1994 yılından bu yana kenti yöneten siyasi anlayışın Çorum’u geriye götürdüğünü savunan Yılmaz, su yönetiminden sanayiye, nüfus kaybından kentsel dönüşüme kadar geniş bir yelpazede uyarılarda bulundu.
"KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARIYORUZ"
Kentin su sorununu çözmek adına atılan adımların plansızlığına dikkat çeken Yılmaz, yeraltı sularının bilinçsizce kullanımıyla tarımın yok edildiğini öne sürdü. "30 yıllık su ihtiyacı karşılandı" denilen Koçhisar Barajı'nın iki yılda tükendiğini hatırlatan Yılmaz, "Barajı besleyen derelere bile kuyu vuruluyor, kimse müdahale etmiyor. Yarın susuzluktan ne domates yetiştirebileceğiz ne de fasulye. Bir sorunu çözerken üretimi öldürmeyelim" ifadelerini kullandı.
Tuncay Yılmaz, “Leblebiden un, undan barut, baruttan roket yapan bir iliz. Ancak sanayi koridorunda Çorum yok. İkinci OSB’de ne kadar geç kaldığımızı bugün daha net görüyoruz” dedi,Yılmaz, “Sungurlu, doğru ve akıllı yatırımın en güzel örneği. Bu örnekten ders almalıyız” ifadelerine yer verdi.
"TEMSİL GÜCÜMÜZ ZAYIFLADI"
Çorum’un Ankara’daki lobisinin ve temsil gücünün zayıfladığını vurgulayan Yılmaz, istatistiklerle konuştu. 2002 öncesi 600 bin olan nüfusun 500 binlere gerilediğini, milletvekili sayısının ise 6’dan 4’e düştüğünü belirten Yılmaz, "Mezun öğrencimiz azalıyor, emekli sayımız çalışanımızı geçiyor. Mutlu ve huzurlu kentler listesinde yokuz ama borçlular liginde şampiyonluğa oynuyoruz" dedi.
Yılmaz ayrıca kentsel dönüşüm konusunda belediyenin sınıfta kaldığını, yapılan işlemlerin sadece "sokak sağlıklaştırması"ndan ibaret olduğunu savundu.