yakalanarak Fransa’ya iade edildi. Çalınan külçeler arasında 18. yüzyılda Bolivya’nın bağışladığı, 1833’te Rus Çarı I. Nikola’nın hediye ettiği ve 19. yüzyılda Kaliforniya ile Avustralya’dan getirilen parçalar yer alıyordu. Tarihi değeri yüksek külçelerin izine henüz rastlanmadı.
Denis Diderot Aydınlanma Evi Müzesi Soygunu: 2 Bin Madeni Para Kayboldu
Fransa’nın kuzeydoğusundaki Langres kentinde bulunan Denis Diderot Aydınlanma Evi Müzesi, 20 Ekim sabahı hırsızların hedefi oldu. 18. ve 19. yüzyıla ait altın ve gümüş madeni paralardan oluşan koleksiyon çalındı. Müze kapısının zorlandığı ve vitrinlerin kırılarak açıldığı tespit edildi.
Yaklaşık 2 bin madeni paradan oluşan koleksiyonun maddi değerinin 90 bin avro civarında olduğu bildirildi. Hırsızlık, müzenin pazartesi günü ziyarete kapalı olduğu bir günde gerçekleştiği için çalışanlar olayı sabah fark etti. Langres Belediyesi, müzenin ikinci bir emre kadar kapalı kalacağını duyurdu.
Fransa Kültürel Mirasını Nasıl Koruyacak?
Art arda yaşanan bu soygunlar, Fransa’nın kültürel miras yönetiminde ciddi zafiyetler bulunduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre ülke genelindeki müzelerin güvenlik sistemlerinin dijital dönüşüme uygun hale getirilmesi, alarm ve gözetim teknolojilerinin yenilenmesi gerekiyor.
Kültürel miras koruma uzmanı Jean-Luc Bertrand, “Bu olaylar sadece birer hırsızlık değil, ulusal hafızanın parçalanmasıdır. Her eser, Fransa tarihinin bir sayfasıdır” ifadelerini kullandı. Louvre başta olmak üzere birçok müze, yaşanan olayların ardından güvenlik önlemlerini artırma kararı aldı.
Kültür Bakanlığı’ndan Güvenlik Seferberliği
Fransa Kültür Bakanlığı, son olayların ardından kapsamlı bir güvenlik seferberliği başlattı. Bakanlık, müzelerdeki denetim sistemlerinin güçlendirilmesi, gece vardiyalarında personel sayısının artırılması ve taşınabilir eserlerin depolama koşullarının yenilenmesi için özel bütçe ayırdı.
Fransa’nın kültürel mirası üzerindeki bu tehditler, ülkeyi sadece maddi kayıplarla değil, tarihsel sorumluluk açısından da zorluyor. Paris sokaklarında yankılanan soru ise net: “Fransa, geçmişine sahip çıkabilecek mi?”