Yüksek Seçim Kurulu (YSK), siyasi parti kongrelerinde ilçe seçim hâkimlerinin yetki sınırını netleştiren kritik bir karar verdi. Sarıyer, Tuzla, Bakırköy, Başakşehir ve Ataşehir’de kongre sürecini durduran ilçe seçim kurulu kararları “tam kanunsuzluk” gerekçesiyle iptal edildi.
YSK, ilçe seçim hâkimlerinin yetkisinin esas olarak seçim günü ve seçim sonrası işlemlerle sınırlı olduğuna vurgu yaptı. Delege listelerinin ilanı ve itirazı, seçim günü gözetimi, tutanakların düzenlenmesi ve seçim sonuçlarına yapılacak itirazların kesin olarak karara bağlanması bu yetki kapsamında yer alıyor. Ancak kongreyi tümden askıya alma veya durdurma kararlarının bu çerçeveye girmediği belirtildi.
Mahkeme Tedbiri Hakkında “Görev Gaspı” İddiası Reddedildi
CHP, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği tedbir kararının “görev gaspı” niteliğinde olduğunu savunarak YSK’dan icra edilemezlik tespiti talep etmişti. YSK ise bu talebi reddetti.
Kararda, seçim öncesi işlemler ve kongrelerin seçim dışı gündemleri bakımından adli yargının yetkili olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği tedbir kararının Anayasa’nın 138. maddesi kapsamında yetki gaspı sayılamayacağı vurgulandı.
YSK İçtihadına Gönderme
YSK, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesine ve 2006/277 sayılı önceki kararına atıf yaparak, ilçe seçim kurullarının yalnızca seçim işlemleriyle sınırlı bir “gözetim” görevi bulunduğunu hatırlattı. Bu çerçevede kongrelerin tümden iptali veya ertelenmesi gibi işlemlerin yetki sınırının dışında olduğu tekrarlandı.
Siyasi ve Hukuki Yansımalar
Karar, parti içi kongre süreçlerinde yargı yetkilerinin sınırlarını yeniden gündeme taşıdı. YSK’nın bu içtihadı, bundan sonraki siyasi parti kongrelerinde ilçe seçim kurullarının müdahale alanını daraltırken, adli yargının yetkisini ise netleştirmiş oldu.
Siyasi gözlemciler, kararın özellikle İstanbul’daki kongre takvimi açısından önemli olduğunu, diğer illerdeki parti kongrelerinde de benzer durumlar için emsal teşkil edebileceğini değerlendiriyor.