Ünlü gazeteci Cüneyt Özdemir, annesinin cenaze töreni sonrasında yaptığı yayında bir isme parantez açtı. Cenaze namazı öncesi dinlediği vaazdan etkilendiğini belirten Özdemir'in sözleri kentte gündem oldu. Peki, Cüneyt Özdemir'in bahsettiği Zeki Hoca kim ve ne söyledi? İşte o konuşmanın yankıları ve detaylar...
Çorumlu gazeteci Cüneyt Özdemir, geçtiğimiz günlerde vefat eden annesi Hamiyet Özdemir’i son yolculuğuna uğurladı. Cenaze töreninin ardından kendi Youtube kanalında "Hamiyet Özdemir’e veda" başlığıyla duygusal bir yayın gerçekleştiren Özdemir, cenaze sürecinde yaşadıklarını takipçileriyle paylaştı. Yayında özellikle bir isme ayırdığı bölüm dikkatlerden kaçmadı. Özdemir, Akşemseddin Camii Müezzini Zeki Akbutu’nun cenaze namazı öncesindeki vaazından övgü dolu sözlerle bahsetti.
Gazeteci Özdemir, öğle namazı öncesinde yaklaşık 10 dakika boyunca dinlediği Zeki Akbutu Hoca’nın hitabetinden ve yaklaşımından etkilendiğini ifade etti. Bu sözlerin ardından Çorum kamuoyunda Zeki Hoca ismi merak konusu oldu. Özdemir’in tespitleri, din görevlilerinin toplum üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirdi.
CÜNEYT ÖZDEMİR HANGİ İFADELERİ KULLANDI?
Özdemir'in yayını sonrasında Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü Sivil Savunma Uzmanı Mahir Odabaş, konuyu farklı bir boyuttan ele aldı. Kentin tanınan simalarından olan Odabaş, gazetecinin Zeki Akbutu hakkındaki izlenimlerini değerlendirdi. Odabaş, bir din görevlisinin cenaze gibi hassas anlarda sergilediği tutumun önemine işaret etti.
MAHİR ODABAŞ O SÖZLERİ NASIL YORUMLADI?
Mahir Odabaş, yaşanan bu diyaloğun ve etkileşimin, din görevlilerinin hazırlıklı olmasının önemini ortaya koyduğunu belirtti. Konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle Cüneyt Özdemir Bey'in annesine rahmet diliyorum. Akabinde Zeki Akbatu Bey'i kalbi tebrik ediyorum. Sevdiğini kaybeden insanın ilk konuşması çok önemlidir. Onda riya, gösteriş, abartı yoktur. Tamamen doğal gelişir. Ayrıca insanın sevdiğinin musallada yattığı anlar o insan için en zayıf olduğu anlardır. İyi bir din adamı bunu daha güzel şekilde değerlendirebilir. Olması gereken de budur. Hatta özellikle imamlar, müftüler, (müdürler, uzmanlar vb.) her an cebinde hafızasında en az 30 dakika konuşabilecek şekilde etkileyici bilgi notu olması gerekir. Beklenmedik zamanda beklenmedik cemaat, dinleyici gelebilir. Bu da fırsata dönüşüverir 30 sene uğraşıp duyuramadığını 30 dakikada dünyaya duyurabilirsin. Daha çok imamlara, müftülere ve hayali olan memurlara hitaben kaleme aldığım Hayallerin Peşihde-1 kitabımda bu konulara özel bölüm ayırmıştım."
Odabaş ayrıca, bazen plansız gelişen kısa bir sohbetin bile büyük etkiler yaratabileceğine değinerek, "Belki hiç akılda olmayan insanlar 10 dakika bir sohbete denk gelmekle caminin müdavimleri arasına girebilir.... Örnekleri çoktur..." şeklinde konuştu.