İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen Kamu-Sivil Toplum Kuruluşu (STK) İşbirliği Projesi kapsamında Çorum’da geniş katılımlı bir organizasyon gerçekleştirildi. Toplam 20 pilot ilde hayata geçirilen "Sivil Toplum Günleri" ile devlet kurumları ve sivil inisiyatifler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor.
KAMU VE STK TEMSİLCİLERİ AYNI MASADA
Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde üniversite, kamu ve STK temsilcileri bir araya geldi. İş birliğini aksatan engellerin belirlenmesi ve çözüm yollarının tartışıldığı oturumlarda, iyi uygulama örnekleri paylaşıldı. Katılımcılar, derneklerin yasal sorumlulukları, yardım toplama usulleri ve proje ortaklıkları gibi konularda yol haritası belirlemek üzere atölye çalışmalarına katıldı.
KARAR MEKANİZMALARINDA ORTAKLIK VURGUSU
Çorum İl Dernekler Müdürü Mustafa Bayrak, sivil toplumun artık demokrasinin ve hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguladı. İhtiyaç sahiplerinden dezavantajlı gruplara kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren kuruluşların, kamunun önemli bir partneri haline geldiğini belirtti.
Bayrak, karar alma süreçlerinde ortak hareket etmenin önemine değinerek, “Aynı şekilde bu karar mekanizmalarında görev alan kamu personelinin de sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışma, ortak proje yürütme, işbirliğinin geliştirilmesi, güçlendirilmesi noktasında ilerleme kaydetmesi kamu açısından da önemli bir kazanç olacaktır. Bu noktada ülkemiz ve Avrupa Birliği tarafından fonlanan ve Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen 'Kamu-STK İşbirliği İçin Kamu Sektörünün Güçlendirilmesi Teknik Yardım Projesi'nin kamu ile sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir işbirliği ve güçlü iletişi sağlama da önemli rol oynayacağı aşikardır” dedi.
BÜTÇE 2.6 MİLYON EURO
Dernekler Dairesi Başkan Yardımcısı Ahmet Türküz ise projenin mali boyutuna ve hedeflerine dikkat çekti. Türküz, projenin kapsamını şu sözlerle anlattı:
“Projenin amacı kamu ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini artırmak. Sivil toplum günleri 20 ilde gerçekleştirilecek. Bin 500 kamu personeli eğitilecek. Kamu ve STK temsilcilerinin Avrupa ülkelerinde kamu-STK işbirliğini nasıl yürütüldüğünü görmeleri açısından 6 ülkeye ziyaret yapılacak. Yine kamu-STK işbirliğini geliştirmek üzere bir bilgi merkezi oluşturmak istiyoruz. Proje sonunda sivil toplum algı raporu oluşturacak. Sivil toplumun geliştirilmeleri ile ilgili AB projleri çok yaygın olarak yürütülüyor. Bu sayede sivil toplumun kapasitesinin artırılması, her alanda daha etkin roller üstlenmesi sağlanıyor. Ancak kamuda bu alanda bir eksiği var. Kamu ve STK işbirliği alanında ihtiyaç olduğu görüldü. Kamu ile STK arasında zamanında iyi bir bağ kurulamadığı düşünüldü ve bu proje gerçekleştirildi”
CAMİ VE OKUL DERNEKÇİLİĞİNDEN ÇIKMAMIZ LAZIM
Vali Yardımcısı Ayhan Özkan, Türkiye'deki dernekçilik kültürünü eleştirerek Fransa örneğini verdi. Alışılagelmiş yapıların dışına çıkılması gerektiğinin altını çizen Özkan, “Türkiye’ye baktığımızda sivil toplum kuruluşlarının belirli alanlarda yoğunlaştığını görüyoruz. Bu kültür eskidende vardı. Cami yaptırma, yaşatma dernekleri yada okul aile birlikleri. Artık oradan çıkmak zorundayız. Uyuşturucu konusunda boşluk var. Sosyal yardımlaşma konusunda boşluk var. Çorum’da AB ile ilgili bir dernek yok. Türkiye genelinde böyle ama Çorum’da daha fazla” değerlendirmesinde bulundu.
DEVLETLERİN ROLÜ DEĞİŞTİ
Dünyanın büyük bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ve devletlerin rolünün değiştiğini aktaran Özkan, gençlerin bu değişimi yönetme kapasitesine dair eleştirel bir yaklaşım sergiledi.
Vali Yardımcısı Özkan sözlerini şöyle tamamladı:
“Hızlı değişen dönüşen dünyada devletlerinde bir anlamı kalmadı. Küresel dünyadan bahsetmeye başladık. Küresel dünyanın şartları çok değişti. Devletlerin rolleri değişti. Devletlerin toplumsal değerleri oluşturma dönemi zayıfladı. Bu bireylere kaldı. Bu değişim dönüşüm çağında bireylerin liderlik yapma görevi var. Liderlik yapabilmek için her alanda kendinizi çok iyi geliştirmeniz lazım. Sivil toplum örgütlerini bulunduğumuz ortamda toplumda birlikte çalışma kültürünü oluşturuyor. Bilgi bilinç farkındalık düzeyimizi geliştiriyor. Toplumdaki sorumluluk rolümüzü değiştiriyor. Çağımızın gençleri bu olgulardan çok uzak. Şimdiki gençlik profili çağı yönetmeye yetmiyor”