Ekonomi

Emekliye kötü haber olabilir: Yeni sistemde o kişiler kapsam dışı kalacak

Emeklinin beklediği intibak ve kök maaş yerine yeni formül masada. Mevcut yapının alarm verdiğini belirten uzmanlar, sistemdeki büyük kırılganlığı açıkladı.

Abone Ol

Düşük zam oranları ve taban maaş uygulamasına yönelik tepkilerin arttığı bir dönemde, Hazine destekli maaş tamamlama sisteminin sonlandırılarak “gelir ve ihtiyaç odaklı” yeni bir modele geçileceği iddiaları kamuoyunda tartışılmaya başlandı. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, emekli aylıklarının 28 bin TL’ye tamamlanmasını öngören kulis bilgileri üzerinden sistemin yapısal sorunlarına dikkat çekti. Karakaş, kapsamlı bir reform yapılmadan düşük emekli maaşı sorununun çözülemeyeceğini söyledi.

Mevcut sistem alarm veriyor

Karakaş, sosyal güvenlik sisteminin uzun süredir yapısal sorunlar ürettiğini ve geçici sosyal yardım uygulamalarıyla ayakta tutulmaya çalışıldığını belirtti. Hazine destekli maaş tamamlama modelinin yedi yıldır uygulandığını hatırlatan Karakaş, bu yöntemin sistemi daha kırılgan hale getirdiğini savundu.

Emekli maaşlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını ifade eden Karakaş, mevcut yapının prim-maaş dengesi açısından adaletsizlik ürettiğini dile getirdi. Ona göre, sosyal yardım niteliğindeki destekler sorunu ötelemekten öteye geçmiyor.

Maaş odaklı modelden gelir odaklı yapıya geçiş

Kulislerde konuşulan yeni modelin “maaş odaklı” sistemden “gelir ve ihtiyaç odaklı” bir sosyal yardım temelli yapıya geçişi öngördüğünü aktaran Karakaş, bu yaklaşımın emekliler arasında rahatsızlık oluşturduğunu söyledi. Emeklilerin beklentisinin sosyal yardım değil, ödedikleri primlerin karşılığı olduğunu vurguladı.

Karakaş, “Az prim öde, devlet tamamlasın anlayışı yaygınlaşıyor” değerlendirmesinde bulunarak, bu durumun sistemde moral ve motivasyon kaybına yol açtığını belirtti. Özellikle uzun yıllar yüksek prim ödeyen kesimde ciddi bir memnuniyetsizlik oluştuğunu ifade etti.

Yeni sistemin kaybedenleri kimler olabilir

Karakaş’a göre, gelir ve ihtiyaç odaklı modele geçilmesi halinde geliri sınırda olan emekliler dezavantajlı duruma düşebilir. Belirlenen gelir kriterinin biraz üzerinde kalan kişilerin destek dışında kalması, yeni bir adaletsizlik algısı yaratabilir.

Ayrıca yüksek prim ödeyen çalışanlar açısından da sistemin caydırıcı etkiler doğurabileceği uyarısında bulundu. Çok çalışan ile az prim ödeyen arasında farkın kapanmasının, uzun vadede prim ödeme motivasyonunu zayıflatabileceğini dile getirdi.

Emeklilerin yanıt beklediği başlıklar

Karakaş, milyonlarca emeklinin cevap aradığı temel sorunları da sıraladı. İntibak düzenlemesinin hayata geçirilmemesi nedeniyle aynı primle farklı yıllarda emekli olanlar arasındaki maaş farkının sürdüğünü belirtti.

Kök maaş uygulaması nedeniyle yüzdelik zamların bazı emekliler için fiilen “sıfır zam” anlamına geldiğini vurguladı. Aylık Bağlanma Oranları’nın düşmesiyle uzun süre çalışanların daha düşük maaş alması eleştirisinin de devam ettiğini ifade etti.

Reform yapılmazsa sorun derinleşir

Karakaş, emekli maaşının bir lütuf değil, yıllarca ödenen primlerin yasal karşılığı olduğunun altını çizdi. Emeklilik sisteminin bir sosyal yardım mekanizmasına dönüştürülmemesi gerektiğini savundu.

Kalıcı çözümün, prim ile maaş arasında adil bir denge kurulmasından geçtiğini belirten Karakaş, kapsamlı bir reform yapılmadığı takdirde hem emeklilerin hem de siyasi karar vericilerin uzun vadede kaybedeceğini ifade etti. Ona göre, emeklilik sistemi bir “geçindirme” değil, hak teslimi mekanizması olarak yeniden yapılandırılmalı.