Hurun Global Rich List’in yayımladığı son rapor, dünya genelindeki milyarder sayısının rekor seviyeye ulaştığını ortaya koydu. Verilere göre ABD, 870 milyarderle listenin zirvesinde yer alırken, onu 823 milyarder ile Çin ve 284 milyarder ile Hindistan takip etti. Türkiye ise 31 milyarder ile ilk 20 ülke arasında yer aldı.
Rapor, küresel ekonomide servet yoğunlaşmasının hızlandığını ve zengin-yoksul arasındaki gelir farkının giderek büyüdüğünü vurguluyor. Orta sınıfın küçülmesi ve servetin dar bir kesimde yoğunlaşması, ekonomik eşitsizlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.
En çok milyardere sahip ülkeler
Hurun Araştırma Enstitüsü verilerine göre, milyarder sayısında ilk 10 ülke şu şekilde sıralandı:
ABD: 870 milyarder
Çin: 823 milyarder
Hindistan: 284 milyarder
Birleşik Krallık: 150 milyarder
Almanya: 141 milyarder
İsviçre: 116 milyarder
Rusya: 89 milyarder
Fransa: 72 milyarder
İtalya: 69 milyarder
Türkiye: 31 milyarder
Bu sıralama, ABD ve Çin’in küresel servet dağılımında açık ara önde olduğunu gösteriyor. Hindistan ise son yıllarda hızlı ekonomik büyüme ve teknoloji yatırımlarıyla üçüncü sıradaki yerini sağlamlaştırmış durumda.
Türkiye’nin en zenginleri (Forbes 2025 verileri)
Forbes’un Nisan 2025’te yayımladığı Türkiye’nin en zenginleri listesinde ilk 10 isim şu şekilde:
Murat Ülker – 5,5 milyar dolar
Şaban Cemil Kazancı – 4,3 milyar dolar
Uğur Şahin – 4,3 milyar dolar
Eren Özmen – 4 milyar dolar
Fatih Özmen – 3,8 milyar dolar
İpek Kıraç – 3,2 milyar dolar
Erman Ilıcak – 3,1 milyar dolar
Semahat Sevim Arsel – 3,1 milyar dolar
Ferit Faik Şahenk – 2,8 milyar dolar
Mustafa Rahmi Koç – 2,8 milyar dolar
Bu liste, Türkiye’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren iş insanlarının küresel servet liginde önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koyuyor. Gıda, enerji, sağlık, havacılık ve inşaat gibi farklı alanlardan gelen bu isimler, ülke ekonomisinin çeşitliliğini de yansıtıyor.
Servet artışı ve eşitsizlik tartışmaları
Ekonomistler, milyarder sayısındaki artışın servet dağılımındaki adaletsizliği derinleştirdiğini belirtiyor. Servetin dar bir kesimde toplanması, gelir dağılımı eşitsizliğini artırırken, orta sınıfın ekonomik gücünü zayıflatıyor.
Hurun raporu, servet artışının önemli bölümünün teknoloji, finans, enerji ve gayrimenkul sektörlerinden geldiğini gösteriyor. Ancak bu büyüme, küresel çapta ekonomik dengelerin yeniden şekillenmesine ve sosyal adalet politikalarının daha fazla tartışılmasına yol açıyor.