Çorum Haberleri

Çorum tarihçesi: Çorum'un tarihi nereye dayanıyor, hangi medeniyetlere ev sahipliği yaptı? Çorum’un geçmişi nereye kadar uzanıyor?

Orta Anadolu’nun kadim şehirlerinden biri olan Çorum, tarih öncesi çağlardan bugüne uzanan binlerce yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. Arkeolojik bulgular, kentin yerleşim tarihinin Yontma Taş Devri’ne kadar indiğini, ancak kalıcı yerleşimlerin Kalkolitik Çağ’da başladığını gösteriyor. Peki, Çorum tarihçesi nedir? Çorum’un geçmişi hangi medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır?

Abone Ol

Anadolu'nun en önemli medeniyetlerinden biri olan Hitit İmparatorluğu'na başkentlik yapan Çorum, binlerce yıllık zengin tarihiyle dikkat çekiyor. 7000 yıllık geçmişiyle birçok kültüre ev sahipliği yapan şehir, adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyor. Peki, Çorum'un ilk yerleşimleri ne zaman başladı? Hattuşa ne zaman Hitit başkenti oldu? Çorum, Roma ve Selçuklu dönemlerinde nasıl bir rol oynadı?

Çorum, Anadolu'nun kalbinde, tarih öncesi çağlardan günümüze kesintisiz bir yerleşim ve medeniyet merkezi olmuştur. Özellikle Eski Tunç Çağı'nda Hattiler ve sonrasında gelen Hititler ile tarih sahnesinin en önemli aktörlerinden birine dönüşmüştür. Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa'yı sınırları içinde barındırması, Çorum'u dünya tarihi açısından eşsiz bir konuma yerleştirir. Şehir, Hititlerin ardından Friglerden Romalılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar sayısız devletin hakimiyetinde kalarak zengin bir kültürel miras biriktirmiştir.

KALKOLİTİK ÇAĞ VE HATTİLER DÖNEMİ

Çorum ve çevresindeki insanlık tarihi, Yontma Taş ve Cilalı Taş devirlerine ait bulunan aletlerle tarih öncesi çağlara kadar uzansa da, bölgedeki ilk organize yerleşimlerin Kalkolitik Çağ'da (M.Ö. 6000–3000) başladığı görülmektedir. Boğazköy'deki Büyükkaya mevkii, M.Ö. 6. binyıla tarihlenen yerleşimiyle bu dönemin en eski kanıtlarını sunar. Bu çağda Alacahöyük, Büyük Gülücek ve Kuşsaray gibi yerleşimler, tarım ve hayvancılıkla geçinen küçük köyler olarak varlık göstermiştir. Eski Tunç Çağı'na (M.Ö. 3000–2000) gelindiğinde ise bölgede Anadolu'nun otokton halkı olan Hattiler yaşamaktaydı. Bu dönem, Alacahöyük'te ortaya çıkarılan ve yerel yöneticilere ait olduğu düşünülen altın, gümüş ve tunç eserlerle dolu prens mezarlarıyla Çorum'un erken dönemdeki zenginliğini ve önemini gözler önüne serer.

ÇORUM’DA İLK YERLEŞİMLER

Çorum ve çevresinde tarih öncesi dönemlere ait çok sayıda arkeolojik bulguya rastlanmıştır. Yontma Taş (Paleolitik) ve Cilalı Taş (Neolitik) Çağ’a ait taş aletler, bölgedeki insan varlığını gösteren ilk izlerdir. Ancak gerçek anlamda yerleşimlerin Kalkolitik Çağ (M.Ö 6000–3000) döneminde başladığı kabul edilir.

Bu döneme ait yerleşimlerin en önemlisi Boğazköy Büyükkaya kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Aynı çağda Alacahöyük, Kuşsaray, Yarıkkaya ve Büyük Gülücek gibi köy tipi yerleşimlerde, ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı küçük toplulukların yaşadığı belirlenmiştir.

HATTİLER VE ESKİ TUNÇ ÇAĞI

Eski Tunç Çağı (M.Ö 3000–1900) döneminde bölgede Hattiler yaşamıştır. Bu dönemde Çorum, Anadolu’nun önemli kültür merkezlerinden biri haline gelmiştir. Alacahöyük’teki kazılarda bulunan altın, gümüş ve tunç eserler, dönemin zenginliğini ortaya koymaktadır. Bu mezarlar, yerel yöneticiler ve ailelerine ait olduğu düşünülen anıtsal gömütlerdir.

Bu buluntular, bölgenin sadece tarıma değil, aynı zamanda zanaat ve metal işlemeciliğine dayalı gelişmiş bir uygarlığa sahip olduğunu göstermektedir.

HİTİTLER DÖNEMİ

Hititler, Çorum tarihinin en önemli medeniyetlerinden biridir. Boğazköy (Hattuşa), M.Ö 17. yüzyıl civarında Hitit Krallığı’nın başkenti olmuştur. Hitit “Büyük Kralları”, imparatorluklarını Batı Anadolu kıyılarından Suriye içlerine kadar genişletmiştir.

Bu dönemde Alacahöyük, Ferzant ve Yörüklü gibi merkezlerde yerleşimler devam etmiştir. Hititler, Hattuşa’yı hem idari hem de dini başkent olarak kullanmıştır. M.Ö 1200 civarında yaşanan taht kavgaları, iklimsel değişiklikler ve ticaret yollarının kaybı Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüne yol açmıştır.

HİTİT İMPARATORLUĞU'NUN BAŞKENTİ: HATTUŞA

Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda (M.Ö. 1900–1700) Hattuş adıyla bilinen ve Asurlu tüccarların bir merkez kurduğu Boğazköy, Hititlerin Anadolu'ya gelişiyle tarihinin en parlak dönemine girmiştir. Yerli Hatti beyleri ile Hitit grupları arasındaki güç mücadelesinin ardından, M.Ö. 1650'li yıllarda Hattuşa, yeni kurulan Hitit devletinin başkenti ilan edildi. Hitit İmparatorluğu, Suriye'den Batı Anadolu'ya kadar uzanan geniş toprakları yüzlerce yıl boyunca idari ve dini merkezleri olan Hattuşa'dan yönetti. Ancak M.Ö. 13. yüzyılın sonlarına doğru yaşanan taht kavgaları, ticaret yollarının kaybı ve kıtlık gibi nedenlerle zayıflayan imparatorluk, M.Ö. 1200 civarında tamamen çöktü.

ERKEN DEMİR VE FRİG ÇAĞI

Erken Demir Çağı (M.Ö 1200–900), Anadolu’nun genelinde olduğu gibi Çorum’da da “karanlık dönem” olarak bilinir. Ancak Boğazköy, Alacahöyük ve Eskiyapar kazıları bu dönemde de yerleşimlerin sürdüğünü göstermektedir.

Sonraki Frig Çağı (M.Ö 900–500) döneminde bölgedeki şehirleşme yeniden artmıştır. Boğazköy, Pazarlı ve Alacahöyük gibi merkezler Frig etkisinde kalmış, özellikle savunma yapıları ve seramik üretimi bu dönemde gelişmiştir.

ASUR, MED VE PERS DÖNEMLERİ

M.Ö 612 yılında Asur Devleti’nin yıkılmasıyla bölge Medlerin kontrolüne geçmiştir. Kızılırmak havzasında yapılan savaşlar sonucunda Medler ile Lidyalılar arasında sınır belirlenmiş, bu olay tarihe M.Ö 585 Güneş Tutulması Savaşı olarak geçmiştir. Ardından bölge Perslerin egemenliğine girmiştir.

Pers hâkimiyeti döneminde Çorum, Anadolu’nun doğu-batı ticaret yolları üzerindeki konumuyla stratejik önemini korumuştur.

HELENİSTİK VE ROMA DÖNEMİ

Makedonya Kralı Büyük İskender’in M.Ö 332’de Anadolu’yu almasıyla bölge Helenistik döneme girmiştir. İskender’in ölümünden sonra bölge, önce Selefkoslar, ardından Galatların kontrolüne geçmiştir.

Galatlar, Anadolu’da dört bölge kurmuş, Çorum da Paflagonya sınırları içinde yer almıştır. Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’ya egemen olmasıyla birlikte, bölge Roma Kapadokya Eyaleti’ne bağlanmıştır. Bu dönemde kentleşme hızlanmış, yollar ve ticaret ağı güçlenmiştir.

BİZANS VE TÜRK HÂKİMİYETİ

Roma’nın bölünmesinden sonra Çorum, Bizans İmparatorluğu sınırlarında kalmıştır. Bu dönemde bölgedeki yerleşimlerin sürdüğü, özellikle Hristiyanlık dönemine ait kalıntılarla belgelenmiştir.

ve 8. yüzyıllarda Emeviler ve Abbasiler bölgeye akınlar düzenlemiş, ancak Bizans hâkimiyeti tam olarak sona ermemiştir. Selçuklular döneminde ise bölge tamamen Türklerin kontrolüne geçmiştir.

SELÇUKLU VE BEYLİKLER DÖNEMİ

1075 yılında Melik Ahmet Gazi, o dönemki adıyla Nikonya (Çorum) kentini Bizans’tan almıştır. Kenti yönetmek üzere Alayuntlu Oğuz boyundan İlyas Bey vali olarak atanmıştır. Aynı boydan Osman Bey de Osmancık bölgesini fethetmiştir.

Danişmend Beyliği döneminde Çorum, Sivas’a bağlı bir sancak haline gelmiş, 1243’teki Kösedağ Savaşı sonrası Moğol ve İlhanlı hâkimiyeti altına girmiştir.

OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMİ

Osmanlı döneminde Çorum, Amasya Sancağı’na bağlı bir kaza olarak yönetilmiştir. Ankara Savaşı’nın ardından Osmanlı birliğini yeniden sağlayan Çelebi Mehmet, oğlu II. Murat’ı Amasya’ya vali olarak göndermiş, Çorum da bu yönetime dahil edilmiştir.

Cumhuriyet döneminde ise Çorum, 20 Nisan 1924 tarihinde il statüsü kazanmıştır. Yaklaşık 12.820 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip il toprakları, binlerce yıllık geçmişinde çok sayıda uygarlığın izlerini taşımaktadır.

Çorum’un coğrafi konumu, yollar üzerindeki merkezi yapısı ve Anadolu’nun geçiş güzergâhındaki stratejik önemi, kenti her dönemde öne çıkan bir kültür merkezi haline getirmiştir.