Ekonomi

Enflasyon beklentileri yeniden yükseldi: TCMB anketinde kritik detaylar

Kasım ayına ait beklenti anketi açıklandığında tablo önce sakin görünse de rakamların yönü piyasanın dikkatini çabucak üzerine çekti. Kısa ve orta vadede artışa işaret eden veriler, katılımcıların fiyat istikrarına ilişkin neyi öngördüğüne dair yeni sorular doğurdu. Ekonomideki bu eğilimin ne anlama geldiği merak konusu oldu.

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Kasım ayına ilişkin Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını yayımladı. Veriler, piyasadaki enflasyon beklentilerinin tüm vadelerde yeniden yukarı yönlü hareket ettiğini gösterdi.

Ankette 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon tahmini yüzde 23,49’a çıktı. Bir önceki dönemde bu beklenti yüzde 23,26 seviyesindeydi. Beklentilerdeki artışın sürmesi, önümüzdeki yıl fiyat istikrarına yönelik belirsizliğin devam ettiğine işaret etti.

24 Aylık Beklenti ve Yıl Sonu TÜFE Tahmini de Arttı

Piyasa katılımcılarının 24 ay sonrası için öngördüğü enflasyon oranı yüzde 17,36’dan yüzde 17,69’a yükseldi. Orta vadeye ilişkin bu artış, beklentilerdeki yukarı yönlü eğilimin sürdüğünü ortaya koydu.

Yıl sonu TÜFE beklentisi de yüzde 31,77’den yüzde 32,2’ye çıktı. Bu veri, yılın kalan dönemine ilişkin fiyat artışı beklentilerinin güçlendiğini gösteriyor.

Faiz Beklentilerinde Sınırlı Yükseliş

BİST Repo ve Ters Repo Pazarı’nda cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi yüzde 39,15’ten yüzde 39,35’e çıktı. Faiz tarafındaki hareket sınırlı kaldı ancak beklentilerde yukarı yönlü bir değişim gerçekleşti.

Aralık ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için politika faizi tahmini yüzde 38,28 olarak kaydedildi. Katılımcıların önemli bir bölümü para politikasında sıkı duruşun korunacağı görüşünde birleşti.

Anket Sonuçları Piyasaya Ne Söylüyor?

Veriler, hem kısa hem orta vade için enflasyon beklentilerinin yeniden yukarı yöneldiğini gösterirken, ekonomik aktörlerin fiyat istikrarına ilişkin endişelerinin sürdüğünü ortaya koyuyor. Beklentilerdeki bu eğilim, önümüzdeki aylarda para politikası ve finansal koşullara yönelik tartışmaların gündemde kalacağını işaret ediyor.