Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında CHP’ye yönelik siyasi tartışmalardan Orta Vadeli Program’a, enflasyondan özelleştirmelere, kişi başına gelir hesabından belediyelerde yaşanan gelişmelere kadar çok sayıda başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Öztrak, hükümetin ekonomi politikalarının büyüme, istihdam ve fiyat istikrarı açısından vatandaşın refahını artırmadığını savunurken, CHP’nin hukuk, üretim, hakça bölüşüm ve sürdürülebilir kalkınmadan oluşan dört ayaklı bir programla Türkiye’yi yönetmeye hazır olduğunu söyledi.
Öztrak, konuşmasının ilk bölümünde CHP’nin 103 yıllık siyasi geleneğine vurgu yaparken, son bölümde gazetecilerin Mansur Yavaş, belediye başkanlarının parti değiştirmesi ve bazı milletvekillerinin CHP’ye dönüş ihtimaline ilişkin sorularını yanıtladı. Basın toplantısının ağırlıklı gündemini ise hükümetin açıkladığı yeni Orta Vadeli Program ve ekonomi politikalarına yönelik eleştiriler oluşturdu.
CHP’nin kapatılması tartışmalarına tepki gösterdi
Öztrak, konuşmasına CHP’ye yönelik son dönemdeki siyasi tartışmaları değerlendirerek başladı. Mustafa Balbay’ın CHP’nin kapatılmasına ilişkin sözlerini eleştiren Öztrak, partinin geçmişte de siyasi ve askeri müdahalelerle karşı karşıya kaldığını ancak varlığını sürdürdüğünü söyledi.
CHP’nin yalnızca bir parti tabelasından ibaret olmadığını savunan Öztrak, partinin köklerinin Kurtuluş Savaşı’na, Müdafaa-i Hukuk ve Kuvayımilliye hareketine dayandığını belirtti. CHP’nin geleceğine vesayet odaklarının, darbelerin veya siyasi hesapların değil milletin karar vereceğini ifade etti.
9 Eylül ve CHP’nin 103’üncü yılına vurgu yaptı
Öztrak, 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu ile CHP’nin kuruluş yıl dönümünü birlikte hatırlattı. Milli Mücadele kadrolarının bağımsızlığın ardından cumhuriyet, ekonomik kalkınma ve siyasi kurumlaşmayı hedeflediğini söyledi.
CHP’nin köklerinin Sivas Kongresi’ne kadar uzandığını belirten Öztrak, partinin Cumhuriyet’in kuruluşu, kadınların eşit yurttaşlık hakları, çağdaş eğitim, sanayileşme, çok partili hayata geçiş ve sosyal demokrat siyasetin gelişimi gibi süreçlerde rol üstlendiğini anlattı. Atatürk’ün CHP ve Türkiye Cumhuriyeti’ni iki büyük eseri olarak gördüğünü hatırlattı.
OVP için 24 yılda 22 program eleştirisi
Ekonomi değerlendirmelerine geçen Öztrak, AK Parti’nin 24 yıllık iktidarında 22 Orta Vadeli Program yayımlandığını söyledi. İlk OVP’nin 31 Mayıs 2005 tarihinde yayımlandığını hatırlatan Öztrak, bu programların ekonomik aktörlere öngörü sağlaması gerekirken hedeflerin sürekli değiştirildiğini savundu.
CHP’nin önceki 21 OVP’yi incelediğini belirten Öztrak, hükümetlerin enflasyon hedefini 19 kez tutturamadığını ileri sürdü. Hedeflerin yalnızca 2009 ve 2019 yıllarında gerçekleştiğini, bu yıllarda da ekonominin ciddi biçimde yavaşladığını veya daraldığını ifade etti.
2026 enflasyon, büyüme ve istihdam hedeflerini karşılaştırdı
Öztrak, 2026 için başlangıçta yüzde 16 olarak öngörülen enflasyonun yeni tahminlerde yüzde 28,4’e çıkarıldığını belirtti. Bu değişikliğin hedefe göre yüzde 77,5’lik sapmaya karşılık geldiğini savundu.
Aynı dönemde büyüme tahmininin yüzde 3,8’den yüzde 3,3’e indirildiğini söyleyen Öztrak, istihdam hedefinin de 33 milyon 336 bin kişiden 32 milyon 579 bine düşürüldüğünü ifade etti. İki istihdam rakamı arasındaki 757 bin kişilik farka dikkat çekerek vatandaşların hem büyümeden hem istihdamdan hem de yüksek enflasyondan kaybettiğini savundu.
Savaş gerekçesine enflasyon rakamlarıyla karşı çıktı
Öztrak, hükümetin yüksek enflasyonu savaşlar ve jeopolitik gelişmelerle açıklamasını da eleştirdi. Rusya ve Ukrayna’daki enflasyon oranları ile Türkiye’deki oranı karşılaştırarak Türkiye’deki fiyat artışlarının yalnızca dış gelişmelerle açıklanamayacağını söyledi.
Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Lübnan’daki enflasyon oranlarını da sıralayan Öztrak, savaş bölgesindeki ülkelerin büyük bölümünde enflasyonun Türkiye’den düşük olduğunu söyledi. “Mesele sadece dışarıdan gelen şoklar değil, Türkiye’nin nasıl yönetildiğidir” görüşünü dile getirdi.
Faiz giderlerinin yatırımların iki katını aşacağını söyledi
Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte kullandığı “faiz sebep, enflasyon netice” yaklaşımını hatırlatarak bütçedeki faiz yükünü eleştirdi. Türkiye’nin yeni yatırım, altyapı, fabrika ve üretim kapasitesine ihtiyacı olduğunu söyledi.
2027 yılında bütçedeki faiz giderlerinin yatırımlara ayrılacak kaynağın iki katından fazla olacağını öne süren Öztrak, durumu “üretime 1, faize 2; yatırıma 1, faize 2” sözleriyle eleştirdi.
10,2 milyar dolarlık özelleştirme hedefini gündeme getirdi
Öztrak, 2026-2029 döneminde toplam 10,2 milyar dolarlık özelleştirme geliri öngörüldüğünü belirterek hükümeti kamu varlıklarını satarak kaynak yaratmakla suçladı. Türkiye’de 1985’ten 2002’ye kadar yaklaşık 8 milyar dolarlık özelleştirme yapıldığını, AK Parti iktidarlarında ise yaklaşık 66 milyar dolarlık kamu varlığının özelleştirildiğini söyledi.
Köprüler ve otoyolların işletme haklarının 30 yıllığına devredilmesine yönelik hazırlıkları da eleştiren Öztrak, gelir getiren kamu varlıklarının seçim öncesinde kaynak oluşturmak amacıyla özel sektöre devredilmek istendiğini savundu.
2027 harcamalarında seçim ekonomisi gördüğünü söyledi
Öztrak, OVP’de 2027 yılı için faiz dışı harcamaların yüzde 38,4, cari transferlerin yüzde 45, mal ve hizmet alımlarının yüzde 44, sermaye transferlerinin ise yüzde 130 artırılmasının öngörüldüğünü söyledi. Aynı yıl için enflasyon hedefinin yüzde 21 olduğuna dikkat çekti.
Harcama artışlarının enflasyon hedefinin üzerinde olmasını seçim ekonomisinin işareti olarak değerlendiren Öztrak, seçimlerden sonra 2028 ve 2029 yıllarında yeniden sıkılaştırıcı politikalara dönülebileceğini savundu.
Kişi başına 20 bin dolar gelir hesabını eleştirdi
OVP’de dolar bazında kişi başına gelirin 20 bin dolara yaklaşmasının öngörülmesini de değerlendiren Öztrak, Türk lirasının reel olarak değerli tutulmasının dolar bazındaki milli gelir hesaplarını yükselttiğini ileri sürdü. Bu artışın vatandaşın günlük yaşamındaki refah artışıyla aynı anlama gelmediğini söyledi.
Değerli Türk lirasının yurt dışına seyahat edenler ve ithalat yapanlar açısından avantaj sağladığını belirten Öztrak, bunun emekli, işçi ve dar gelirlinin sofrasına aynı ölçüde yansımadığını savundu. Okul masraflarını karşılamakta, kira ödemekte ve pazar alışverişi yapmakta zorlanan vatandaşlara dikkat çekti.
Ekonomide güven ve hukuk vurgusu yaptı
Bir ekonomi programının başarılı olabilmesinin ilk şartının güven olduğunu söyleyen Öztrak, hukukun üstünlüğü ve siyasi istikrarın ekonomik kararlar için belirleyici olduğunu ifade etti. “Ekonominin kuralla değil kralla yönetildiği yerde güven olmaz” sözlerini kullandı.
Üsküdar Belediyesi’ndeki başkan vekili seçiminin iptal edilmesini ve bazı meclis üyelerinin gözaltına alınmasını eleştiren Öztrak, Foça’da yaşanan gelişmeleri de aynı çerçevede değerlendirdi. Belediyelerin yargı veya siyasi baskıyla el değiştirmesinin milli iradeye zarar verdiğini savundu.
Asgari ücret ve emekli aylıklarına tepki gösterdi
Öztrak, çalışanların ve emeklilerin gelir seviyelerine de değindi. Konuşmasında açlık sınırının yaklaşık 37 bin lira seviyesinde olduğunu ileri sürerek 28 bin liralık asgari ücret ve 20 bin liralık emekli aylığının geçim şartları karşısında yetersiz kaldığını savundu.
Hukuk, adalet ve düşünce özgürlüğünün bulunmadığı bir ortamda ekonomik güvenin de oluşamayacağını belirten Öztrak, güven eksikliğinin yatırımları, istihdamı ve refahı olumsuz etkilediğini söyledi.
CHP’nin dört ayaklı yol haritasını açıkladı
Öztrak, CHP’nin Türkiye için hazırladığı ekonomik ve siyasi yol haritasını dört başlık altında anlattı. İlk başlığın hukuk olduğunu belirten Öztrak, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesini, devlet kurumlarının kurallarla ve liyakatle yönetilmesini hedeflediklerini söyledi.
İkinci başlıkta üretimi öne çıkaran Öztrak, rant yerine yatırımı, ithalat yerine yerli üretimi, ucuz emek yerine verimliliği, beton yerine teknolojiyi önceleyeceklerini ifade etti. Tarım, sanayi ve enerjide Türkiye’nin üretim kapasitesini yükseltmeyi hedeflediklerini belirtti.
Üçüncü başlığı “hakça bölüşüm” olarak açıklayan Öztrak, emeğin milli gelirden aldığı payın artırılmasını ve sosyal devletin güçlendirilmesini vaat etti. Dördüncü başlıkta ise doğal kaynakları tüketmeden ve gelecek nesillerin haklarını gözeterek sürdürülebilir kalkınma modeli uygulanacağını söyledi.
Mansur Yavaş konusunda hayal kırıklığı açıklaması
Basın toplantısının soru-cevap bölümünde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü nedeniyle gerçekleştirilen Anıtkabir ziyaretine katılmaması gündeme geldi. Öztrak, Yavaş’ın törende bulunmamasının kendisi açısından “büyük bir hayal kırıklığı” olduğunu söyledi.
CHP’nin tehditle veya korkuyla yönlendirilecek bir parti olmadığını ifade eden Öztrak, Yavaş’ın yaptığı açıklamanın değerlendirmesini kamuoyuna bıraktığını belirtti. Yavaş’ın başka bir partiye geçeceğine ilişkin herhangi bir duyumunun olmadığını da söyledi.
Belediye başkanlarının transferlerini eleştirdi
Öztrak, belediye başkanlarının farklı partilere geçişlerine ilişkin soruya yanıt verirken 2023 sonrasında CHP’de yaşanan yönetim değişikliklerine ve mahkeme süreçlerine değindi. Parti yönetiminin yargı kararlarıyla tartışmalı hale geldiğini, belediye başkanlarının bir bölümünün tutuklandığını veya başka partilere geçtiğini söyledi.
Vatandaşların belediyeleri seçimle CHP’ye verdiğini belirten Öztrak, iktidarın yargı gücünü kullanarak bu belediyeleri kendi partisine geçirmeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu savundu. Bunun milli iradeye saygı konusunda sorun oluşturduğunu ifade etti.
CHP’ye dönmek isteyenlere kapıyı açık bıraktı
Gazetecilerin Yeni Parti’de bulunan bazı milletvekillerinin yeniden CHP’ye dönebileceğine ilişkin sorusu üzerine Öztrak, CHP’nin “dimdik ayakta” olduğunu söyledi. Partinin ilkelerini benimseyen ve CHP ile birlikte çalışmak isteyenlere kapılarının açık olduğunu ifade etti.
Ancak belirli milletvekilleriyle yapılmış görüşmelere veya kesinleşmiş geçişlere ilişkin isim ya da sayı vermedi. Açıklaması, CHP’nin kendisiyle çalışmak isteyen siyasetçilere genel olarak açık olduğu mesajıyla sınırlı kaldı.
Yavaş için parti değişikliği duyumu olmadığını söyledi
Mansur Yavaş’ın siyasi geleceğiyle ilgili sorulara da yanıt veren Öztrak, Yavaş adına karar veya açıklama yapamayacağını belirtti. Yavaş’ın başka bir partiye geçeceğine ilişkin kendi elinde herhangi bir bilgi bulunmadığını söyledi.
Öztrak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın halen CHP’li olduğunu vurgulayarak parti yönetimiyle Yavaş arasında yeni görüşmeler yapılmasının önünde engel bulunmadığını söyledi. “Siyasette kırgınlık, küskünlük olmaz” diyen Öztrak, Yavaş’a ilişkin bazı soruların doğrudan kendisine yöneltilmesi gerektiğini ifade ederek basın toplantısını tamamladı.